kasıtlı
/ka.sɯtˈɫɯ/
adj
C1 seviye
TR → EN
"kasıtlı" kelimesinin İngilizcesi: voluntary, intentional, deliberate, willful , ing. wilful, witting. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelvoluntaryadj
Genelintentionaladj
Geneldeliberateadj
Genelwillful , ing. wilful
Genelwitting
Genelpremeditated
Genelaforethought
Genelaforethought
Genelpremeditated
Tanım
•bile bile
•isteyerek
•İsteyerek, bilerek yapılan; maksatlı
Diğer Dillerde
Almancaabsichtlich, abwägen, bedacht, bedachtsam, beraten, bewusst /ˈapzɪçtlɪç/
intentional
eş: absichtsvoll, vorsätzlich, Absicht, bewusst, gewollt, mit Fleiß
zıt: unabsichtlich, unbeabsichtigt, ohne Absicht
köken: Absicht + -lich
Das ist bewusst. — Bu kasıtlı yapıldı.
Fransızcabénévole, concerté, délibéré, délibérer, volontaire /be.ne.vɔl/
voluntary, unpaid (working or done without payment)
çekim: çoğul bénévoles
eş: volontaire
köken: Learned borrowing from Latin benevolus.
aile: bénévolat, bénévolement
C'est délibéré. — Bu kasıtlı yapıldı.
İspanyolcadeliberado, deliberar, elucubrar, prudente, reflexionar, voluntario /delibeˈɾado/
deliberate
eş: voluntario, intencionado, intencional
köken: Past participle of deliberar.
aile: deliberadamente
Eso es deliberado. — Bu kasıtlı yapıldı.
İtalyancadeliberato, di propria iniziativa, gratuito, intenzionale, premeditato, spontaneo /de.li.beˈra.to/
deliberate, intentional
eş: decretato, disposto, statuito, ordinato, deciso, aggiudicato
aile: deliberatamente
Questo è voluto. — Bu kasıtlı yapıldı.
Rusçaвзве́шенный, доброво́льный, наме́ренный, неспе́шный, обду́манный, обду́мывать
- Преднамеренно? - Как вы сказали? — -Kasıtlı olabilir mi?
Arapçaاِئْتَمَرَ
هذا متعمد. — Bu kasıtlı yapıldı.
Özbekçeixtiyoriy
optional, voluntary
çekim: karşılaştırma ixtiyoriyroq · üstünlük eng ixtiyoriy
köken: Borrowed from Arabic اِخْتِيَارِيّ (iḵtiyāriyy). By surface analysis, ixtiyor + -iy.
aile: ixtiyoriylik
Felemenkçeberaadslagen, doordacht, doordachte, doordenken, met opzet, opzettelijk /bəˈraːtslaːɣə(n)/
to discuss in depth, to deliberate
çekim: geçmiş beraadslaagden · ortaç beraadslaagd · şimdiki beraadslaagt · ulaç beraadslagend
köken: From beraad + slagen.
aile: beraadslaging
Dat is een bewuste keuze. — Bu kasıtlı yapıldı.
Portekizcecalculado, de propósito, intencional, proposital, voluntário /kaw.kuˈla.du/
computed
eş: contado, medido, orçado
É deliberado. É intencional. — Bu bilinçli. bu kasıtlı.
Yunancaεθελοντικός, εθελούσιος, εκούσιος, εσκεμμένος, προαιρετικός /e.θe.lo(n).diˈkos/
voluntary
eş: εθελούσιος, εκούσιος
köken: Learnedly from εθελοντ(ής) (ethelont(ís)) + -ικός (-ikós).
aile: εθελοντικά, εθελοντικώς
Είναι σκόπιμο κι από πρόθεση. — Bu bilinçli. bu kasıtlı.
İsveççeavsiktlig, medveten, överlägga, rådslå /ˌɑːvˈsɪktlɪɡ/
intentional
zıt: oavsiktlig
köken: avsikt (“intention”) + -lig (“-ly”)
Med vilja och avsikt. — Bu bilinçli. bu kasıtlı.
Lehçecelowy, dobrowolny, niespieszny, nieśpieszny, ochotniczy, przemyślany /t͡sɛˈlɔ.vɘ/
intentional, deliberate · purposeful, expedient
eş: zamierzony, świadomy, umyślny
zıt: niecelowy
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *deh₂-der. Proto-Indo-European *deh₂y-der.? Proto-Germanic *tiląder. Proto-West Germanic *tilder. Old High German zilder. Middle High German zilbor. Old Czech cílbor. Old Polish cel Polish cel Proto-Indo-European *-usder. Proto-Indo-European *-osder. Proto-Slavic *-ovъ Old Polish -owy Polish -owy Polish celowy From cel (“goal, objective”) + -owy.
aile: bezcelowy, celowość
Zrobiłem to umyślnie. — Bu kasıtlı yapıldı.
Ukraynacaдоброві́льний, навми́сний, уми́сний
Свідомий і зумисний. — Bu bilinçli. bu kasıtlı.
Hintçeमंथन, मंथन करना, स्वेच्छा, स्वैच्छिक (eril) /mən.t̪ʰən/
churning, stirring · deliberation, pondering, brainstorming, rumination · agitation, turmoil
çekim: çoğul मंथनों
köken: From Sanskrit मन्थन (manthana).
aile: मंथन करना
Fincehalukas, harkita, harkitseva, harkittu, omaehtoinen, pohtia /ˈhɑlukɑs/
willing, inclined, eager
çekim: karşılaştırma halukkaampi · üstünlük halukkain
zıt: haluton
köken: halu + -kas
aile: halukkaasti, halukkuus
Se on tarkoituksellista. Se on aiottua. — Bu bilinçli. bu kasıtlı.
Oletko halukas lähtemään huomenna Turkuun?
Çekçedobrovolný, neuspěchaný, promyšlený, rozvážný, úmyslný, váhavý /ˈdobrovolniː/
voluntary
çekim: karşılaştırma dobrovolnější · üstünlük nejdobrovolnější
eş: nepovinný, fakultativní
zıt: nedobrovolný, povinný, nucený
köken: From dobrý + -o- + vůle + -ný.
- Mohlo to být úmyslné? — -Kasıtlı olabilir mi?
voluntary
köken: Borrowed from French bénévole.
Este ceva deliberat. — Bu kasıtlı yapıldı.
Macarcaakaratlagos, átgondolt, fizetés nélküli, fizetetlen, körültekintő, megfontol /ˈkøryltɛkintøː/
present participle of körültekint
çekim: karşılaştırma körültekintőbb · üstünlük legkörültekintőbb
köken: From körültekint (“to look around”) + -ő (present-participle suffix), from körül- (“around”) + tekint (“to look”).
aile: körültekintően
Ez szándékos. — Bu kasıtlı yapıldı.
İbraniceמכוון
זה מכוון. — Bu kasıtlı yapıldı.
Latincedēlīberō, ultrōneus, voluntarius (eril) /wɔ.ɫʊnˈtaː.ri.ʊs/
volunteer
çekim: çoğul voluntāriī · tamlayan voluntāriī
köken: Etymology tree Latin voluntas Latin -ārius Latin voluntārius From voluntas (“will”) + -ārius.
aile: mors voluntāria
Dancabevidst, forsætlig, gennemtænkt, langsom, overlagt, overveje
aware · conscious · deliberate
köken: From German bewusst.
aile: ansvarsbevidst, bevidsthed, bevidstløs, energibevidst, gøre sig bevidst, halvbevidst, kvalitetsbevidst, kvindebevidst, mediebevidst, miljøbevidst
Det er bevidst. Det er forsætligt. — Bu bilinçli. bu kasıtlı.
Norveççedrøfte, frivillig, med vilje, overlegge, overveid, overveie
Dette indikerer at prosessering også kan skje på et ubevisst nivå. — Risk aynı zamanda belirsizlikle kasıtlı etkileşim olarak da tanımlanabilir.
Endonezcerela hati, sengaja, sukarela, swakarsa, volunter /səˈŋad͡ʒa/
to be intended · faked, made up
aile: bersengaja, kesengajaan, menyengaja, menyengajakan
Ini argumen kesengajaan. — Bu kasıtlı bir akıl yürütmedir.
Bulgarcaбезплатен, благоразумен, далновиден, доброво́лен, обми́слен, обмислям /bɛsˈpɫatɛn/
free (without cost)
çekim: karşılaştırma по́-безпла́тни · üstünlük на́й-безпла́тни
köken: без- (bez-) + платя́ (platjá, “to pay”) + -ен (-en)
Нарочно сме го направили така. — Bu kasıtlı yapıldı.
Slovakçaúmyselný, zámerný
Vedome sa ma oklamal, aby sa — Kasıtlı olarak beni aldattı mali durumu!
Slovencenameren, prostovoljen, prostovoljski
Zavesten je. Nameren je. — Bu bilinçli. bu kasıtlı.
Etimoloji
By surface analysis, kasıt + -lı.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
O kasıtlı mı?
Is that deliberate?
Bu kasıtlıydı.
This was deliberate.
Bu kasıtlı mıydı?
Was that intentional?
O, kasıtlı değildi.
It wasn't intentional.
-Kasıtlı olabilir mi?
- Could that have been intentional?
O onu kasıtlı yapmadı.
He didn't do it on purpose.
Onun hatası kasıtlıydı.
His mistake was intentional.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.
It's willful. It's intentional.
Evet, bunu kasıtlı yaptım.
Yes, I did this intentionally.
O, kasıtlı olarak değildi.
It wasn't on purpose.
Onu kasıtlı olarak yaptım.
I deliberately did that.
O, kasıtlı yalanlar söyledi
He told deliberate lies.