ürkek ile cümle
ürkek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ürkek adam korkuyla titredi.The timid man trembled with fear.
Onun böyle ürkek olduğunu düşünmemiştim.I did not think he was so timid.
O, bir tavşan kadar ürkek.He's as timid as a rabbit.
O çok ürkek.He's very timid.
O ürkek görünüyor, ama o aslında iradeli bir kişidir.She seems timid, but she's actually a strong-willed person.
Daha önce bu kadar ürkek düşman görmedim!I haven't seen this spooky enemy before!
Çok ürkeksin.You're very timid.
Neden hepinizin bu kadar ürkek olduğunu bilmiyorum.I don't know why you're all so jumpy.
Neden bu kadar ürkeksin?Why are you so jumpy?
Tom ürkek değildir.Tom isn't timid.
Bu sincap ürkek değil.This squirrel is not shy.
Tom'un sincabı hiç ürkek değil. Hatta o burnumun dibinden fındık çaldı.Tom's squirrel is not shy at all. He even stole nuts from right under my nose!
Tom çok ürkektir.Tom is very timid.
Tom oldukça ürkek, değil mi?Tom is quite timid, isn't he?
Tom ürkek, değil mi?Tom is timid, isn't he?
Tom biraz ürkek görünüyor, değil mi?Tom seems a little jumpy, doesn't he?
Tom gerçekten utangaç ve ürkekti.Tom was really shy and nervous.
Tom'un ürkekliği fark edilebiliyordu.Tom's nervousness was noticeable.
Tom ürkek bir çocuk.Tom is a timid boy.
Sen ürkeksin!You're scary!
Tavşanlar ürkektir.The rabbits are timid.
O çok ürkek bir kız.She's a very timid girl.
Tom bunu yapmak için çok ürkek.Tom is too timid to do that.
Tom'un bu kadar ürkek olacağını düşünmedim.I didn't think Tom would be so timid.
Tom'un ürkek olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is timid.
James Lingk: Roma'nın en son müşterisi olan ürkek, orta yaşlı bir adamdır.James Lingk: A timid, middle-aged man who becomes Roma's latest client.
"Bir dakika," Ses self-kontrol ile ürkek, penetratingly söyledi."One minute," said the Voice, penetratingly, tremulous with self-control.
Ürkekçe, diğer durumlarda köşegenin daha üstlerindeyiz ama bu sorun değil.Timidly, we've been higher on the diagonal in other situations, but it's okay. It's good.
'O - çok güzel bir gün! Seferlik' ürkek söyledi onun tarafında ses.'It's--it's a very fine day!' said a timid voice at her side.
Sesi ürkek ve titrek bir sesi vardır.]His voice has a timid and tremulous sound.]
O ağzından alevler çıkan adam yerine, neredeyse ürkek diyeceğim, utangaç bir adamla karşılaşmıştım.I didn't see the fiery... fire-breather... I saw a very timid almost, shy man.
Matematik ve konuşma açısından ürkek çocuklarım var, ve onlar sohbete katılıyorlar.I've got kids who are mathematically and conversationally intimidated joining the conversation.
Ve göreceksin onları, zilletten ezilip büzülmüş halde ürkek bakışlarla bakarken, ateşe salınırlar.You should see them brought before the Fire, abject in disgrace, looking stealthily.
İş dünyası: Yatırımcılar Kosovo konusunda ürkekBusiness: Investors skittish on Kosovo
Başlarda biraz ürkekti.Er war anfangs schüchtern.
Bu kadar ürkek olma.Sei nicht so schüchtern.
Biraz ürkek birisi.Sie ist etwas schüchtern.
Tavşan gibi ürkekti.Il est craintif comme un lièvre.
Çok ürkek ve saklı yaşayan bir hayvandır.Es un animal muy huidizo y esquivo.
Çok ürkektirler ve iyi saklanırlar.Attaccano da lontano e sanno nascondersi bene.
Simon kayıtsız dünyada izole varlığını tırmalamayan, ürkek bir adamdır.Боб — беззащитное существо, неспособное самостоятельно выжить в агрессивном мире.
Genellikle gece işlektirler, çok ürkektirler.Geralmente são noturnos, alguns muito ágeis.
Sudak balığı çok dikkatli ve ürkek bir balıktır ve kolay kolay tutulamaz.É um peixe intensamente curioso e não tem medo dos barcos.
Çok ürkek ve saklı yaşayan bir hayvandır.Het is een zeer schuwe en verborgen levende soort.
Ürkek bir kuş değildirler ama ağaçlardaki yaşam tarzları yüzünden zor gözlemlenirler.Tajgasångaren är ingen skygg fågel, men dess livsstil i skogen gör att den är svår att få syn på.
Çok ürkek ve saklı yaşayan bir hayvandır.Je to plaché zvíře, které je ostražité.
James Lingk: Roma'nın en son müşterisi olan ürkek, orta yaşlı bir adamdır.Jonathan Pryce mint James Lingk: félénk, középkorú férfi, Roma utolsó ügyfele.
Çok ürkek ve saklı yaşayan bir hayvandır.Óvatos és rejtőzködő állat.
Ürkek bir kuş değildirler ama ağaçlardaki yaşam tarzları yüzünden zor gözlemlenirler.A madár nem fél az embertől, de lombközeli életstílusa miatt megfigyelni nehéz.
Çok ürkektirler ve iyi saklanırlar.Ne ovat arkoja ja piilottelevia.
Bütün kefaller gibi ürkek ve çevik bir balıktır.Μοιάζει με γιγάντιο ψάρι και ξερνάει φλόγες.
İlk başlarda ürkek ve doğaüstü yaratıklarla ilgili saf olarak tanıtılır.I starten ser man kun enkle, naturtro billeder af storvildt.
Sudak balığı çok dikkatli ve ürkek bir balıktır ve kolay kolay tutulamaz.Sommerfuglene er raske og sky, og ikke lette å fange eller observere.
Ürkek bir kuş değildirler ama ağaçlardaki yaşam tarzları yüzünden zor gözlemlenirler.Det er en sky fugl som er vanskelig å få øye på i rørskogen.
Korkak ve ürkektir.Bersifat pengecut dan pengeluh.
Korkak ve ürkektir.臆病でわがまま。
Ame cesaretsiz, ürkek Bergþóra kanının intikamını alır.金メダルを獲得し白人たちから無血勝利を得る。
Nerdeyse tamamen gece gezerler ve ürkektirler, rahatsız edildiklerinde 2.5 metreye atlayabilirler.它们是非常害羞的夜行动物,当它们受惊吓时可跳2.5米。
Korkak ve ürkektir.비겁하고 거만한 성격.
Köpek balığı diye anılmasına karşın çok ürkektir.그런데 갑이 기르는 강아지로 인해서 을이 고통을 받고 있다.
İlgili Sayfalar