köken: From Middle High German bœse, bōse, from Old High German bōsi, from Proto-West Germanic *bausī, from Proto-Germanic *bausuz (“inflated, puffed up, arrogant, bad”), from Proto-Indo-European *bʰew-, *bew- (“to blow, inflate, swell”), akin to Yiddish בייז (beyz), Dutch boos, and English boast.
Sie kamen famos miteinander aus - bis zum Ende des Mahls, und dann gerieten sie in furiosen Streit. — Yemeğin sonuna kadar birbirleriyle çok güzel geçindiler, ama sonra hiddetli bir tartışmaya tutuştular.
Unsere Taten können schlimme Folgen haben, selbst wenn wir keine bösen Absichten hatten.
Y conversaron de todo -- hasta el final de la comida, cuando se enfrascaron en una discusión tremenda. — Yemeğin sonuna kadar birbirleriyle çok güzel geçindiler, ama sonra hiddetli bir tartışmaya tutuştular.
Andarono d'accordissimo -- fino alla fine del pasto, e poi si misero a discutere in maniera furibonda. — Yemeğin sonuna kadar birbirleriyle çok güzel geçindiler, ama sonra hiddetli bir tartışmaya tutuştular.
Они очень мило беседовали до самого конца трапезы, когда между ними разгорелся спор. — Yemeğin sonuna kadar birbirleriyle çok güzel geçindiler, ama sonra hiddetli bir tartışmaya tutuştular.
çekim: karşılaştırma issiqroq · üstünlük eng issiq
köken: Inherited from Chagatai ایسیغ (isiğ, issiğ), from Proto-Turkic *ïsïg, *ïssïg. Cognate with Kyrgyz ысык (ısık), Uyghur ئىسسىق (issiq) and Kazakh ыстық (ystyq).
Deram-se maravilhosamente bem, até ao final da refeição, quando entraram numa discussão feroz. — Yemeğin sonuna kadar birbirleriyle çok güzel geçindiler, ama sonra hiddetli bir tartışmaya tutuştular.
çekim: karşılaştırma ζεστότερος · üstünlük ζεστότερος
eş: θερμός
köken: From Ancient Greek ζεστός (zestós), from ζέω (zéō, “to heat”).
Κυλούσαν όλα ιδανικά- μέχρι να τελειώσει το φαγητό, και τότε ξεκίνησαν ένα τρικούβερτο καβγά. — Yemeğin sonuna kadar birbirleriyle çok güzel geçindiler, ama sonra hiddetli bir tartışmaya tutuştular.
köken: Etymology tree Proto-Slavic *gorǫťь Polish gorący Inherited from Proto-Slavic *gorǫťь. Compare Serbo-Croatian горући.
aile: gorąc, gorąco, gorączkowy
Świetnie się dogadywali, prawie do samego końca posiłku. wtedy wywiązała się między nimi kłótnia pełna furii. — Yemeğin sonuna kadar birbirleriyle çok güzel geçindiler, ama sonra hiddetli bir tartışmaya tutuştular.
köken: Inherited from Latin bonus, from Old Latin duenos, later duonus, from Proto-Italic *dwenos. Doublet of bon, bonă, and bonus.
aile: îmbuna, nebun, răzbuna
S-au înţeles extraordinar, până la sfârşitul cinei, când au început o dezbatere furioasă. — Yemeğin sonuna kadar birbirleriyle çok güzel geçindiler, ama sonra hiddetli bir tartışmaya tutuştular.
çekim: karşılaştırma bosszúsabb · üstünlük legbosszúsabb
köken: bosszú + -s (adjective-forming suffix)
aile: bosszúsan
Nagyon jól kijöttek - egészen a vacsora legvégéig, amikor is mérges vitába keveredtek. — Yemeğin sonuna kadar birbirleriyle çok güzel geçindiler, ama sonra hiddetli bir tartışmaya tutuştular.
הם הסתדרו היטב - כמעט עד סוף הארוחה, ואז הם נקלעו לויכוח סוער. — Yemeğin sonuna kadar birbirleriyle çok güzel geçindiler, ama sonra hiddetli bir tartışmaya tutuştular.
köken: From Proto-Italic *akris, from Proto-Indo-European *h₂eḱrós (“sharp”). The change from o-stem to i-stem declension is irregular and not fully explained. Likewise, Latin has irregular lengthening of the vowel. Cognate with Ancient Greek ἄκρος (ákros).