azgın
/azˈɡɯn/
adj
C1 seviye
TR → EN
"azgın" kelimesinin İngilizcesi: angry, unbridled, wild, fierce, fierce. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelangryadj
Genelunbridled
Genelwild
Genelfierce
Genelfierce
Genelfurious fierceadj
Tanım
•azmış olan, azılı
•Bir soyadı. Zapt, sınırı aşmış, tahrik olmuş
•Azmış olan; azılı
•Cinsel istekleri aşırı olan
•Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan ten
•Çok yaramaz çocuk
•Coşmuş, taşmış
•Gözü hiçbir şeyden yılmayan
Diğer Dillerde
Almancaböse, verärgert, wild, zornig /ˈbøːzə/
evil; malicious; wicked · bad; naughty · mean, dark (of jokes, satire, tricks, etc.)
çekim: karşılaştırma böser · üstünlük am bösesten
zıt: gut, brav
köken: From Middle High German bœse, bōse, from Old High German bōsi, from Proto-West Germanic *bausī, from Proto-Germanic *bausuz (“inflated, puffed up, arrogant, bad”), from Proto-Indo-European *bʰew-, *bew- (“to blow, inflate, swell”), akin to Yiddish בייז (beyz), Dutch boos, and English boast.
aile: bitterböse, bösartig, boshaft, Bosheit, böswillig
Ich bin so high und erregt — Çok sarhoş ve azgınım.
Unsere Taten können schlimme Folgen haben, selbst wenn wir keine bösen Absichten hatten.
jemandem Böses wollen
Böse Kinder kriegen nichts vom Sankt Nikolaus.
furious
köken: Inherited from Old French furieus, borrowed from Latin furiōsus.
aile: fou furieux, furieusement
Les nations ont bu de son vin. — Çünkü bütün uluslar Azgın fuhşunun şarabından içtiler.
İspanyolcadesmadrado, enfadado, enojado, fiero, inflamado, montaraz /desmaˈdɾado/
motherless · unconventional; zany
No tienen conocimiento de él, no siguen más que conjeturas. — Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı."
İtalyancaarrabbiato, brado, infiammato, selvaggio, selvatico /ar.rabˈbja.to/
mad, rabid (of an animal) · mad, angry (of a person)
çekim: üstünlük arrabbiatissimo
eş: adirato, fremente, furente, furibondo, furioso, imbestialito
köken: From arrabbiare, from rabbia.
aile: arrabbiata, all'arrabbiata, arrabbiatamente, penne all'arrabbiata
Rispetto a me — Çok sarhoş ve azgınım.
Tu sembri arrabbiato.
Rusçaразъярённый, бешеный, своевольный, своенравный, непослушный
своевольный, своенравный, непослушный
Весьма силён как Хранитель. — Sahibi gibi çok azgındır.
Arapçaبَرِّيّ, غَاضِب, غَضْبَان, مُتَوَحِّش
لقد مضينا خلال العواصف الترابية. — Azgın dalgalar geçti üzerimden.
inflection of əsəb: · third-person singular/plural possessive nominative singular
Özbekçebadjahl, jahldor
mad, angry · upset, frustrated · evil
çekim: karşılaştırma bozer · üstünlük meest boos
eş: toornig
köken: From Middle Dutch bôse, from Old Dutch bōsi, from Proto-West Germanic *bausī, from Proto-Germanic *bausuz.
aile: boosheid
De Obereggen stroomt voorbij Obereggen. — Azgın dalgalar geçti üzerimden.
Er zijn boze geesten in deze bossen.
Portekizcebravio, bravo, irritado, raivoso, selvagem, silvestre /bɾaˈvi.u/
feral, wild · uneducated, uncivilized · difficult to traverse, untraversable, impenetrable
çekim: çoğul bravios
eş: silvestre, brabo, bravo, intransitável, infrutífero, estéril
köken: bravo + -io.
aile: bravia, braviamente, braviozinho, braviozão
Cruel é o furor, e impetuosa é a ira; mas quem pode resistir � inveja? — Öfke zalim, hiddet azgındır, Ama kıskançlığa kim dayanabilir?
Yunancaάγριος, ανήμερος, θυμωμένος
undomesticated, untamed, feral, wild · wild, uncultivated · uncouth, unsociable, uncivilised (UK), uncivilized (US)
çekim: karşılaştırma αγριότερος · üstünlük αγριότερος
köken: From Ancient Greek ἄγριος (ágrios).
Ο θυμος ειναι σκληρος και η οργη οξεια αλλα τις δυναται να σταθη εμπροσθεν της ζηλοτυπιας; — Öfke zalim, hiddet azgındır, Ama kıskançlığa kim dayanabilir?
Korece길들여지지 않은, 야생의, 화난
형처럼 무뚝뚝한 얼굴. — Sahibi gibi çok azgındır.
angry, mad
çekim: karşılaştırma argare · üstünlük argast
köken: From Old Swedish argher, from Old Norse argr, from Proto-Germanic *argaz, from Proto-Indo-European *h₃orǵʰ-, *h₃erǵʰ- (“to copulate”).
Vrede är en grym sak och harm en störtflod, men vem kan bestå mot svartsjuka? — Öfke zalim, hiddet azgındır, Ama kıskançlığa kim dayanabilir?
Jag blev arg på honom
Elin blev mycket arg när hennes hund kissade i köket
Lehçedziki, rozgniewany, zły /ˈd͡ʑi.ki/
wild, untamed · wild, lacking inhibition or moderation (e.g. a party) · asocial, shut-in, very introverted
çekim: karşılaştırma dzikszy · üstünlük najdzikszy
eş: reg. (Śląsk) dziwoki, psi
köken: Etymology tree Proto-Slavic *dikъ Polish dziki Inherited from Proto-Slavic *dikъ.
aile: dzicz, dzikus, dziczeć, zdziczeć
Człowiek tak samo okrutny jak jego zwierzchnik. — Sahibi gibi çok azgındır.
Ukraynacaзлий, розгні́ваний, розсе́рджений, серди́тий /zɫɪi̯/
bad, evil · angry
çekim: karşılaştırma злі́ший
köken: From Proto-Slavic *zъlъ.
Найрізноманітніші уламки пропливали повз нас. — Azgın dalgalar geçti üzerimden.
angry · indignant · resentful
köken: Borrowed from Sanskrit क्रोधित (krodhita).
unrestrained, unchecked, unbridled, rampant
çekim: karşılaştırma hillittömämpi · üstünlük hillittömin
köken: hillitä + -tön
aile: hillittömyys, hillittömästi
Seinejoki virtaa Suresnesin läpi. — Azgın dalgalar geçti üzerimden.
Çekçedivoký, naštvaný, rozhněvaný, rozzlobený, zlostný /ˈɟɪvokiː/
wild
çekim: karşılaştırma divočejší · üstünlük nejdivočejší
eş: nekonvenční, extravagantní
zıt: krotký
köken: Inherited from Old Czech divoký, from Old Czech diví + -oký, from Proto-Slavic *divьjь.
aile: divočák, divočina, divokost
Je stejně tak zkažený jako on. — Sahibi gibi çok azgındır.
unleashed
çekim: geçmiş of dezlănțui · ortaç of dezlănțui
köken: Past participle of dezlănțui.
Văile mari erau traversate de apeducte. — Azgın dalgalar geçti üzerimden.
annoyed
çekim: karşılaştırma bosszúsabb · üstünlük legbosszúsabb
köken: bosszú + -s (adjective-forming suffix)
aile: bosszúsan
Ne légy messze tõlem, mert közel a nyomorúság, és nincs, a ki segítsen. — Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.
İbraniceבַּר, סר, פֶּרֶא
to turn, to turn aside · to depart
çekim: geçmiş סַרְתָּ
אני כלכך מסטולה וחרמנית — Çok sarhoş ve azgınım.
unfeeling, rude · ruthless, cruel, merciless
çekim: karşılaştırma crūdēlior · üstünlük crūdēlissimus
zıt: mītis, misericors, tranquillus, placidus, quietus, clemens
köken: From crūdus.
whirr (a sibilant buzz or vibration from insect wings)
çekim: çoğul surrene · tamlayan surs
köken: Verbal noun to surre (“to whirr”) (imitative).
Stærke Tyre står omkring mig, Basans vældige omringer mig, — Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.
Norveççerasende, sint, vill
Dekkvingene har rynkete overflate. — Azgın dalgalar geçti üzerimden.
Endonezcemarah /ˈmarah/
angry; mad; upset
çekim: karşılaştırma lebih marah · üstünlük paling marah
köken: Inherited from Malay marah, possibly from one of which: * Sanskrit मार (māra, “slaughter, destruction, calamity, danger”) or its cognate in Persian [Term?]. Doublet of mara. * Proto-Malayic *(ma-)irah (“red”), from Proto-Malayo-Polynesian *(ma-)iʀaq (“red”). Doublet of merah. Largely displaced native bengis for the adjective, and amuk for the verb and the noun.
aile: kemarahan, memarahi, memarahkan, pemarah
Seperti kawanan banteng, musuh mengerumuni aku, seperti banteng liar dari Basan mereka mengepung aku — Boğalar kuşatıyor beni, Azgın Başan boğaları sarıyor çevremi.
Etimoloji
From Ottoman Turkish آزغین (azgın), from Old Anatolian Turkish آزغون (azġun). By surface analysis, az- + -gın.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümlelerazgın ile daha fazla örnek cümle →
Aşma ve azgınlaşma.
And do not exceed the limits of (service to Allah).
Çünkü biz azgındık."
In fact we ourselves were astray."
Sahibi gibi çok azgındır.
He is awkward like Max.
Azgınlar için bir barınak.
The rebels' abode,
O, azgın bir diktatör idi.
He was certainly a tyrant, guilty of excess.
En azgınları ayaklanmıştı.
When among them the great wretch arose,
Azgınların varacağı yerdir.
The rebels' abode,
Şairlere ise azgınlar uyar.
As for the poets, only those who go astray follow them.
Onlara karşı azgınlık etti.
Korah was one of Moses' nation.
En azgınları ileri atılınca,
When among them the great wretch arose,
Artık her kim azgınlık etmiş,
Then he who had been rebellious
Ona ancak en azgın olan girer.
No one will burn in it but the most wretched,