Ana içeriğe geç
Sözlük
/
soğuk algınlığı

soğuk algınlığı

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"soğuk algınlığı" kelimesinin İngilizcesi: cold, chill, common cold. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Tıpcoldnoun
Tıpchillnoun
Genelcommon cold

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)soğuk algınlığını
Çoğul (-ler)soğuk algınlıkları

Tanım

•Nezle, anjin, bronşit gibi üşütmeden ileri gelen rahatsızlık
•Üşütme sonucunda burun akması, aksırma ile beliren hastalık

Diğer Dillerde

to cool off, to cool down
çekim: geçmiş kühlte ab · ortaç abgekühlt · şimdiki kühlt ab · ulaç abkühlend
köken: From ab- + kühlen.
aile: Abkühlung
Eine Erkältung? — Soguk alginligimi?
Ich habe im Urlaub im Ozean abgekühlt.
post-1990 spelling of fraîcheur
çekim: çoğul fraicheurs
Froid ? — Soguk alginligimi?
Viento helador.
eş: biruji
Son como un resfriado leve. — Hafif bir soğuk algınlığı gibiler.
shiver, shudder
çekim: çoğul brividi
eş: brividio, contrazione, tremito, eccitazione, emozione, orrore
köken: Unknown. Probably of onomatopoeic origin.
aile: brividante, brividio, rabbrividire, brividoso, abbrividire
Nono, che raffreddore? — Soguk alginligimi?
trembling, shiver, shivering · vibration · ripples
çekim: çoğul дро́жи · tamlayan дро́жи
eş: дрожание, трепет, сотрясение, тряска
köken: Inherited from Proto-Slavic *drъžь.
Какая простуда? — Soguk alginligimi?
to be or become cold, to cool off · to feel cold · to cool, chill
çekim: geçmiş بَرَدْتُ
مثل تغاضينا عن الزكام. — Hafif bir soğuk algınlığı gibiler.
بَرِّدْ حَشَايَ إِنِ ٱسْتَطَعْتَ بِلَفْظَةٍ / فَلَقَدْ تَضُرُّ إِذَا تَشَاءُ وَتَنْفَعُ
cold, coldness
köken: From Middle Persian [script needed] (slmʾk' /⁠sarmāg⁠/). Also see the entry for سرد (sard).
Azericeşaxta, soyuq /ʃɑχˈtɑ/
freezing weather, cold, frost
çekim: çoğul şaxtalar
köken: Apparently from Arabic صَقْعَةٌ (ṣaqʕatun).
aile: Şaxta Baba
coolness
köken: Borrowed from Mongolic, from Proto-Mongolic *salkïn. Compare Mongolian салхи (salxi, “wind”), Turkish salkın, Kyrgyz салкын (salkın).
Özbekçesovuq
cold, frosty
çekim: karşılaştırma sovuqroq · üstünlük eng sovuq
köken: From Proto-Turkic *sogï-k.
aile: sovuqlik, sovuqqonlik, sovuqxona, sovuqchilik
Tatarcaсалкын
Felemenkçeafstandelijk, fris, koel, kou, koud, koude /ˌɑfˈstɑn.də.lək/
standoffish, aloof, distant (cold, unfriendly)
çekim: karşılaştırma afstandelijker · üstünlük afstandelijkst
eş: kil, onverschillig, emotieloos
köken: From afstand + -e- + -lijk.
aile: afstandelijkheid
Hoe gaat het met je verkoudheid? — Soğuk algınlığın nasıl gidiyor?
Portekizceconstipação, despreparado, esfriar, estar com frio, fazer frio, frio (dişil) /kõs.t͡ʃi.paˈsɐ̃w̃/
cold (illness) · constipation
çekim: çoğul constipações
eş: intestino preso, prisão de ventre, vento-virado, resfriado
köken: Borrowed from Latin cōnstīpātiōnem. By surface analysis, constipar + -ção.
São como uma ligeira constipação. — Hafif bir soğuk algınlığı gibiler.
cold, cold weather, etc.
çekim: çoğul κρύα · tamlayan κρύου
eş: παγωνιά, ψύχος, ψύχρα
köken: From Ancient Greek κρύος (krúos, “cold”).
Τί κρύωμα?Νιώθω περίφημα. — Soguk alginligimi?
cold (unfriendly), unsympathetic, unkind
我々にとっては 大した事でありません — Hafif bir soğuk algınlığı gibiler.
つれなく断る
Çinceбин, лын, хан, 冰冷, 冷漠, 寒冷 /piŋ⁵⁵ lɤŋ²¹⁴⁻²¹⁽⁴⁾/
ice-cold; cold as ice · cold; unfriendly
aile: 冰冷無味, 冰冷无味
明星球員基維爾受痛風所困不能出賽。 — İkincisinde Ellsworth soğuk algınlığı yüzünden maça çıkamadı.
a cold; common cold; influenza
eş: 인플루엔자, 고뿔, 꼬뿔
köken: Sino-Korean word from 感氣, from 感 (“to feel”) + 氣 (“qi”)
그냥 약한 감기에 지나지 않죠. — Hafif bir soğuk algınlığı gibiler.
감기가 들다
감기에 걸리다
to kick back (relax) · to chill (calm down from an agitated state)
çekim: geçmiş chillade · ortaç chillande · ulaç chillande
eş: softa
köken: From English chill.
Vilken förkylning? — Soguk alginligimi?
Hon chillar i poolen
Chilla!
cold; coolness (low temperature) · coldness (lack of affection) · cold weather
çekim: çoğul chłody · tamlayan chłodu
eş: ziąb
köken: Etymology tree Proto-Slavic *xoldъ Polish chłód Inherited from Proto-Slavic *xoldъ.
One są jak łagodne przeziębienie. — Hafif bir soğuk algınlığı gibiler.
На початку цього відео, я сказав, що у мене застуда. — Yani, videonun başında dedim ki soğuk algınlığım var. .
shivering, shiver, trembling · chill, tremor
çekim: çoğul कँपकँपियाँ
तेज़ बुखार के कारण मरीज़ के पूरे शरीर में तीव्र कँपकँपी होने लगी।
शीत लहर के चलते सुबह-सुबह बाहर निकलने पर हड्डियों तक में कँपकँपी महसूस होती है।
to restrain, curb, temper, moderate (to control or keep in check) · to rein in, check, bridle (to stop or slow something, by exercising control) · to obtund (to reduce the edge or effects of)
çekim: geçmiş hillinnyt · şimdiki hillitsee · ulaç hillitsevä
köken: hill- + -itä (from the same root as hiljaa and hiljainen). The -ll- is probably by analogy with verbs like hallita and vallita, in which case the original form was *hil(j)itä (hilitä is attested in dialects and older texts).
aile: hillitty, hillitön, hillike, hillintä, hillitseminen
Kipeä? — Soguk alginligimi?
hillitä itsensä
hillitä kielensä
Hillitse kielesi lasten seurassa.
cold (low temperature)
çekim: çoğul chlady · tamlayan chladu
eş: chladno, zima
köken: Inherited from Old Czech chlad, from Proto-Slavic *xoldъ.
Jakou chřipku? — Soguk alginligimi?
cold, frigidity · fever, chill
çekim: çoğul friguri · tamlayan frigului
zıt: căldură
köken: Inherited from Latin frīgus (“cold”), ultimately from Proto-Indo-European *sriHgos-, *sriges-, *sriHges-.
Ce raceala? ma simt excelent. — Soguk alginligimi?
wintry, frosty, chilly, icy · chilly (sensitive to cold) · chilling, chilly, cold (distant and cool; unfriendly)
çekim: karşılaştırma fagyosabb · üstünlük legfagyosabb
köken: fagy (“frost”) + -os (adjective-forming suffix)
aile: fagyosan, fagyosság
Milyen megfázás? — Soguk alginligimi?
ולא עושים מזה עניין. הם כמו הצטננות קלה. — Hafif bir soğuk algınlığı gibiler.
to be or feel cold or chilly; to become cold or chilly · to be neglected (left in the cold)
çekim: şimdiki alget · ulaç algēns
köken: Unknown. May be related to Icelandic elgur (“frozen snow”), from Proto-Indo-European *h₂elgʰ- (“frost, cold”).
aile: algēns, algēscō, algidus, algificus, algor, algus, alsior
cold (illness)
çekim: çoğul forkølelser · tamlayan forkølelses
köken: From forkøle + -else.

Örnek Cümleler

Soguk alginligimi?
What cold?
Soğuk algınlığım var.
I have a cold.
Soğuk algınlığın nasıl?
How's your cold?
Onun soğuk algınlığı var.
He has a cold.
Yine soğuk algınlığım var.
I have a cold again.
Soğuk algınlığı geçiriyorum.
I'm coming down with a cold.
Soğuk algınlığı bulaşıcıdır.
Colds are contagious.
Bu sadece bir soğuk algınlığı.
It's just a cold.
Beni soğuk algınlığı yakaladı.
I've caught a cold.
Tom soğuk algınlığından hasta.
Tom is down with a cold.
Tom soğuk algınlığını atlattı.
Tom got over his cold.
Kötü bir soğuk algınlığım var.
I have a terrible cold.
soğuk algınlığı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod