riyakâr

/ɾi.jaːˈcaːɾ/
adj
TR → EN
"riyakâr" kelimesinin İngilizcesi: hypocrite, hypocritical, in(sin.)cere, hollow, hollowhearted. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhypocritenoun
Genelhypocriticaladj
Genelin(sin.)cere
Genelhollow
Genelhollowhearted
Genelhypocrite
Genelhypocrite
Genelhypocrite

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)riyakârı
Yönelme (-e)riyakâra
Bulunma (-de)riyakârda
Çıkma (-den)riyakârdan
Tamlayan (-in)riyakârın
Çoğul (-ler)riyakârlar

Tanım

•ikiyüzlü
•İkiyüzlü; yüze gülen; mürai
•Özü sözü bir olmayan

Diğer Dillerde

Almancaheuchler (eril) /ˈhɔɪ̯çlɐ/
hypocrite (person practising hypocrisy)
çekim: çoğul Heuchlern · tamlayan Heuchlers
eş: Hypokrit, Lügner, Pharisäer, Schauspieler, Tartüff
köken: heucheln (“to feign, to be hypocritical”) + -er
Und es wäre unehrlich von mir diese Probleme nicht zu er wähnen. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
hollow · off-peak
eş: troué
köken: Uncertain. Possibly from Late Latin crosuin, from Latin corrosum, or alternatively from a Vulgar Latin *crosus, of Gaulish origin.
aile: avoir la dent creuse, avoir un petit creux, creux de la vague, faire buisson creux
Et ce serait juste un manque de sincérité de ma part de passer sous silence ces problèmes. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
les heures creuses
past participle of ahuecar
Y sería un hipócrita si no los mencionara. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
İtalyancacavità, cavo, collotorto, ipocrita, vacuo (dişil) /ka.viˈta/
hollow; cavity · cavity
eş: concavità, incavo, recesso, incavatura, vano, vuoto
köken: Borrowed from Latin cavitātem.
E sarebbe semplicemente ipocrita da parte mia non tirarle fuori. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
Rusçaлицемер (eril) /lʲɪt͡sɨˈmʲer/
hypocrite
çekim: çoğul лицеме́ры · tamlayan лицеме́ра
eş: двуличник, лицемеришка
köken: Inherited from Proto-Slavic *licemĕrъ. By surface analysis, лицо (lico, “face”) + мерить (meritʹ, “to measure”).
И было бы просто неискренне с моей стороны не рассказать об этих проблемах. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
Arapçaأَجْوَف, مُرَاءٍ, مُنَافِق
وسأكون غير صادق اذا لم استعرض تحفظاتي. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
Farsçaپوک, توخالی, کاواک, کرو, گود, منافق /ˈpoːk/
hollow
hypocrite
çekim: karşılaştırma daha ikiüzlü · üstünlük ən ikiüzlü
köken: From iki (“two”) + üz (“face”) + -lü.
Yalançı yaltaqlar, ikiüzlü qorxaqlar Quduz it kimi tutar, yapışar.
a hole, hollow, cavity · a cargo hold · an anus, arsehole; both anatomical senses of butt
çekim: çoğul holen
köken: From Middle Dutch hol, from Old Dutch *hol, from Proto-West Germanic *hol, from Proto-Germanic *hulą.
aile: donderhol, enkelholig, holbewoner, holdrukker, holenbeer, holenbroeder, holenduif, holenkunde, holenkunst, holenmens
En het zou onoprecht van me zijn die problemen niet te benoemen. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
Je hol zul je zelf moeten schoonmaken.
Portekizcecaivanca, depressão, oco, vão, vazio (dişil) /de.pɾeˈsɐ̃w̃/
depression (state of mind producing serious long-term lowering of enjoyment) · depression (lower area)
çekim: çoğul depressões
eş: abaixamento, baixa, baixada, baixos, bocaina, bolsa
köken: Borrowed from Latin dēpressiōnem.
E não seria sincero da minha parte se não falasse desses problemas. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
dent · hollow, concavity · pothole (in roadway)
çekim: çoğul βαθουλώματα · tamlayan βαθουλώματος
eş: βάθεμα, κοιλότητα, κοίλωμα
köken: βαθουλώνω (vathoulóno, “to dent”) + -μα (-ma).
Και θα ήταν ανέντιμο εκ μέρους μου να μην εκθέσω αυτά τα προβλήματα. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
Japoncaくぼんだ, こもった, むなしい, 不誠実な, 中空の, 偽君子
中身がない。空虚な。
俗に、富田の御堂または御坊という。 — Riya yapan kişiye riyakâr veya mürai denir.
Korece위선자 /ɥisʰʌ̹ɲd͡ʑa̠/
hypocrite (person practising hypocrisy)
eş: 위선쟁이
köken: Sino-Korean word from 僞善者, from 僞善 (“hypocrisy”) + 者 (“-er”).
항렬을 나타내는 자(字)를 항렬자 또는 돌림자라고 한다. — Riya yapan kişiye riyakâr veya mürai denir.
a valley, a depression
çekim: çoğul dalsänkor · tamlayan dalsänkas
deaf · muffled · without openings
çekim: karşılaştırma głuchszy · üstünlük najgłuchszy
eş: niesłyszący, ogłuchły, bezdźwięczny
köken: Etymology tree Proto-Slavic *gluxъ Polish głuchy Inherited from Proto-Slavic *gluxъ.
Byłbym nieszczery, gdybym o nich nie wspomniał. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
Ukraynacaбеззмістовний, лицемір, лунки́й, поро́жній, празний, пустий /bezːmʲiˈstɔu̯nei̯/
empty, hollow, substanceless (without substance; destitute of effect, sincerity, or sense)
köken: From без- (bez-) + зміст (zmist) + -о́в- (-óv-) + -ний (-nyj).
hollow, excavated, empty · internally decayed; worm-eaten · insubstantial, worthless, meaningless
çekim: çoğul खोखले
köken: Derived from Proto-New Indo-Aryan *खोक्ख (khŏkkha, “hollow”). + Middle Indo-Aryan -𑀮- (-la-) + -𑀓- (-ka-). Compare Punjabi ਖੋਖਰਾ (khokhrā, “open, empty, hollow”), Nepali खुकुलो (khukulo, “loose, slack”), Gujarati ખોખું (khokhũ, “empty box”), Odia ଖୋଖୋ (khokho, “sound of hollow things when struck”), Marathi खोंक (khoṅka, “hole, bruise”), खोकस (khokas, “hollow grains”).
aile: खोखलापन
खोखला पेड़
खोखला दाँत
खोखली बातें
a holier-than-thou, sanctimonious person
çekim: çoğul hurskastelijat · tamlayan hurskastelijan
köken: hurskastella + -ja
Ja olisi aivan kaksinaamaista minulta jättää nuo ongelmat huomiotta. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
nemající obsah
A bylo by ode mne neupřímné se o těchto věcech nezmínit. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
depression, hollow, cavity, groove, recess · dell · dimple
çekim: çoğul adâncituri · tamlayan adâncituri
köken: From adânci + -tură.
Și ar fi nesincer din partea mea să nu le menționez. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
Macarcaálszent, képmutató, odú /ˈaːlsɛnt/
hypocritical (characterized by hypocrisy or being a hypocrite)
çekim: karşılaştırma álszentebb · üstünlük legálszentebb
köken: ál- (“pseudo, fake”) + szent (“saint”)
És nem lennék őszinte, ha nem tenném szóvá őket. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
İbraniceחָלוּל, צבוע \ צָבוּעַ, רֵיק
ובאותה מידה, לא יהיה כנה מצידי שלא לטפל בבעיות אלה. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
Latincecassus, cavus, inanis, vacuus /ˈkas.sʊs/
hollow, empty, devoid of something · lacking · useless, fruitless, vain, futile
köken: Verbal adjective of the same root as careō (“to lack”), castus (“pure”), perhaps from Proto-Indo-European *ḱes- (“to cut”).
aile: cassō, in cassum, nux cassa
Dancadyb, gryden, hul, hykler /ˈd̥yˀb̥/
deep · profound
çekim: karşılaştırma dybere · üstünlük dybest
köken: From Old Danish diup, from Old Norse djúpr, from Proto-Germanic *deupaz, from Proto-Indo-European *dʰewb-. Compare Swedish djup, German tief.
aile: afgrundsdyb, allerdybest, dybereliggende, dybfølt, dybhed, dybrød, dybtgående, dybttænkende, fordybe, uddybe
Norveççedyp, hull, innhul
Endonezcemunafik /muˈnafik/
someone who claims to bear witness of the Oneness of God and the prophethood of Muhammad but actually does not so in their heart · hypocrite
çekim: çoğul munafik-munafik
köken: Inherited from Malay munafik, from Arabic منافق.
aile: kemunafikan
Saya akan jadi tidak jujur bila tidak mengatakan masalahnya. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
Vietnamcakẻ đạo đức giả, kẻ giả hình, kẻ giả nhân giả nghĩa, rỗng /zəwŋ͡m˦ˀ˥/
hollow, empty
aile: rỗng ruột, rỗng tuếch, sáo rỗng, tập hợp rỗng, thùng rỗng kêu to, trống rỗng
Bulgarcaбезсъдържателен, вдлъбнатина, коруба, кух, лицемер, падина (dişil) /vdɫɐbnɐtiˈna/
indentation, cavity · groove, concave structure · small depression (geological formation)
çekim: çoğul вдлъбнатини́
köken: вдлъбна́т (vdlǎbnát, “concave”) + -ина (-ina).
И просто би било неискрено да не се обърна към тези проблеми. — Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.

Etimoloji

From Ottoman Turkish ریاكار (riyakar), from Persian ریاکار (riyâkâr). Equivalent to riya + -kâr.

Örnek Cümleler

Sami riyakardı.
Sami was a hypocrite.
Riyakârlığı bırak.
Stop being hypocritical.
Sami riyakâr değil.
Sami is not a hypocrite.
Ahlakçılık, hayırseverlik ve riyakârlık
Moralism, benevolence and hypocrisy
Riya yapan kişiye riyakâr veya mürai denir.
One who performs conjurations is called a conjurer or conjuror.
Senin riyakarlığın gerçekten büyük bir problem.
Your hypocrisy is really a big problem.
Ve bunlara değinmezsem riyakârlık etmiş olurum.
And it would just be insincere of me not to address those problems.
Riyakâr, namert, kaypak, cahil ve yalancı insanlardan nefret eder.
He hates hypocritical, despicable, unreliable, ignorant and liars.
"​Riyakarlığın tanımı" ve bilgi grafiği. @carlosezln ve diğerleri tarafından Twitter'da paylaşıldı.
"​Definition of Hypocrisy" and infographics. Shared by @carlosezln and others on twitter.
riyakâr ile daha fazla örnek cümle →