Ana içeriğe geç
Platform Menüsü
Keşfet
Haberler
Pazar
Yaşam
Rehber
Sözlük
/
afflict
Türkçe → İngilizce
İngilizce → Türkçe
Ara
Çeviri
Tanım
Aile
Diğer Diller
Eş/Zıt
Örnek
afflict
🔊
▾
☆
/əˈflɪkt/
2 hece
EN → TR
↔ ters çevir
"afflict" kelimesinin Türkçesi: keder, elem, üzmek, müptela etmek, belaya düşürmek. affliction dert. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genel
keder
🔊
Genel
elem
🔊
Genel
üzmek
🔊
Genel
müptela etmek
Genel
belaya düşürmek. affliction dert
Genel
keder vermek
Genel
belâ afflictive keder veya elem verici.
Genel
mahzun etmek
Genel
müteessir etmek
Tanım
•
cause physical pain or suffering in
Diğer Dillerde
Almanca
🔊
bekümmern
İspanyolca
🔊
acorar
, afligir
İtalyanca
🔊
affliggere
Rusça
🔊
мучать
, причиня́ть боль
Farsça
🔊
آزردن
, دامنگیر کردن
, دچار کردن
Felemenkçe
🔊
bedroeven
, kwellen
, teisteren
, treffen
Ukraynaca
🔊
дошкуляти
, причиняти
Fince
🔊
koetella
, vaivata
Çekçe
🔊
postihnout
, postihovat
, trápit
İbranice
🔊
אמלל
, הכאיב
, ייסר
Latince
🔊
afflīgō
Bulgarca
🔊
измъчвам
, причинявам болка
Esperanto
🔊
aflikti
, ĉagreni
, malĝojigi
Etimoloji
From Middle English afflicten (attested in past participle afflicte), from Latin afflīctō (“to damage, harass, torment”), from ad- + flīctus, past participle of afflīgō (“strike, beat”), from ad- + flīgō (“strike”) (whence af-).
Kelime Ailesi
afflictee
afflicter
afflictingly
reafflict
unafflicting
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
ache
aggrieve
agonize
anguish
atray
cag
dere
distress
engrieve
excruciate
grame
harass
Örnek Cümleler
Bu, acı bir azabdır.
🔊
That would be a grievous affliction.
🔊
"O delidir" diyorlardı.
🔊
They say: “Surely he is afflicted with madness”;
🔊
İnletici bir azaptır bu.
🔊
That would be a grievous affliction.
🔊
"O, delidir!" diyorlardı.
🔊
They say: “Surely he is afflicted with madness”;
🔊
İşte bu, acı bir azaptır.
🔊
That would be a grievous affliction.
🔊
"O mecnundur" diyorlardı.
🔊
They say: “Surely he is afflicted with madness”;
🔊
Onlara acıklı bir azap var
🔊
And theirs shall be a torment afflictive.
🔊
Bu, gayet acı bir azaptır.
🔊
That would be a grievous affliction.
🔊
Bu, elem verici bir azaptır.
🔊
That would be a grievous affliction.
🔊
O cüzzamlı. Yanına yaklaşma.
🔊
He's afflicted with leprosy. Don't go near him.
🔊
Kötülükleri geri tepecektir.
🔊
They shall be afflicted with misfortune, Allah is wroth with them.
🔊
Bir soran inecek azabı sordu:
🔊
AN INQUIRER ASKED for the affliction that is to come
🔊
İlgili Sorular
Çok kolay bir bilmece: Pençelerim çürümeye yakın bir iğrençliğe bürünmüşken bu sade soruyu yazıyorum. Şu ifadelerde bulunur: Atın önünde araba, ölüm yaşamdan önce, yaşlı gençten önce, dul eşten önce. Aydınlık ve karanlık, iyilik ve kötülük, umut ve umutsuzluk, neşe ve keder. Özgürlükten sonra kaçırma, doğru sonrası yanlış, pişirmeden önce çiğ, ısırmadan sonra hırıltı. Cevap nedir? Benim için çok basit, çözümlerinizi gönderin, cahillere gösterin.
Cenaze evinin işi artıyorsa, bu durum çalışanları ne hissettirir: mutluluk mu yoksa keder mi?
İlişkimin bitmesinden sonra çok kederliyim, bana moral verecek birini bulabilir miyim?
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod