while

/waɪl/1 hece
noun
A1 seviye
EN → TR
"while" kelimesinin Türkçesi: -ken, zaman, süre, müddet, vakit. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genel-kennoun
Genelzaman
Genelsüre
Genelmüddet
Genelvakit
Genelikennoun
Genelbazen
Genelken
Geneliken
Genelken
Geneliken
Genelkısa süre
Genelara sıra. be worth while zahmetine değmek
Genelthe while o esnada
Genelaynı zamanda.
Genelaway( ile) (vakit) geçirmek. between whiles zaman zaman

Görsel

Sürekli eleştiren, her şeyde kusur arayan insanlar aslında sizden değil, kendilerinden emin değildir. Kişinin muhatabına yaptığı her fena tavır, temelde kendinde de bildiği bir eksikliktendir. Eğer biri sizi durmadan eleştiriyorsa, kendisinde eksik, yanlış bir şey görüyor ve bunun yüzleşmeye gücü olmadığından size yükleyerek iyileşmeye çalışıyordur. Akılsız olmayan insanlar kendi akıllarını karşısındaki kişilerde kusur bularak ispat etmeye kalkar. Akıllı insanlar, onun bunun ne yaptığıyla ilgilenmez, yalnız işine bakar.Pencerenin kenarında kendi halinde.Retro seyahat posteri stilinde dev ördek ve su kenarındaki tarihi kentGökdelenlerin Önünde Nehir Kenarında Sürdürülebilir Kentsel Tarım

Tanım

•a period of indeterminate length (usually short) marked by some action or condition

Atasözü & Deyim

“Sana vereyim bir öğüt, kendi ununu kendin öğüt”
“Akarsu çukurunu kendi kazır”
“Akılları pazara çıkarmışlar, herkes yine kendi aklını almış”
“Alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır”
“Anasına bak, kızını al, kenarına (kıyısına, tarağına) bak, bezini al”

Diğer Dillerde

Almanca(gemeinsam) die Zeit verbringen, auch wenn, beschäftigen, obgleich, obwohl, solange
Rusçaв то вре́мя, как, во вре́мя, вре́мя, до тех пор, пока́, пока́, промежу́ток вре́мени
Arapçaبَيْنَمَا, فَتْرَة, فِي حِين, مُدَّة
Farsçaمادامی که, هنگامی که
Kazakçaсол уақытта
Japonca...ながら, ...時に, ...間に, 期間
Ukraynacaдо тих пір, як, до́ки, під ча́с, по́ки, у той час як
Finceaika, kun, kun taas, niin kauan kuin, samaan aikaan kun, sillä aikaa kun
Rumencecât timp, deși, în timp ce, vreme
İbraniceבזמן ש־
Latincedōnec, dum
Dancamedens, mens
Norveççeså lenge, selv om
Endonezcesementara, seraya
Vietnamcatrong khi, trong lúc
Bulgarcaдокато
Letoncakamēr

Kelime Ailesi

after a while
all the while
awhile
breathing while
build the plane while flying it
do-while loop
driving while black
driving while Mexican
every once in a while
fiddle while Rome burns
fix the roof while the sun is shining
for a while
get out while the getting's good
in a little while
in a while
make hay while the sun shines
meanwhile
no while

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
as long as
effort
trouble
aeon
age
ages
as much as
bat of an eye
bit
blink of an eye
blue moon
coon's age

Örnek Cümleler

Bir kere
It's been a while.
[ZÝL ÇALAR]
Some people pay when they die, some while they are alive
Hemen değil.
Not for a while longer.
Bir anlığına
For a while
Fazla deðil.
A little while.
Silme hatası
Error while deleting
Bir süre oldu.
It's been a while.
Bir süre için.
A short while.
O benim kocam.
They don't all cry when they're born you know. I'd say enjoy the silence, while you can.
Yürürken okuma.
Do not read while walking.
Bir süre kalın.
Stay for a while.
Bir süre bekle!
Hang on a while!