"bağlamak" kelimesinin İngilizcesi: attach, band, conjoin, connect, constrain. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelattach
Genelband
Genelconjoin
Genelconnect
Genelconstrain
Genelcouple
Genelfasten
Genelfetter
Genelhitch
Genelhook
Genelinvolve
Geneljoin
Genelrestrict
Genelsecure
Genelspan
Genelstint
Geneltap
Genelunite
Genelyoke
Genelannex
Geneltie
Genelannex
Geneltie
Genelhook up
Genelhook up
Çekim Tablosu
Geniş zamanbağlar
Geniş (olumsuz)bağlamam
Şimdiki zamanbağlamakta
Gelecek zamanbağlayabilecek
Geçmiş zamanbağladı
Şartbağlasa
Gereklilikbağlamalı
Emirbağla
Tanım
•(Başak, buz, kabuk, kaymak, küf, pas, tâne, yosun vb. maddelerle; deri, et, göbek, nasır, yağ vb. insan vücuduyla; renk, sûret vb. şekil ve halle; garaz, kin, yas gibi duygularla ilgili şeyler için) Peydâ etmek, hâsıl etmek, oluşturmak, tutmak.
•Belli bir parayı belirli zamanlarda ödemek üzere tahsis ve tayin etmek
•Bir kimseyi bir yerden ayrılamayacak duruma getirmek
•Bir malı şartlarda anlaşarak kendisi için ayırmak, tekeli altına almak; kapatmak.
•Bir şey veya bir kimse ile diğer bir şey veya kimseyi manevi bir bağla birleştirmek, birbirine yaklaştırmak
•Bir şey veya kimseyi diğer bir şey veya kimsenin yönetimi altına vermek, aralarında idari bir bağ kurmak
•Birine büyü yapmak
•Elektrik, su ve doğalgaz gibi aboneliği başlatmak, kişiye tahsis etmek.
to affix, bind, tie something to something else, especially with rope · to attach (durably bind, tie via links of emotional or physical dependence) · to become attached, become fond of (grow emotionally bound to)
çekim: geçmiş attaché · ortaç attaché · şimdiki attache · ulaç attachant
eş: accrocher, fixer, lier
köken: Inherited from Old French atachier, variant of estachier (“bind”), derived from estache (“stick”). Cognate with Old Occitan estacha, Italian stacca, Spanish estaca; from Gothic *stakka. Doublet of attaquer.
aile: attachement, attacher Pierre avec Paul, attacher le grelot, attacher sa tuque
Aucune permission pour lier la ressource. — Kaynağı bağlamak için izin yok.
çekim: geçmiş پیوست · ortaç پیوسته · şimdiki میپیوندد · ulaç پیوندنده
köken: From Middle Persian [Book Pahlavi needed] (ptwstn' /paywastan/), [Book Pahlavi needed] (ptwnd- /paywand-/, “to join, to connect”), from Proto-Iranian *pati- + *bándati (“to bind”); see بستن (bastan) for the latter element.
couple, pair · married or in romantic liaison, or acting together (of people) · yoke (ie a pair of animals tied together for ploughing)
çekim: çoğul ζευγάρια · tamlayan ζευγαριού
eş: ζεύγος
köken: From Byzantine Greek ζευγάρι (zeugári), ζευγάριν (zeugárin), from ζευγάριον (zeugárion), diminutive of Ancient Greek ζεῦγος (zeûgos). Ultimately from Proto-Indo-European *yewg- (“to join, tie together”).