Ana içeriğe geç
Sözlük
/
daimî

daimi

adj
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"daimi" kelimesinin İngilizcesi: regular, constant, permanent, everlasting, perdurable. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelregularadj
Genelconstantadj
Genelpermanentadj
Geneleverlasting
Genelperdurable
Genelperennial
Genelpermanent
Genelperpetual
Genelstable
Genelsteady
Genelstending
Genelconstant
Genelcontinual
Geneleternal
Genelsteadfast
Genelsteadfast

Tanım

sıfat: sürekli

Diğer Dillerde

usual, normal, ordinary, everyday · vulgar, common (not befitting someone of higher class)
çekim: karşılaştırma gewöhnlicher · üstünlük am gewöhnlichsten
eş: meist
köken: From Middle High German gewon(e)lich, from Old High German giwonalīh (11th c. as adverb giwonalīhho), from Proto-West Germanic *gawunalīk. Cognate with Dutch gewoonlijk, Old English ġewuneliċ. Equivalent to gewohn + -lich, the former being an obsolete variant of gewohnt. The umlaut in Modern German developed under influence of related gewöhnen (Middle High German gewenen).
Wohin reist du gewöhnlich im Sommer?
Ich reise gewöhnlich nach Berlin.
classic · classical
çekim: çoğul classiques
köken: Learned borrowing from Latin classicus (“relating to the classes of Roman citizenry, especially the highest”), from classis (“class”). Doublet of clasico.
aile: classicisme, classiquement, Le Classique, post-classique, pré-classique
Vous pourrez aussi être embauché pour un CDI par l’intermédiaire de ce type d’agence.Bu tür bir şirket aracılığı ile daimî bir iş de bulabilirsiniz.
arménien classique
syriaque classique
latin classique
domestic, household · homely · homemade
çekim: çoğul caseros
eş: hechizo
köken: From casa + -ero, possibly corresponding to Latin casārius.
aile: cuervo casero, ratón casero, remedio casero
También puede ser contratado a través de una de esas empresas para un trabajo fijo.Bu tür bir şirket aracılığı ile daimî bir iş de bulabilirsiniz.
habitual, usual, regular
eş: comune, consueto, di routine, frequente, normale, ordinario
köken: From Latin habituālis.
aile: abitualità, abitualmente
постоянный; длительный, долговечный
Через такую компанию вы сможете найти и постоянную работу.Bu tür bir şirket aracılığı ile daimî bir iş de bulabilirsiniz.
constant · continuing · stable, fixed, static, unchanging
çekim: çoğul ثَوَابِت · tamlayan ثَابِتٍ
köken: Derived from the active participle of ثَبَتَ (ṯabata, “to be firm, to persist”).
بإمكانك أن تحصل على عمل دائم أيضاً من خلال تلك الشركة.Bu tür bir şirket aracılığı ile daimî bir iş de bulabilirsiniz.
Farsçaباقاعده
orderly · systematic · regular
çekim: karşılaştırma daha müntəzəm · üstünlük ən müntəzəm
köken: Ultimately from Arabic مُنْتَظَم (muntaẓam).
steady, continuous · gradual
çekim: karşılaştırma gestager · üstünlük gestaagst
köken: From earlier gestadig through syncope, from Middle Dutch gestadich, gestedich. Prefixed from ge- + stadig, although the unprefixed form is now rare.
aile: gestaagheid
De gestage stijging van de zeespiegel zorgde voor onrust.
De bouw van het nieuwe huis vordert gestaag.
Portekizceestabilizar, estável, regular /is.ta.bi.liˈza(ʁ)/
to stabilize
çekim: geçmiş estabilizei · ortaç estabilizado · şimdiki estabiliza
aile: estabilizador, estabilizante
ονομαστική, αιτιατική και κλητική ενικού, θηλυκού γένους του κανονικός
Τον Δεκέμβριο 2006 ανέλαβε Εθνικός Εκπρόσωπος της Ελλάδος στον Ευρωπαϊκό Οργανισμό Διαστήματος.1993'te Yunanistan'ın Avrupa Birliği Daimî Temsilciliği'nde görev aldı.
regular (a frequent customer or client)
köken: Wasei eigo (和製英語; pseudo-anglicism), derived from repeater.
Korece일반, 정식의 /iɭba̠n/
general; common · the general public · someone who is not LGBT; a cisheterosexual person
köken: Sino-Korean word from 一般, from 一 (“one”) + 般 (“sort”).
aile: 일반각(一般角), 일반론(一般論), 일반명(一般名), 일반법(一般法), 일반석(一般席), 일반성(一般性), 일반식(一般式), 일반의(一般醫), 일반인(一般人), 일반적(一般的)
그 작품은 일반에게 최초로 공개됐다.
regular, periodic (in time or space) · regular (even in appearance) · regular (according to some rule or plan)
çekim: karşılaştırma regelbundnare · üstünlük regelbundnast
köken: regel + bunden
Via dessa företag kan du även få en fast anställning.Bu tür bir şirket aracılığı ile daimî bir iş de bulabilirsiniz.
Vi träffas regelbundet
regelbundna inspektioner
ha regelbundna vanor
immovable, stationary, static
çekim: çoğul अचलाएँ
köken: Borrowed from Sanskrit अचला (acalā).
weak, delicate (unable to sustain a great weight, pressure, or strain) · weak, feeble, frail, faint (lacking in force, strength or ability) · weak, slight, meager (lacking in taste, potency or severity)
çekim: karşılaştırma heikompi · üstünlük heikoin
zıt: vahva, tukeva, luja, vankka, kova, terve
köken: Unknown. Related to Ingrian heikko, Kukkuzi heikko and probably Veps heikembāńe (“weaker”) (South Veps), although such a word is barely attested. Compare also dialectal Estonian äigima (“to die down, subside, weaken”), dialectal Võro heik (“vain”).
aile: heiketä, heikkous, heikohko, heikonlainen, heikontaa, heikosti, heikot sortuu elon tiellä, heikota, heikottaa, heikkohermoinen
Voit työllistyä myös vakituiseen työhön tällaisen yrityksen kautta.Bu tür bir şirket aracılığı ile daimî bir iş de bulabilirsiniz.
calm (of a person) · calm (of a place)
çekim: karşılaştırma klidnější · üstünlük nejklidnější
eş: nehybný, poklidný, tichý, nehlučný, poklidný, nevzrušený
zıt: neklidný, rušný
köken: From klid + -ný.
firm
köken: Borrowed from French ferme.
future participle of áll
çekim: karşılaştırma állandóbb · üstünlük legállandóbb
köken: áll (“to stand”) + -andó (future-participle suffix)
aile: állandóan, állandóság, állandósít, állandósul, állandó tartózkodási engedély
állandó lakcím
regular, usual · used to · usual, norm
aile: כרגיל
חַם מֵהָרָגִיל
inflection of lēgitimus: · nominative/accusative/nominative neuter plural
ordinary · usual · common
çekim: karşılaştırma almindeligere · üstünlük almindeligst
köken: From Old Danish almænnelik, from Old Norse almenniligr, related to almennr, cf. Danish: almen.
aile: almindelighed
Norveççeregelmessig
Endonezceberaturan, reguler
dengan aturan; teratur baik-baik; memakai aturan
constant, continuous · regular · permanent, lasting
çekim: karşılaştırma по́-постоя́нни · üstünlük на́й-постоя́нни
zıt: вре́менен
aile: постоя́нствам
Taycaมั่นคง /man˥˩.kʰoŋ˧/
firm; secure.

Etimoloji

Arapça

Örnek Cümleler

Orada daimî kalırlar.
There they will abide for ever.
Daimî bir hayat sahibi ancak O'dur.
He is the living.
O yükün altında daimî olarak kalacaklardır.
And will live for ever under it.
Daimî bir hayat sahibi ancak O'dur. O'ndan başka ilâh yoktur.
He is the Living One; there is no god but He.
Onlara içinden ırmaklar akan cennetler var. Orada daimî kalırlar.
For them will be gardens with streams running by, where they will for ever abide."
Orada daimî kalırlar. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır.
Allah is pleased with them and they with Him.
daimi ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod