ürkek
/yɾˈcec/
adj
C2 seviye
TR → EN
"ürkek" kelimesinin İngilizcesi: timid, nervous, shy, hangdog, timorous. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltimidadj
Genelnervous
Genelshy
Genelhangdog
Geneltimorous
Geneltremulous
Geneltimid
Görsel

Tanım
•Çok ürken, korkuya çabuk kapılan.
•Her şeyden çekinen
•Çok ürken, korkuya çabuk kapılan
Diğer Dillerde
Almancanervös, scheu, schüchtern, verlegen /nɛɐ̯ˈvøːs/
nervous (anxious) · jumpy
çekim: karşılaştırma nervöser · üstünlük am nervösesten
köken: From Latin nervōsus, equivalent to Nerv + -ös.
Sie ist etwas schüchtern. — Biraz ürkek birisi.
Fransızcaembarrassé, en moins, gêné, lancer, nerveux, prudent /ɑ̃.ba.ʁa.se/
past participle of embarrasser
eş: gêné, empêtré
Il est craintif comme un lièvre. — Tavşan gibi ürkekti.
İspanyolcalanzar, nervioso, reservado, tímido, vergonzoso /lanˈθaɾ/
to throw · to launch · to pitch
çekim: geçmiş lancé · ortaç lanzado · şimdiki lanza
eş: difundir, divulgar, popularizar, esparcir, dropear, brotar
köken: Inherited from Old Spanish lançar, from Late Latin lanceāre, derived from Latin lancea (“spear”), of Celtiberian origin. Compare Catalan llançar, Asturian llanzar, French lancer, Italian lanciare, Occitan and Portuguese lançar, English launch. Doublet of lancear, a later borrowing.
aile: lance, lancear, lanza, lanzacargas, lanzadestellos, lanzafuegos, lanzagranadas, lanzallamas, lanzamiento, lanzapiedras
Su voz tiene un sonido tímido y tembloroso.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
El bebé lanzó el juguete con todas sus fuerzas.
No pude lidiar con el modo en que lanzaba ese tipo.
lanzar un chiste
İtalyancaadombrarsi, gettare, meno, nervoso, scagliare, schivo /a.domˈbrar.si/
reflexive of adombrare · to shy (of a horse) · to be offended
çekim: geçmiş adombràtosi · ortaç adombràtosi · şimdiki si adómbra · ulaç adombràntesi
Attaccano da lontano e sanno nascondersi bene. — Çok ürkektirler ve iyi saklanırlar.
Rusçaнесмелый, боязливый, робкий
Его голос робкий и трепетный звук.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Arapçaخَجِل, خَجُول, عَصَبِيّ, مُوَرَّط
صوته وصوت مرتجف وخجول.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Azericehəyəcanlı, utancaq /hæjæd͡ʒanˈɫɯ/
excited · exciting · nervous
çekim: karşılaştırma daha həyəcanlı · üstünlük ən həyəcanlı
köken: From həyacan + -lı.
Felemenkçeschuw, schichtig, vreesachtig
Zijn stem heeft een timide en trillende geluid.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
first-person singular present indicative of arremessar
Sua voz tem um som tímido e trémulo.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Yunancaαγχωμένος, νευρικός, ντροπαλός, φοβητσιάρης /aŋ.xoˈme.nos/
stressed
köken: Perfect participle of αγχώνομαι (anchónomai), passive voice of αγχώνω (“make anxious, stress”).
Η φωνή του έχει μια άτολμη και τρεμουλιαστή ήχο.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
nervous; uneasy; fidgety
çekim: geçmiş そわそわした
臆病でわがまま。 — Korkak ve ürkektir.
そわそわと落ち着かない
Korece용감하지 않은, 소심한
비겁하고 거만한 성격. — Korkak ve ürkektir.
past participle of besvära
Hans röst har en skygg och darrande ljud.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Lehçebojaźliwy, nerwowy, nieśmiały, płochliwy, strachliwy, wstydliwy /bɔ.jaˈʑli.vɘ/
chicken-hearted, chicken-livered, nesh, pusillanimous, spooky, timorous
çekim: karşılaştırma bojaźliwszy · üstünlük najbojaźliwszy
eş: tchórzliwy, strachliwy, lękliwy, trwożliwy, lękliwy, przelękniony
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰeyh₂- Proto-Balto-Slavic *bajā́ˀtei Proto-Slavic *bojati Proto-Balto-Slavic *-nisder. Proto-Slavic *-znь Proto-Slavic *bojaznь Polish bojaźń Proto-Indo-European *-lós Proto-Slavic *-lъ Old Polish -ły Proto-Slavic *-ivъ Old Polish -iwy Old Polish -liwy Polish -liwy Polish bojaźliwy From bojaźń + -liwy.
aile: bojaźliwość
Jego głos jest nieśmiała i drżący dźwięk.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Ukraynacaбоязки́й, нерво́вий, несмі́лий, полохли́вий, сором'язли́вий, соромли́вий
Його голос боязкий і трепетний звук.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Hintçeतंत्रिकीय, लज्जावान /t̪ən.t̪ɾɪ.kiː.jᵊ/
neural, nervous; relating to the nerves or the nervous system
köken: Borrowed from Sanskrit तंत्रिकीय (taṃtrikīya). By surface analysis, तंत्रिका (tantrikā) + -ईय (-īya).
Fincearka, heitto, heittopaikka, hermo-, hermostunut, kavahtaa /ˈɑrkɑ/
timid, shy, bashful, fearful · tender, sore · sensitive, vulnerable (easily offended)
çekim: karşılaştırma arempi · üstünlük arin
köken: From Proto-Finnic *arka (compare Estonian arg), borrowed from Proto-Germanic *argaz (compare Old Norse argr).
aile: arkamainen, arasti, arkala, arkuus, arastaa, aristaa, arkailla, arkajalka, arkakatseinen, arkaluonteinen
Ne ovat arkoja ja piilottelevia. — Çok ürkektirler ve iyi saklanırlar.
fearful (tending to fear)
çekim: karşılaştırma bázlivější · üstünlük nejbázlivější
köken: From Proto-Slavic *bojazьlivъ.
Jeho hlas je plachý a třesoucí se zvuk.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
emotional (moved, overcome with emotion) · nervous, afflicted with anxiety about one’s performance
köken: From emoționa + -at.
Vocea lui are un sound timid şi tremurător.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Macarcaaggódik, bátortalan, félénk, félős, félszeg, feszélyezett /ˈɒɡːoːdik/
to worry about something, to be anxious about something or for somebody (-ért)
çekim: geçmiş aggódtak
köken: From the obsolete verb aggik (“to care about something”) + -ódik (reflexive or passive verb-forming suffix), where the verb is of disputed origin: either from Proto-Finno-Ugric *aŋke (“tight, depressed, distress, become tight”), or with a semantic blend and split related to agg (“very old”). A connection with Proto-Finno-Ugric *šoŋkɜ (“squeeze; narrow”) is considered unlikely.
aile: aggodalom, aggódás, aggódó
A hangja egy félénk és remegő hang.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Aggódom a fiamért.
İbraniceבַּיְשָׁן
הקול שלו יש צליל ביישן רוטט.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Latincepavidus, timidus, trepidus, verēcundus /ˈpa.wɪ.dʊs/
trembling, quaking, fearful, terrified, alarmed · timid, timorous, shy
zıt: audāx, audēns, prōmptus, bellicus
köken: Etymology tree Latin paveō Proto-Indo-European *dʰeh₁-der. Proto-Italic *-iðos Latin -idus Latin pavidus From paveō + -idus.
çekim: karşılaştırma genertere · üstünlük genertest
köken: From generet, the past participle of genere.
Hans stemme har en frygtsom og sitrende lyd.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Norveççesjenert
Sommerfuglene er raske og sky, og ikke lette å fange eller observere. — Sudak balığı çok dikkatli ve ürkek bir balıktır ve kolay kolay tutulamaz.
Vietnamcahồi hộp, ngại, nhát, nhút nhát /hoj˨˩ hop̚˧˨ʔ/
nervous; anxiously excited
köken: Compare bồi hồi.
Giọng nói của ông có một âm thanh rụt rè và run.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Bulgarcaбоязли́в, на нервите, недостигащ, нервен, не́рвен, нервничещ /ˈnɛrvɛn/
nervous, anxious, agitated · nerve; nervous
çekim: karşılaştırma по́-не́рвни · üstünlük на́й-не́рвни
köken: нерв (nerv) + -ен (-en)
Гласът му е плахо и треперещ звук.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
не́рвна систе́ма
Slovakçanervózny, nesmelý /ˈnɛrvɔːzni/
nervous (anxious)
çekim: karşılaştırma nervóznejší · üstünlük najnervóznejší
zıt: pokojný
aile: nervózne, nervóznosť
Jeho hlas je plachý a trasúce sa zvuk.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Slovenceživčen
Njegov glas je plašen in drhtečim zvok.] — Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish اوركك (ürkek). By surface analysis, ürk- + -ek.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümlelerürkek ile daha fazla örnek cümle →
O çok ürkek.
He's very timid.
Çok ürkeksin.
You're very timid.
Sen ürkeksin!
You're scary!
Tom çok ürkektir.
Tom is very timid.
Tom ürkek değildir.
Tom isn't timid.
Tavşanlar ürkektir.
The rabbits are timid.
Tom ürkek, değil mi?
Tom is timid, isn't he?
Tom ürkek bir çocuk.
Tom is a timid boy.
O çok ürkek bir kız.
She's a very timid girl.
Bu sincap ürkek değil.
This squirrel is not shy.
Neden bu kadar ürkeksin?
Why are you so jumpy?
O, bir tavşan kadar ürkek.
He's as timid as a rabbit.
İlgili Sorular