Ana içeriğe geç
Sözlük

nafile ile cümle

nafile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Biz beş dakika kapıyı çaldık, ama nafile.We knocked at the door for five minutes, but in vain.
O sigarayı bırakmaya çalıştı ama nafile.He tried to give up smoking but in vain.
O bütün gece çalışmayı denedi, ama nafile.He tried to study all night, but in vain.
Bütün çabalarının nafile olduğunu anladı.He found that all his efforts amounted to nothing.
"Belarus: Gunesh To Sing "Feryadım nafile…""."Belarus: Gunesh To Sing "Son hatiralar"".
Durun ! Dövüşmeniz nafile dengim değilsiniz ! Bizi mi aşağılyon !Hold it ! useless to fight you are not my equal ! ! you humiliate us!
Ne söylersen söyle, nafile.It's useless, no matter what you say.
Bir diğer deyişle: nafile.In other words, it's useless.
Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak onunla (Kur'an'la) namaz kıl.And keep vigil with it during parts of the night, as an extra prayer.
Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak üzere namaz kıl.And keep vigil with it during parts of the night, as an extra prayer.
Tesbih Namazı, dört rek'atlık bir nafile namazdır.Das Peristom besitzt nur 4 Peristomzähne (Name).
Verilen sözler nafile.Обещания недостаточно.
Tesbih Namazı, dört rek'atlık bir nafile namazdır.عصر‎ — предвечернее время) — обязательная четырёхракаатная послеполуденная (предвечерняя) молитва.
Charle Babbage, Peter Barlow, John Herschel ve diğerleri bu fenomeni açıklamak için nafile denemeler yaptılar.جرت محاولات عديمة الجدوى من تشارلز بابيج وبيتر بارلو وجون هيرشل وغيرهم لشرح تلك الظاهرة.
İsterse nafile kurbanı keser, isterse Mekke ve Medine'deki kutsal yerleri gezer.Ve vzniklém zmatku SIR napadne Saúdské království – chce dobýt Rijád a obsadit svatá města Mekka a Medina.
Biz beş dakika kapıyı çaldık, ama nafile.Noi am bătut la ușă timp de cinci minute, dar în zadar.
Bütün çabalarının nafile olduğunu anladı.A înțeles că toate eforturile sale au fost în zadar.
Aarohi onu kurtarmaya çalışsa da nafiledir.Vil han virkelig ty til mord for å redde seg økonomisk?
Habere göre; “Dilencilerin sokaklardan toplanılması hakkında artık nafile yere söz söylemeyeceğiz.臆病者と言われるのを恐れないと言われることも多い。
Ondan ne kadar yardım istesen de nafile.あなたが彼に援助を求めても、無駄というものだ。
Nafile (tatavvu) namazlar, herhangi bir yükümlülüğü olmadan, içten gelerek kılınan namazlardır.被A班稱做不畏懼的人,不喜歡鋒頭老被A班搶走。
Tesbih Namazı, dört rek'atlık bir nafile namazdır.帝聞而嘉之,召宗實慰勞數四。
İslam dininde nafile ibadetler vardır.이슬람교를 위해 기도실이 있다.
İsterse nafile kurbanı keser, isterse Mekke ve Medine'deki kutsal yerleri gezer.Pod njegovu je vlast pao i Hidžas sa svetim mjestima Mekom i Medinom.
Bir diğer deyişle: nafile.Anders gezegd: het is zinloos. Het is overbodig.
Bir diğer deyişle: nafile.Cu alte cuvinte, e inutil.
Bir diğer deyişle: nafile.En d'autres mots, c'est inutile.
Bir diğer deyişle: nafile.En otras palabras, que es inútil.
Bir diğer deyişle: nafile.Hay nói cách khác, nó vô ích.
Bir diğer deyişle: nafile.In altre parole, è inutile.
Bir diğer deyişle: nafile.Innymi słowy - jest to na nic.
Bir diğer deyişle: nafile.다시 말해서 무용하다는 것이죠.
Bir diğer deyişle: nafile.Mit anderen Worten, ist es nutzlos.
Bir diğer deyişle: nafile.Por outras palavras, não vale a pena.
Bir diğer deyişle: nafile.Иными словами — ты тратишь время зря.
Bir diğer deyişle: nafile.Іншими словами, це марно.
Bir diğer deyişle: nafile.במילים אחרות, זה חסר טעם.
Bir diğer deyişle: nafile.بكلمات أخرى، إنها بلا فائدة.
Bir diğer deyişle: nafile.つまりムダだし 何の役にも立たないってことだね
Dürüst olmak gerekirse, Sınavı geçmek dışında bir amacınız varsa, bu nafile bir davranıştır.lupa lagi, dan hal itu, sejujurnya, tidak berguna. Kecuali kalau cita-citamu itu cuma untuk lulus ujian.
Dürüst olmak gerekirse, Sınavı geçmek dışında bir amacınız varsa, bu nafile bir davranıştır.وبصراحة ان هذا الشيئ بلا فائدة الا اذا كان الهدف هو النجاح في الاختبارات لذا اريد ان اعطيكم بعض البداهة
Kürdistan'dan ve Filistin'den aldığımız bu derse göre altyapısız bağımsızlık nafiledir.Die Lehre aus Kurdistan und Palästina ist, dass Unabhängigkeit alleine, ohne Infrastruktur, nutzlos ist.
Kürdistan'dan ve Filistin'den aldığımız bu derse göre altyapısız bağımsızlık nafiledir.쿠르드지역과 팔레스타인이 주는 교훈은 인프라가 갖춰지지 않은 독립은 헛된 것이란 점입니다.
Kürdistan'dan ve Filistin'den aldığımız bu derse göre altyapısız bağımsızlık nafiledir.Kurdisztán és Palesztina esetének tanulsága az, hogy a függetlenség infrastruktúra nélkül hiábavaló.
Kürdistan'dan ve Filistin'den aldığımız bu derse göre altyapısız bağımsızlık nafiledir.La lezione di Kurdistan e Palestina è che l'indipendenza da sola, senza infrastrutture, serve a poco.
Kürdistan'dan ve Filistin'den aldığımız bu derse göre altyapısız bağımsızlık nafiledir.Lecția învățată de la Kurdistan și de la Palestina e că independența singură, fără infrastructură, e inutilă.
Kürdistan'dan ve Filistin'den aldığımız bu derse göre altyapısız bağımsızlık nafiledir.Przypadek Kurdystanu i Palestyny świadczy o tym, że niepodległość bez infrastruktury nie ma racji bytu.
Kürdistan'dan ve Filistin'den aldığımız bu derse göre altyapısız bağımsızlık nafiledir.Изводът от Кюрдистан и от Палестина, е, че независимостта сама по себе си, без инфраструктура, е безсмислена.
Kürdistan'dan ve Filistin'den aldığımız bu derse göre altyapısız bağımsızlık nafiledir.הלקח מכורדיסטאן ופלשתינה, הוא שעצמאות לבדה, ללא תשתית, היא חסרת ערך.
Kürdistan'dan ve Filistin'den aldığımız bu derse göre altyapısız bağımsızlık nafiledir.الدرس المٌستفاد من كردستان و من فلسطين , أن الإستقلال وحده , بدون بنية أساسية , عديم الفائدة .
Kürdistan'dan ve Filistin'den aldığımız bu derse göre altyapısız bağımsızlık nafiledir.インフラが伴わない独立は 持続しないことです それではもし これらの紛争の不安定な状態が止まり
Ne söylersen söyle, nafile.Es inútil que insista.
Ne söylersen söyle, nafile.Lepiej o tym pomyśl. Każdy ma rodziców.
Tekmeler ve ısırır ve farklı sıvılar salgılar, fakat nafile, hiç bir şey olmayacak.Afid ini menendang, menggigit dan mengeluarkan cairan lainnya namun tidak ada yang akan terjadi.
Tekmeler ve ısırır ve farklı sıvılar salgılar, fakat nafile, hiç bir şey olmayacak.Esperneia e morde e segrega diversos líquidos, mas, na realidade, nada acontece.
Tekmeler ve ısırır ve farklı sıvılar salgılar, fakat nafile, hiç bir şey olmayacak.Hun sparker og bider og udskiller forskellige væsker, men der vil faktisk ikke ske noget.
Tekmeler ve ısırır ve farklı sıvılar salgılar, fakat nafile, hiç bir şey olmayacak.Il tire des coups de pied et mord et sécrète différents liquides, mais rien ne va se passer.
Tekmeler ve ısırır ve farklı sıvılar salgılar, fakat nafile, hiç bir şey olmayacak.차고 물어 뜯으며, 단물과는 다른 액체를 분비합니다. 하지만 사실 아무 일도 일어나지 않습니다.
Tekmeler ve ısırır ve farklı sıvılar salgılar, fakat nafile, hiç bir şey olmayacak.Kopie, gryzie i wydziela różne płyny, ale to nic nie daje.
Tekmeler ve ısırır ve farklı sıvılar salgılar, fakat nafile, hiç bir şey olmayacak.Lovește din picioare și mușcă și secretă diferite lichide, dar de fapt nu se va întâmpla nimic.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod