anlaşma

noun
A2 seviye
TR → EN
"anlaşma" kelimesinin İngilizcesi: accord, agreement, alliance, arrange, ausgleich. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelaccord
Genelagreement
Genelalliance
Genelarrange
Genelausgleich
Genelaxis
Genelbargain
Genelconcord
Genelcontract
Genelconvention
Genelcovenant
Geneldeal
Genelunderstanding
Genelstipulation
Genelstipulation
Genelstipulation
Görsel
Brezilya'da Resmî İmza Töreni: Devlet Yetkilileri Arasında Önemli Anlaşma
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)anlaşmayı
Yönelme (-e)anlaşmaya
Bulunma (-de)anlaşmada
Çıkma (-den)anlaşmadan
Tamlayan (-in)anlaşmanın
Çoğul (-ler)anlaşmalar
Tanım
•isim: Anlaşmak durumu
•Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge; itilaf, antant, konvansiyon
•sözleşme
Diğer Dillerde
Almancavereinbarung (dişil) /fɛɐ̯ˈʔaɪ̯nbaːʁʊŋ/
agreement, arrangement · booking (e.g., of an appointment)
çekim: çoğul Vereinbarungen · tamlayan Vereinbarungen
eş: Abmachung, Absprache, Vertrag, Übereinkunft
köken: vereinbaren + -ung
Eine Abfindung? — Bir anlaşma?
Fransızcaaccommodement, accord, Accord, concordance, convention, entente, concordance, pacte, Pacte, accommodement (eril) /a.kɔ.mɔd.mɑ̃/
settlement, arrangement
çekim: çoğul accommodements
köken: From accommoder + -ment.
Contrat de licence — Lisans Anlaşması
İspanyolcaacuerdo, arreglín, asestar, asignar, comerciar, contracto (eril) /aˈkweɾdo/
agreement · compromise
çekim: çoğul acuerdos
eş: memoria, recuerdo
köken: Deverbal from acordar.
aile: acuerdo de honor, acuerdo de paz, acuerdo marco, de acuerdo, de acuerdo con, estar en su acuerdo, estar fuera de su acuerdo, libro de acuerdos, principio de acuerdo
Eso fue lo acordado. — Anlaşma buydu.
Llegaron a un acuerdo.
to assign, allocate or allot · to award · to sign over
çekim: geçmiş assegnàto · ortaç assegnàto · şimdiki asségna · ulaç assegnànte
eş: affidare, aggiudicare, ascrivere, attribuire, concedere, conferire
köken: Borrowed from Latin assignāre and adapted to native segnare.
Accordo? — Bir anlaşma?
Rusçaсоглашение, договор
Таков бы уговор. — Anlaşma buydu.
Arapçaأَغْدَمَ, اِتِّفَاقِيَّة, اِدَّغَمَ, عَقْد, مُعَاهَدَة, مُقَاوَلَة
تسوية؟ إذا لن تقوموا برفع دعوى ضدي؟ — Bir anlaşma?
agreement · contract
çekim: çoğul müqavilələr · tamlayan müqavilənin
köken: From Arabic مُقَاوَلَة (muqāwala).
müqavilə bağlamaq
müqaviləni pozmaq
müqaviləni ləğv etmək
Kazakçaкелісім, келісім-шарт, шарт /kʲelɘˈsɘm/
consent, agreement
çekim: çoğul келісімдер · tamlayan келісімнің
Özbekçebitim, shartnoma
Tatarcaшартнамә
Felemenkçeovereenkomst, verdrag, vergelijk
overeenkomst, verdrag, vergelijk
Wat zullen we overeenkomen ? — Anlaşma nedir?
Portekizceacordo, contrair, contrair-se, dar, dividir, lidar (eril) /aˈkoʁ.du/
agreement, deal (an understanding to follow a course of conduct) · agreement, accord (agreement or concurrence of opinion) · treaty (a binding agreement under international law)
çekim: çoğul acordos
köken: Deverbal from acordar.
Esse era o acordo. — Anlaşma buydu.
Yunancaμοιράζω, συμβόλαιο /miˈɾa.zo/
to divide, cut up · to divide, share out
çekim: geçmiş μοίρασα · ortaç έχοντας μοιράσει · şimdiki μοιράζει · ulaç μοιράζοντας
köken: Inherited from Byzantine Greek μοιράζω (moirázō), from Koine Greek μοιράζω (moirázō). See Ancient Greek μοῖρᾰ (moîră, “part, portion”) for more.
Έτσι συμφωνήσαμε. — Anlaşma buydu.
Japoncaお得, 収縮する, 取引, 取引する, 合意, 契約 /to̞ɾʲiçi̥kʲi/
transaction
çekim: geçmiş 取引した
aile: 人身取引
契約は4年。 — Anlaşma 4 yıllık.
Korece거래, 계약, 합의 /ˈkɘ(ː)ɾɛ/
transaction; trade · give and take (more generally) · comings and goings among neighbors or relatives
köken: Sino-Korean word from 去來, from 去 (“going”) + 來 (“coming”), literally "comings and goings."
aile: 거래(去來)되다, 거래(去來)하다, 거래소(去來所), 거래처(去來處)
계약기간은 4년이다. — Anlaşma 4 yıllık.
chord, harmony; a combination of any three or more pitches · piece work · agreement between a debtor and a creditor to reduce the amount of money asked for
çekim: çoğul ackords · tamlayan ackords
Som avtalat. — Anlaşma buydu.
arbeta på ackord
Lehçedeal, dil, interes, kontrakt, porozumienie, radzić sobie (eril) /ˈdil/
deal (transaction offered which is financially beneficial; a bargain)
çekim: çoğul deale · tamlayan dealu
köken: Unadapted borrowing from English deal, from Middle English delen, from Old English dǣlan, from Proto-West Germanic *dailijan, from Proto-Germanic *dailijaną, from Proto-Indo-European *dʰail-.
Porozumienie? — Bir anlaşma?
Ukraynacaві́дати, догові́р, до́говір, заражатися, заразитися, ма́ти спра́ву
Ліцензійна угода — Lisans Anlaşması
contract, agreement
çekim: çoğul अनुबंधों
köken: Borrowed from Sanskrit अनुबन्ध (anubandha, “binding”).
deal
çekim: çoğul diilit · tamlayan diilin
köken: From English deal.
-Niin oli sovittu. — Anlaşma buydu.
Çekçedohoda, jednat, kontrahovat, nakazit se, obchod, obchodovat (dişil) /ˈdoɦoda/
agreement · deal (an agreement between parties), understanding (an informal contract, mutual agreement)
çekim: çoğul dohody · tamlayan dohody
eş: smlouva, kontrakt, úmluva, pakt, domluva, úmluva
köken: Deverbal from dohodit.
Licenční ujednání — Lisans Anlaşması
Uzavřeli jsme dohodu.
Rumencea incheia un contract cu, chestie, fază, împărți, treabă (dişil) /ˈkes.ti.e/
thing, thingy · business, affair · matter, concern, issue, question
çekim: çoğul chestii · tamlayan chestii
eş: lucru
köken: Form of chestiune.
Acord de Licență — Lisans Anlaşması
figure, illustration · graph
çekim: çoğul ábrák
köken: Back-formation from ábrázat or ábrázol. Created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries.
aile: ábrajegyzék, folyamatábra, robbantott ábra
Licencmegállapodás — Lisans Anlaşması
İbraniceדִּיל, התכווץ, חוֹזֶה, חִלֵּק, חָלַק, נדבק
to shrink, to contract
çekim: geçmiş הִתְכַּוַּצְתָּ
& הסכם רישיון — & Lisans Anlaşması
Latincecontractus, contrahō, foedus, nanciscor, sponsus /kɔnˈtrak.tʊs/
collected, accomplished, contracted
çekim: karşılaştırma contractior
köken: Perfect passive participle of contrahō.
Dancatraktat
a treaty
çekim: çoğul traktater · tamlayan traktats
köken: From Medieval Latin tractatus.
aile: traktatlig, traktatmæssig
Som aftalt. — Anlaşma buydu.
Norveççedele ut, forminske, overenskomst, sammentrekke
Det nye Oslo. — Sebebi Oslo Anlaşmasıydı.
Endonezcekontrak /ˈkɔn.trak/
contract
çekim: çoğul kontrak-kontrak
köken: From Dutch contract.
aile: kontrakan, mengontrak, mengontrakkan, pengontrak, terkontrak
Hasilnya adalah Kesepakatan Oslo. — Sebebi Oslo Anlaşmasıydı.
Örnek Cümleler
O anlaşmaydı.
That was the deal.
Anlaşma öldü.
The deal is dead.
Anlaşma nedir?
What's the deal?
Bu anlaşmadır.
That's the deal.
Anlaşma hazır.
The deal is done.
Anlaşma neydi?
What was the agreement?
Bu bir anlaşma.
It's a deal.
Hey, anlaşma ne?
Hey, what's the deal?
Anlaşma yapalım.
Let's do the deal.
Anlaşmamız öldü.
Our deal is dead.
Lisans Anlaşması
License Agreement
İkili anlaşmalar
Bilateral agreements
anlaşma ile daha fazla örnek cümle →