Ana içeriğe geç
Sözlük
/
mukavele

mukavele

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"mukavele" kelimesinin İngilizcesi: agreement, contract, contract, convention, covenant. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelagreementnoun
Genelcontractnoun
Genelcontract
Genelconvention
Genelcovenant
Geneldeal
Genelpact
Genelagreement
Genelarrange
Geneltreaty
Geneltreaty

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)mukaveleyi
Çoğul (-ler)mukaveleler

Tanım

isim, hukuk: sözleşme

Diğer Dillerde

to deal with, cover (a topic) · to strike a deal to buy
çekim: geçmiş handelte ab · ortaç abgehandelt · şimdiki handelt ab · ulaç abhandelnd
eş: abkungeln, verhandeln, behandeln, darlegen, darstellen, erläutern
köken: ab- + handeln
aile: Abhandlung
Ich habe ihm seine Briefmarken abgehandelt.
chord · agreement · permission, consent
çekim: çoğul accords
köken: Etymology tree Vulgar Latin *accordāre Old French acorder Middle French accorder French accorderdeverb. French accord Deverbal from accorder. Compare with Catalan acord.
aile: accord parfait, accorder, d'accord, d'un commun accord, désaccord
Il est entré sur le circuit professionnel en 2002.2002 yılında profesyonelliğe geçiş mukavelesi imzaladı.
agreement · compromise
çekim: çoğul acuerdos
eş: memoria, recuerdo
köken: Deverbal from acordar.
aile: acuerdo de honor, acuerdo de paz, acuerdo marco, de acuerdo, de acuerdo con, estar en su acuerdo, estar fuera de su acuerdo, libro de acuerdos, principio de acuerdo
Recién en el 2014 se aprueba en consecuencia con la formulación del expediente técnico.Burada 2006 yılında profesyonelliğe geçiş mukavelesi imzalayarak as takıma alındı.
Llegaron a un acuerdo.
to assign, allocate or allot · to award · to sign over
çekim: geçmiş assegnàto · ortaç assegnàto · şimdiki asségna · ulaç assegnànte
eş: affidare, aggiudicare, ascrivere, attribuire, concedere, conferire
köken: Borrowed from Latin assignāre and adapted to native segnare.
Nel 2009 viene pubblicato dalla Biblioteca dell'Immagine il libro Viaggio Dentro il Ghiaccio.2009 yılında profesyonelliğe geçiş mukavelesi imzalayarak buradaki as takıma alındı.
К 2009 году он признался своей семье и друзьям, что стал атеистом.2009 yılında Orduspor'la profesyonelliğe geçiş mukavelesi imzalayarak buranının altyapısına transfer oldu.
قرر بويغيس اعتزال مهنة التدريب في سنة 2006 .Bucaspor'a 2006 yılında profesyonelliğe geçiş mukavelesi imzalayarak as takıma alındı.
agreement · contract
çekim: çoğul müqavilələr · tamlayan müqavilənin
köken: From Arabic مُقَاوَلَة (muqāwala).
müqavilə bağlamaq
müqaviləni pozmaq
müqaviləni ləğv etmək
consent, agreement
çekim: çoğul келісімдер · tamlayan келісімнің
Özbekçebitim, shartnoma
Tatarcaшартнамә
to handle, to treat · to treat (medically) · to deal with, address or discuss as a subject
çekim: geçmiş behandelden · ortaç behandeld · şimdiki behandelt · ulaç behandelend
köken: From be- + handelen.
aile: behandelaar, behandeling, behandelwijze, nabehandelen, voorbehandelen
In 2005 werd het schip onderzocht tezamen met leden van het Time Team.2005 yılında profesyonelliğe geçiş mukavelesi imzalayarak as takımı kadrosuna dahil edildi.
Portekizceacordo, contrair, contrair-se, dar, dividir, lidar (eril) /aˈkoʁ.du/
agreement, deal (an understanding to follow a course of conduct) · agreement, accord (agreement or concurrence of opinion) · treaty (a binding agreement under international law)
çekim: çoğul acordos
köken: Deverbal from acordar.
Em 2008, se integrou ao elenco de Juro que te amo.2008 yılında profesyonelliğe geçiş mukavelesi imzalayarak buradaki as takıma alındı.
Yunancaμοιράζω, συμβόλαιο /miˈɾa.zo/
to divide, cut up · to divide, share out
çekim: geçmiş μοίρασα · ortaç έχοντας μοιράσει · şimdiki μοιράζει · ulaç μοιράζοντας
köken: Inherited from Byzantine Greek μοιράζω (moirázō), from Koine Greek μοιράζω (moirázō). See Ancient Greek μοῖρᾰ (moîră, “part, portion”) for more.
transaction
çekim: geçmiş 取引した
aile: 人身取引
Korece거래, 계약, 합의 /ˈkɘ(ː)ɾɛ/
transaction; trade · give and take (more generally) · comings and goings among neighbors or relatives
köken: Sino-Korean word from 去來, from 去 (“going”) + 來 (“coming”), literally "comings and goings."
aile: 거래(去來)되다, 거래(去來)하다, 거래소(去來所), 거래처(去來處)
chord, harmony; a combination of any three or more pitches · piece work · agreement between a debtor and a creditor to reduce the amount of money asked for
çekim: çoğul ackords · tamlayan ackords
2008 lades dock förhandlingarna om ett sådant gemensamt avtal på is.2008 yılında profesyonelliğe geçiş mukavelesi imzalayarak buradaki as takıma alındı.
arbeta på ackord
deal (transaction offered which is financially beneficial; a bargain)
çekim: çoğul deale · tamlayan dealu
köken: Unadapted borrowing from English deal, from Middle English delen, from Old English dǣlan, from Proto-West Germanic *dailijan, from Proto-Germanic *dailijaną, from Proto-Indo-European *dʰail-.
contract, agreement
çekim: çoğul अनुबंधों
köken: Borrowed from Sanskrit अनुबन्ध (anubandha, “binding”).
deal
çekim: çoğul diilit · tamlayan diilin
köken: From English deal.
Vuonna 1909 selvitettiin tilaajakunnan koostumusta.1909 yılında ise imtiyaza ilişkin mukavelename imzalanmıştır.
agreement · deal (an agreement between parties), understanding (an informal contract, mutual agreement)
çekim: çoğul dohody · tamlayan dohody
eş: smlouva, kontrakt, úmluva, pakt, domluva, úmluva
köken: Deverbal from dohodit.
Uzavřeli jsme dohodu.
thing, thingy · business, affair · matter, concern, issue, question
çekim: çoğul chestii · tamlayan chestii
eş: lucru
köken: Form of chestiune.
În anul 2005, acest traseu a fost concesionat operatorului privat Regiotrans.2005 yılında profesyonelliğe geçiş mukavelesi imzalayarak buraya as takıma alındı.
figure, illustration · graph
çekim: çoğul ábrák
köken: Back-formation from ábrázat or ábrázol. Created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries.
aile: ábrajegyzék, folyamatábra, robbantott ábra
Amit 1996-os professzionális ligához való csatlakozásukkor nem vettek át.1996 yılında profesyonelliğe geçiş mukavelesi imzalayarak as takıma alındı.
to shrink, to contract
çekim: geçmiş הִתְכַּוַּצְתָּ
collected, accomplished, contracted
çekim: karşılaştırma contractior
köken: Perfect passive participle of contrahō.
Dancatraktat
a treaty
çekim: çoğul traktater · tamlayan traktats
köken: From Medieval Latin tractatus.
aile: traktatlig, traktatmæssig
Endonezcekontrak /ˈkɔn.trak/
contract
çekim: çoğul kontrak-kontrak
köken: From Dutch contract.
aile: kontrakan, mengontrak, mengontrakkan, pengontrak, terkontrak
Bahasa yang dipakai jawa Banyumasan atau Ngapak.Eski dilde akit ya da mukavele denirdi.

Etimoloji

Arapça

Örnek Cümleler

Tom mukaveleyi imzaladı.
Tom signed the contract.
Mukavele yakında sona erecek.
The contract will shortly expire.
Tom bu sabah mukaveleyi imzaladı.
Tom signed the contract this morning.
Sosyal herhangi bir mukaveleye asla imza atmadım.
I have never signed a social contract.
Mukavelesini uzatma teklifini reddettikten sonra Leeds United'a iştirak etti.
After turning down an offer to extend his contract, he joined Leeds United.
1999 yılında Hatayspor'la profesyonelliğe geçiş mukavelesi imzalayarak buraya transfer oldu.
In 1999, after a written dialogue with her and Fr.
mukavele ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
mukavelenamesatış mukavelesi
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod