Ana içeriğe geç
Sözlük
/
trouble

trouble

/ˈtɹʌb(ə)l/2 hece
noun
A1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"trouble" kelimesinin Türkçesi: efor, gayret, karıştırmak, üzülmek, zahmet. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelefornoun
Genelgayretnoun
Genelkarıştırmak
Genelüzülmek
Genelzahmet
Genelsıkıntı
Genelüzgü
Genelüzüntü
Genelıstırap
Geneldert
Genelkeder
Genelbelâ
Genelmesele
Genelrahatsızlık
Genelproblem
Genelsorun
Genelsorun
Genelproblem
Genelhazlmsızlık. get into trouble belaya çatmak
Genelbaşı belaya girmek. in trouble başı belada
Genel(k. dili) evlenmeden gebe kalmış. take trouble zahmete katlanmak
Genelzahmet etmek: dikkat etmek. Trouble in the neighboring country closed the border. Komşu memlekette çıkan karışıklık sınırın kapanmasına sebep oldu. trouble spot sıkıntı veren yer
Genelsık sık arızalanan kısım. What' the trouble? Ne var? Derdin ne? Mesele nedir?
Genelrahatsız etmek
Geneltedirgin etmek
Genelzahmet vermek
Genelcanını sıkmak
Genelsıkıntılı şey
Genelaltüst etmek
Genelbulandırmak: sıkmak: başını ağrıtmak
Geneleziyet vermek
Genelzahmet etmek
Geneldikkat etmek
Genelüstünde durmak
Genelte1aş1anmak. Don't trouble yourself. Zahmete girmeyin. feel (veya) be troubled üzülmek
Genelhastalık. (ask.) for trouble. bela aramak
Genelbela satın almak. digestive troubles sindirim bozukluğu

Görsel

Yolda Bulunan Deforme Sarı Meyve: Doğadaki İlginç Bir ŞekilKorku Temalı Deforme Yaratık Portresi ve Karanlık Fantastik Dijital Sanat

Tanım

an unwanted pregnancy
cause bodily suffering to and make sick or indisposed

Diğer Dillerde

Farsçaزحمت
Azericebəla, zəhmət
Korece곤란, 문제
Rumencenecaz
Vietnamcarắc rối
Letoncatraucēt
Galcetrafferth
İrlandacacráigh, trioblóid

Etimoloji

Verb is from Middle English troublen, trouble, borrowed from Old French troubler, trobler, trubler, metathetic variants of tourbler, torbler, turbler, from Vulgar Latin *turbulō, from Latin turbula (“disorderly group, a little crowd or people”), diminutive of turba (“stir; crowd”). The noun is from Middle English trouble, troble, from Old French troble, from the verb.

Örnek Cümleler

Başı belada.
He is in trouble.
Başım belada.
I am in trouble.
Belaya karıştım.
I was involved in the trouble.
Sorun çıkarmayın.
Don't make trouble.
Onun başı belada.
He is in great trouble.
Bu hiç sorun değil.
It's no trouble at all.
Tom darlık çekiyor.
Tom is having trouble making ends meet.
Onun sorunları var.
He is in trouble.
Böbrek sorunum var.
I have kidney trouble.
O belaya karışmıştı.
He was involved in the trouble.
Başın belaya girecek.
You'll get into trouble.
Sen bir baş belasısın.
You are a troublemaker.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod