bother
/[ˈbɔðə(ɹ)]/2 hece
verb
A2 seviye
EN → TR
"bother" kelimesinin Türkçesi: uğraşmak, zahmet, üzmek, üzücü., sıkıntı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneluğraşmakverb
Genelzahmet
Genelüzmek
Genelüzücü.
Genelsıkıntı
Genelzahmet etmekverb
Genelsıkıcı bir iş veya durum
Genelüzüntü veren bir şey. It' no bother Bir şey değil Zahmet olmaz. bothersome sıkıcı
Geneltaciz etmek
Genelrahatsız etmek
Genelendişe etmek
Genelmerak etmek.
Genelcanını sıkmak
Genelsıkıntı vermek
Genelrahatsız etmek
Genelcanını sıkmak
Genelrahatsız etmek
Genelcanını sıkmak
Tanım
•make confused or perplexed or puzzled
•something or someone that causes trouble; a source of unhappiness
Diğer Dillerde
Almancabemühen, Mist, Mühe machen, nerven, Schwierigkeiten, stören
İspanyolcaagobiar, alboroto, brear, caramba, cargancia, cargosear
Rusçaбеспоко́ить, беспоко́иться, трево́житься, утруждать себя
Arapçaأزْعَجَ, يَزْعَجْ, يُضَايِقْ
Azericenarahat etmək
Özbekçebezovta qilmoq
Felemenkçemoeite, moeite doen, storen, verdorie
Portekizcechatear, credo!, dar-se ao trabalho, droga!, incômodo, porcaria!
Yunancaενοχλώ
Japonca邪魔
Ukraynacaтурбо́ти, турбува́ти, турбува́тися, хвилюва́тися
Çekçevadit
Macarcaa csudába, a fenébe, alkalmatlankodás, alkalmatlankodik, az ördögbe, baj
İbraniceהטריח את עצמו, הפריע, טרח, טרחה
Dancamas
Norveççebry, forstyrre, gidde, irritere, kluss, plage
Vietnamcaquấy rầy
Bulgarcaбезпокойство, безпокоя, грижи, досаждам, дразня, неприятности
Slovencenadlegováti
Letoncatraucēt
Estoncanuhtlus, tülin, tülitama, tüütama, vaeva nägema, vaevuma
Etimoloji
Borrowed from Scots bauther, bather (“to bother”). Origin unknown. Perhaps related to Scots pother (“to make a stir or commotion, bustle”), also of unknown origin. Compare English pother (“to poke, prod”), variant of potter (“to poke”). More at potter. Perhaps related to Irish bodhaire (“noise”), Irish bodhraim (“to deafen, annoy”).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Zahmet etme.
Don't bother yourself.
Dokunma bana.
Don't bother me.
Canını sıkmak?
Bother?
Odama gidelim.
Mom, don't bother about this. Get up, let's go to my room.
- Don't bother.
- Don't bother.
Rahatýný bozma.
Don't bother.
Canımı sıkmayın.
Don't bother me.
Rahatsız edemem.
I can't bother.
Bother - cypher.
Bother!--cypher.
Rahatsız etmeyin.
Don't bother.
Rahatsýz olmayýn.
Don't bother.
Kim sıkıyor seni?
Who's bothering you?
İlgili Sorular
Teorik dersler bana sıkıcı geliyor, zor problemlerle uğraşmak istiyorum. Ne yapmalıyım?
Öğretmenlikte, sık sık kısaltmalar ve sohbet dili kullanılan makalelerle uğraşmak zorunda kalıyor musunuz?
Matematiksel sorularla uğraşmak ve yeniliklere açık olmak istiyorum; hangi iş bu özelliklere uygundur?
İki haftada oynanacak Auxerre maçının biletlerini nereden temin edebilirim? Fransız bilet satıcılarıyla uğraşmak istemiyorum.
Sahipli bir işletmede, dış danışmanları işe alıp onlara ödeme yaparken vergi sorunlarıyla uğraşmak zorunda mıyım?