azılı
/a.zɯˈɫɯ/
adj
C2 seviye
TR → EN
"azılı" kelimesinin İngilizcesi: fierce, ferocious, fierce. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelfierceadj
Genelferociousadj
Genelfierce
Tanım
•(mecaz) Çok şiddetli, korkunç olan.
•azgın
•Çok şiddetli; korkunç
•Gözü bir şeyden yılmayan; azgın
Diğer Dillerde
threatening
çekim: karşılaştırma bedrohlicher · üstünlük am bedrohlichsten
köken: bedrohen + -lich
Ihre größten Feinde sind Dr. Drakken und seine Komplizin Shego. — En azılı düşmanı Shego ve DR.DRAKKEN dır.
Fransızcadangereux, Dangereux, périlleux, redoutable, périlleux, redoutable /dɑ̃ʒ.ʁø/
dangerous
eş: périlleux, périculeux
köken: From Old French dangereus, from dangier. Equivalent to danger + -eux.
aile: dangereusement, dangerosité
Il est probablement le tueur avec le plus de victimes, encore vivant sur terre. — Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.
bitter; fierce
El intruso es un asesino violento. — Davetsiz misafir azılı bir katil.
Esto había resultado en un conflicto muy enconado, muy difícil de entender, entre Antonio y José Cañueto.
İtalyancaabominevole, efferato, feroce, odioso, risoluto /a.bo.miˈne.vo.le/
abominable
eş: detestabile, disgustoso, esecrabile, indegno, infame, nefando
köken: From abomin(io) (“abomination”) + -evole.
aile: abominevolmente
È un supercriminale nemico di Superman. — Superman'ın azılı düşmanıdır.
Rusçaбесстрашный /bʲɪsːˈtraʂnɨj/
fearless (free from fear)
eş: смелый, храбрый, отважный, мужественный, неустрашимый
köken: Inherited from Proto-Slavic *bezstrašьnъ. By surface analysis, бесстра́шие (besstrášije) + -ный (-nyj)
Нарушитель - опасный убийца. — Davetsiz misafir azılı bir katil.
Arapçaشَرِس
هو العدو الرئيسي لسوبرمان. — Superman'ın azılı düşmanıdır.
predator · wild animal
çekim: çoğul درندگان
köken: From در (dar, present stem of دریدن (daridan, “to bite, ravage”)) + ـنده (-ande).
aile: درندگی
Azericedəhşətli, şiddətli
terrible · fierce, severe, ferocious
çekim: karşılaştırma daha dəhşətli · üstünlük ən dəhşətli
köken: dəhşət + -li
simple, ordinary, usual · wild, untamed · primitive
köken: Derived from Classical Persian یابایی (yābāyī, “desertic; wild, untamed, undomesticated; uncultivated”), a Transoxianan variant of یابانی (yābānī /yâbâni). Compare Bashkir ябай (yabay), Kyrgyz жапайы (japayı), Uzbek yovvoyi, Uyghur ياۋايى (yawayi), ياۋا (yawa), Turkmen ýabany, Turkish yabani, etc.
intense, heavy
çekim: karşılaştırma heftiger · üstünlük heftigst
eş: erg, rabiaat, fel, hevig
köken: 16th c., borrowed from German heftig, from Middle High German heftec, heiftec, from Old High German heiftig. Can be analyzed as heft (“control”) + -ig (“-y”).
aile: heftigheid, verheftigen
Hij is een vaste vijand van Superman. — Superman'ın azılı düşmanıdır.
Portekizceferoz, ferrenho, impetuoso /feˈɾɔ(j)s/
fierce (extremely violent, severe, ferocious or savage) · fierce (threatening in appearance or demeanor)
çekim: karşılaştırma mais feroz · üstünlük o mais feroz
köken: Learned borrowing from Latin ferox (“wild, untamed”).
aile: ferozmente
O intruso é um assassino violento. — Davetsiz misafir azılı bir katil.
Yunancaάγριος, τρομερός
undomesticated, untamed, feral, wild · wild, uncultivated · uncouth, unsociable, uncivilised (UK), uncivilized (US)
çekim: karşılaştırma αγριότερος · üstünlük αγριότερος
köken: From Ancient Greek ἄγριος (ágrios).
Ο εισβολέας είναι ένας βίαιος δολοφόνος. — Davetsiz misafir azılı bir katil.
severe · intense, acute, extreme · violent
köken: Cognate with the verb 励む (hagemu).
スーパーマンの宿敵。 — Superman'ın azılı düşmanıdır.
furious; fierce
köken: 맹렬(猛烈) (maengnyeol) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving adjectives).
아마도 그는 생존해있는 살인범 중에 가장 많은 사람을 죽인 사람이지 않나 싶습니다. — Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.
맹렬한 소아마비 바이러스가 아프가니스탄, 파키스탄 및 나이지리아에 여전히 남아 있다.
active · active (in the active voice) · active, top
çekim: karşılaştırma aktivare · üstünlük aktivast
zıt: passiv
Inkräktaren är en våldsam mördare. — Davetsiz misafir azılı bir katil.
Lehçebestialski, brutalny, okrutny, zawzięty /bɛsˈtjal.ski/
bestial, ferocious, savage (extremely brutal, vicious or merciless)
çekim: karşılaştırma bardziej bestialski · üstünlük najbardziej bestialski
eş: bezlitosny, potworny
köken: Learned borrowing from Latin bestiālis + -ski.
aile: bestialskość
Intruz jest niebezpiecznym mordercą. — Davetsiz misafir azılı bir katil.
Ukraynacaлю́тий
frightening, scary · insurgent, extreme · radical
köken: Borrowed from Sanskrit उ॒ग्र (ugrá).
aile: उग्रवाद, उग्रवादी
Fincehurja, julma, raivokas, raivopäinen, raju /ˈhurjɑ/
fierce, wild, ferocious, frantic, intense · scary · crazy (very unexpected; wildly surprising)
çekim: karşılaştırma hurjempi · üstünlük hurjin
köken: According to SSA, Sound-symbolic (compare hurista). Related to Karelian huri and Estonian hurjutama.
aile: hurjastella, hurjasti, hurjeta, hurjimus, hurjistaa, hurjuus, hurjaluonteinen, hurjaluontoinen, hurjannäköinen, hurjanrohkea
Tunkeilija on väkivaltainen tappaja. — Davetsiz misafir azılı bir katil.
Çekçedivoký, krutý, naprostý, nelítostný, ohrožující, urputný /ˈɟɪvokiː/
wild
çekim: karşılaştırma divočejší · üstünlük nejdivočejší
eş: nekonvenční, extravagantní
zıt: krotký
köken: Inherited from Old Czech divoký, from Old Czech diví + -oký, from Proto-Slavic *divьjь.
aile: divočák, divočina, divokost
Rumencefioros
fierce
köken: From fior + -os.
Acesta e probabil cel mai prolific criminal în masă încă în viață. — Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.
Macarcaádáz, dühödt, elkeseredett, elszánt, fenyegető, iszonyú /ˈaːdaːz/
ferocious, fierce
çekim: karşılaştırma ádázabb · üstünlük legádázabb
köken: Of unknown origin.
Vélhetően ő a legvérengzőbb tömeggyilkos aki ma a Földön él. — Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.
wild, bold, fierce · defiant, arrogant
çekim: karşılaştırma ferōcior · üstünlük ferōcissimus
zıt: misericors, mītis, tranquillus, placidus, quietus, clemens
köken: From Proto-Italic *ferōks, from earlier *xʷerōks, from Proto-Indo-European *ǵʰweroh₃kʷs (“having the appearance of a wild animal”), from *ǵʰwero- (early Proto-Italic *xʷeros, suffixed form *ǵʰwer- (“wild animal”)) + *h₃ekʷ- (“eye; to see”).
aile: ferōcia, ferōciō, ferōcitās, ferōciter, ferōcitior, ferōcitissimē, ferōcitissimus, ferōcitius, ferōculus
ferocious, wild (likely to attack or bite) · greedy, immoderate
köken: Borrowed from Middle Low German glupesch. Equivalent to glube + -sk, similarly to bidsk. Compare Norwegian and Swedish glupsk.
Den indtrængende er en voldelig morder. — Davetsiz misafir azılı bir katil.
Norveççegrusom, vill
stormy, turbulent, tumultuous · tangled, wild (of growth, weeds, etc.) · wild, unruly, boisterous
çekim: karşılaştırma по́-бу́йни · üstünlük на́й-бу́йни
köken: Inherited from Proto-Slavic *bujьnъ.
Той е враг на Супермен. — Superman'ın azılı düşmanıdır.
Galiçyacafero /ˈfɛɾo/
fierce, savage · acrid; harsh · wild, rustic, uncultivated
çekim: çoğul feros
köken: From Old Galician-Portuguese fero, from Latin ferus (“wild, uncultivated”).
aile: feroz, Monfero, porco fero
Etimoloji
By surface analysis, azı + -lı.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Çekişme azılıydı.
The competition was fierce.
Tom bir azılı suçlu.
Tom is a career criminal.
Tom azılı bir komünist.
Tom is a card-carrying communist.
Sen azılı bir yalancısın.
You are a notorious liar.
Superman'ın azılı düşmanıdır.
He is Superman's arch enemy.
En azılı aranan suçlulardan biri !
One of the most wanted criminals!
Jerry Abershawe azılı bir hayduttu.
Jerry Abershawe was a notorious footpad.
Leyla lisedeyken azılı bir sürtüktü.
Layla was a raging bitch in high school.
Mary'nin çocukları azılı ve saygısız.
Mary's children are unruly and disrespectful.
Sonra en azılı düşmanlarından olmuştur.
Those who wrestle with its truths will be richer for it.
Romanya'nın en azılı suçlusu yakında iade edilecek
Romania's most-wanted closer to extradition
Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.
And he is probably the most prolific mass murderer alive on Earth today.