Ana içeriğe geç
Sözlük
/
nafile

nafile

adj
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"nafile" kelimesinin İngilizcesi: vain, empty, fruitless, futile, unavailing. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelvainadj
Genelempty
Genelfruitless
Genelfutile
Genelunavailing
Geneluseless
Genelvain
Genelin vainadv

Tanım

sıfat: yararsız
zarf: boşuna
isim, din bilimi: Bir kimsenin dinen zorunlu olmadığı hâlde yalnızca Allah rızasını kazanmak amacıyla farz dışında kıldığı namaz, tuttuğu oruç ve yaptığı her türlü hayırlı iş ve davranış

Atasözü & Deyim

Gafile kelam, nafile kelam

Diğer Dillerde

to pour away (fluid from a container) · to empty completely (to make empty, especially but not only by pouring the contents away)
çekim: geçmiş leerte aus · ortaç ausgeleert · şimdiki leert aus · ulaç ausleerend
eş: ausgießen, ausladen, entleeren
köken: aus- + leeren
Mit anderen Worten, ist es nutzlos.Bir diğer deyişle: nafile.
Fransızcabon à rien, cadavre, inutile, inutilisable, vide, vider (eril) /bɔ̃ a ʁjɛ̃/
a good-for-nothing person
çekim: çoğul bons à rien
En d'autres mots, c'est inutile.Bir diğer deyişle: nafile.
İspanyolcainútil, negado, vaciar, vacío /iˈnutil/
useless, pointless
çekim: çoğul inútiles
eş: ineficaz, estéril, minusválido, inválido, discapacitado, paralítico
zıt: útil, provechoso
köken: From Latin inūtilis.
aile: inutilidad, inutilizar, inútilmente
En otras palabras, que es inútil.Bir diğer deyişle: nafile.
good-for-nothing, ne'er-do-well · a scoundrel, rogue, rascal or unprincipled, deceitful, and unreliable person · a mean, worthless fellow; a rascal; a villain; a person without honour/honor or virtue
çekim: çoğul buoni a nulla
eş: incapace, inetto
In altre parole, è inutile.Bir diğer deyişle: nafile.
Обещания недостаточно.Verilen sözler nafile.
بكلمات أخرى، إنها بلا فائدة.Bir diğer deyişle: nafile.
empty, vacant · injudicious, ignorant, absurd
köken: Uncertain. The word does not occur in Middle Persian writings, except possibly in the Dēnkard, a 10th-century compendium, where it can be interpreted as "nihility"; whence it would be inherited from Middle Persian [Book Pahlavi needed] (pwc /⁠pūč⁠/). The word became widespread in Iranian varieties first in the fifteenth century onward, but existed before it. Possibly from the onomatopoetic…
aile: پوچی, پوچگرایی
empty · available, not occupied · spare (of time)
çekim: karşılaştırma daha boş · üstünlük ən boş
zıt: dolu
köken: From Proto-Turkic *boĺ.
aile: boşanmaq, boşaltmaq, boşalmaq, boşluq, boşqab
Xəzinə boşdur, pul yoxdur!
Sabah axşam boşam, gələ bilərsən.
Boş vaxtım olanda, kitab oxumaqdan xoşum gəlir.
Kazakçaбос, құр /bos/
empty · free, vacant, unoccupied · unwired
zıt: толы
köken: From Proto-Turkic *boĺ.
Özbekçeboʻsh
empty
köken: From Proto-Turkic *boĺ (“empty; free”).
empty, hollow · listless, lethargic
çekim: karşılaştırma leger · üstünlük leegst
eş: ledig
zıt: vol
köken: From older ledig, from Middle Dutch lēdich, from Old Dutch *lithig, from Proto-Germanic *liþugaz.
aile: ledigheid, leeggieten, leeghoofd, leeglopen, leegloper, leegmaken, leegstaan, leegstand, leegte, legen
Anders gezegd: het is zinloos. Het is overbodig.Bir diğer deyişle: nafile.
Jesse Frederik, "Dode liberalen over 'het grote dikke ik', hebzucht en graaiers", Follow the Money, 2 June 2015.
De fles wijn was helaas leeg.
Portekizcecasco, esvaziar, imprestável, péssimo, vazio (eril) /ˈkas.ku/
skull, cranium · hull · hoof, tip of a toe of ungulates
çekim: çoğul cascos
köken: Deverbal from cascar.
aile: cascos de rolha
Por outras palavras, não vale a pena.Bir diğer deyişle: nafile.
Os pés callosos, duros como cascos, mettidos em alpercatas novas, caminhariam mezes.
to empty (to make empty; to void; to remove the contents of) · to empty, to clear out, to pour out, to decant, to unload (:contents) · to be empty
çekim: geçmiş άδειασα · ortaç έχοντας αδειάσει · şimdiki αδειάζει · ulaç αδειάζοντας
köken: Inherited from Byzantine Greek ἀδειάζω (adeiázō), formed from Ancient Greek ἄδει(α) f (ádei(a), “no fear; abundance”) + -άζω (-ázo).
Δαγκώνει, κλωτσάει και εκκρίνει διάφορα υγρά, αλλά τίποτα δεν θα γίνει.Tekmeler ve ısırır ve farklı sıvılar salgılar, fakat nafile, hiç bir şey olmayacak.
Άδειασαν τα ποτήρια τους.
Αδειάστε το περιεχόμενο στην κατσαρόλα
Το σχολείο αδειάζει το καλοκαίρι· τα παιδιά πάνε διακοπές.
unskilled, bad at, poor at, weak at, incompetent · superficial, halfhearted, half-assed, careless · smaller or lesser in degree
çekim: geçmiş 下手した
eş: 着手
köken: Probably a semantic shift from 端 (heta, “edge of something”), referring metaphorically to the edge of one's abilities or knowledge. The kanji spelling appears to be an instance of jukujikun (熟(じゅく)字(じ)訓(くん)).
つまりムダだし 何の役にも立たないってことだねBir diğer deyişle: nafile.
大事な所で下手をやったな。
Korece헛되게
다시 말해서 무용하다는 것이죠.Bir diğer deyişle: nafile.
hopeless
çekim: karşılaştırma hopplösare · üstünlük hopplösast
zıt: hoppfull
köken: hopp + -lös
Situationen kändes hopplös
en hopplös romantiker
Lehçebezużyteczny, niepotrzebny, opróżnić, próżny, pusty /bɛz.u.ʐɘˈtɛt͡ʂ.nɘ/
useless
eş: bezwartościowy, nieużyteczny, nieprzydatny, zbędny, zbyteczny
zıt: płodny, użyteczny
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰe Proto-Indo-European *h₁éǵʰ Proto-Indo-European *-s Proto-Indo-European *-ǵʰs Proto-Balto-Slavic *beź Proto-Slavic *bez(ъ) Proto-Slavic *bez- Old Polish bez- Polish bez- Proto-Slavic *užitъkъ Old Polish użytek Polish użytek Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish użyteczny Polish bezużyteczny…
aile: bezużyteczność
Innymi słowy - jest to na nic.Bir diğer deyişle: nafile.
Іншими словами, це марно.Bir diğer deyişle: nafile.
meaningless, senseless
köken: From अर्थ (arth, “meaning, value”) + -हीन (-hīn, “-less”).
useless (unhelpful, not useful, without use or benefit)
çekim: karşılaştırma hyödyttömämpi · üstünlük hyödyttömin
zıt: hyödyllinen
köken: hyöty + -tön
aile: hyödyttömyys, hyödyttömästi
Çekçeprázdný, vyprázdnit, zbytečný /ˈpraːzdniː/
empty
çekim: karşılaştırma prázdnější · üstünlük nejprázdnější
eş: vyprázdněný, pustý, bezobsažný, planý, jalový, plytký
zıt: plný, neprázdný
köken: Inherited from Old Czech prázdný, from Proto-Slavic *porzdьnъ.
aile: liduprázdný, prázdniny, prázdno, prázdnota, vyprázdnit
Ve vzniklém zmatku SIR napadne Saúdské království – chce dobýt Rijád a obsadit svatá města Mekka a Medina.İsterse nafile kurbanı keser, isterse Mekke ve Medine'deki kutsal yerleri gezer.
to unload, unburden · to disembark · to discharge
çekim: geçmiş descărcat · ortaç descărcat · şimdiki descarcă
köken: Inherited from Late Latin discarricāre, from carricō, from Latin carrus (“four-wheeled baggage wagon”). Compare Spanish descargar.
aile: descărcare, descărcător, descărcătură
Cu alte cuvinte, e inutil.Bir diğer deyişle: nafile.
Macarcakiborít, kiürít, üres, ürít /ˈyrɛʃ/
empty · void
çekim: karşılaştırma üresebb · üstünlük legüresebb
zıt: tele, teli
köken: From the same unattested stem *ür- as üreg (“cavity, hole”) + -es (adjective-forming suffix). First attested in 1372.
aile: üresen, üresség, üresjárat
Kurdisztán és Palesztina esetének tanulsága az, hogy a függetlenség infrastruktúra nélkül hiábavaló.Kürdistan'dan ve Filistin'den aldığımız bu derse göre altyapısız bağımsızlık nafiledir.
İbraniceחֲסַר תוֹעֶלֶת, ריק (eril) /ʁek/
empty · dull, boring
במילים אחרות, זה חסר טעם.Bir diğer deyişle: nafile.
hollow, empty, devoid of something · lacking · useless, fruitless, vain, futile
köken: Verbal adjective of the same root as careō (“to lack”), castus (“pure”), perhaps from Proto-Indo-European *ḱes- (“to cut”).
aile: cassō, in cassum, nux cassa
meaningless
çekim: karşılaştırma mere meningsløs · üstünlük mest meningsløs
köken: From mening + -s- + -løs
aile: meningsløshed
Hun sparker og bider og udskiller forskellige væsker, men der vil faktisk ikke ske noget.Tekmeler ve ısırır ve farklı sıvılar salgılar, fakat nafile, hiç bir şey olmayacak.
Norveççeubrukelig
Vil han virkelig ty til mord for å redde seg økonomisk?Aarohi onu kurtarmaya çalışsa da nafiledir.
useless · a douchebag (bad person) · fucking
çekim: karşılaştırma lebih brengsek · üstünlük paling brengsek
köken: Possibly from Javanese [Term?], ultimately from Proto-Mon-Khmer [Term?].
Afid ini menendang, menggigit dan mengeluarkan cairan lainnya namun tidak ada yang akan terjadi.Tekmeler ve ısırır ve farklı sıvılar salgılar, fakat nafile, hiç bir şey olmayacak.

Etimoloji

Osmanlı Türkçesi نافله sözcüğünden nakledildi, Arapça نَافِلَة (nāfile) sözcüğünden nakledildi (ن ف ل (n-f-l)).

Örnek Cümleler

Bir diğer deyişle: nafile.
In other words, it's useless.
Ne söylersen söyle, nafile.
It's useless, no matter what you say.
O sigarayı bırakmaya çalıştı ama nafile.
He tried to give up smoking but in vain.
Bütün çabalarının nafile olduğunu anladı.
He found that all his efforts amounted to nothing.
Biz beş dakika kapıyı çaldık, ama nafile.
We knocked at the door for five minutes, but in vain.
O bütün gece çalışmayı denedi, ama nafile.
He tried to study all night, but in vain.
"Belarus: Gunesh To Sing "Feryadım nafile…"".
"Belarus: Gunesh To Sing "Son hatiralar"".
Durun ! Dövüşmeniz nafile dengim değilsiniz ! Bizi mi aşağılyon !
Hold it ! useless to fight you are not my equal ! ! you humiliate us!
Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak üzere namaz kıl.
And keep vigil with it during parts of the night, as an extra prayer.
Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak onunla (Kur'an'la) namaz kıl.
And keep vigil with it during parts of the night, as an extra prayer.
nafile ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
nafile namaznafile yere
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod