ürkünç

adj
C2 seviye
TR → EN
"ürkünç" kelimesinin İngilizcesi: eerie, creepy, appalling. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneleerieadj
Genelcreepyadj
Genelappalling

Tanım

•Ürkme, çekinme duygusu veren

Diğer Dillerde

present participle of abstoßen
çekim: karşılaştırma abstoßender · üstünlük am abstoßendsten
eş: abscheulich
Edward ist ein gruseliger, manipulativer kontrollierender, überbeschützender Stalker. — Edward ürkünç, manipülatif, kontrolcü, baskıcı bir sapık.
present participle of angoisser
Je déteste Twilight car Edward est un harceleur effrayant excessivement protecteur, et manipulateur. — Twilight'tan nefret ediyorum çünkü Edward ürkünç, manipülatif, ve baskıcı bir sapık.
İspanyolcadar miedito, desconfortante, escalofriante, espantoso, espeluznante, estremecedor /eskaloˈfɾjante/
chilling · spooky, creepy
köken: From escalofrío + -ante.
aile: escalofriantemente
No sé qué es, pero siento que es algo espeluznante. — Ne olduğunu bilmiyorum ama ürkünç olduğu kesin.
present participle of agghiacciare
eş: da far gelare il sangue, orrendo, da venire la pelle d’oca, orrendo, orribile, orripilante
I tuoi codini sono inquietantissimi — Solgun tenin ve kahküllerin acayip ürkünç.
Rusçaстрашный, ужасный
Какое страшное животное! — Ne kadar da ürkünç bir hayvan!
Arapçaمخيف, مفزع /mu.xiːf/
active participle of أَخَافَ (ʔaḵāfa) · frightening, scary
köken: Derived from the active participle of أَخَافَ (ʔaḵāfa, “to frighten”).
Azericeürpərdici
Felemenkçeangstaanjagend, griezelig, vreemd, vreesachtig /ˌɑŋst.aːnˈjaː.ɣənt/
frightening, terrifying
çekim: karşılaştırma angstaanjagender · üstünlük angstaanjagendst
köken: Compound of angst + aanjagend.
aile: angstaanjagendheid
Edward een enge, manipulative, controlerende, overheersende, stalker is. — Edward ürkünç, manipülatif, kontrolcü, baskıcı bir sapık.
Portekizceassustador, esquisito, estranho, horripilante /a.sus.taˈdoʁ/
frightening; scary; frightful
çekim: çoğul assustadores
köken: From assustar + -dor.
aile: assustadoramente
Não sei o que é, mas sei que é arrepiante. — Ne olduğunu bilmiyorum ama ürkünç olduğu kesin.
Japonca不気味な, 恐ろしい, 気味悪い, 気持ち悪い, 物凄い /o̞so̞ɾo̞ɕii/
frightening; horrific; terrible; horrible; dreadful; fierce; formidable · tremendous; incredible (of (surprisingly) great extent) · awesome
köken: Adjectivization of verb 恐(おそ)る (osoru, “to fear”).
aile: おそロシア, 末恐ろしい, 物恐ろしい, 空恐ろしい, 恐ろしさ, 恐ろしげ
時々プレイヤーの前に現れ、うんちく混じりの詩を朗読する。 — Oyun bazen oyuncunun karşısına anlamca değişik ve ürkünç şiirler çıkarır.
恐ろしい交通事故
男ばかりの部屋だから大体はおそろしく汚ない。
weird, strange · artistic, skilled
çekim: karşılaştırma konstigare · üstünlük konstigast
köken: konst + -ig
Jag vet inte vad det är, men det känns läskigt. — Ne olduğunu bilmiyorum ama ürkünç olduğu kesin.
Hintçeभुतहा /bʱʊ.t̪ʰɑː/
inhabited or possessed by spirit(s); pertaining to the frightening supernatural · eerie, spooky, ghostly · bewitched
köken: From Sanskrit भूत (bhūta).
भुतहा महल
Finceaavemainen, kammottava, karmiva, outo, pelottava /ˈɑːʋeˣˌmɑi̯nen/
ghostly, eerie, phantasmal, spectral
çekim: karşılaştırma aavemaisempi · üstünlük aavemaisin
köken: aave + -mainen
aile: aavemaisesti, aavemaisuus
En tiedä, mitä se on, mutta se tuntuu aavemaiselta. — Ne olduğunu bilmiyorum ama ürkünç olduğu kesin.
Çekçebázlivý, děsivý, nahánějící hrůzu, nesmělý, podivný, postrašený /ˈbaːzlɪviː/
fearful (tending to fear)
çekim: karşılaştırma bázlivější · üstünlük nejbázlivější
köken: From Proto-Slavic *bojazьlivъ.
asi sis to ještě neuvědomil ale brzo budeme mít sex uvnitř ovláné pracovny — Solgun tenin ve kahküllerin acayip ürkünç.
strange, unusual, weird · awesome (awe-inspiring)
çekim: çoğul ciudați · tamlayan ciudatului
köken: Borrowed from Bulgarian чудат (čudat, “strange, peculiar, bizarre”) or another South Slavic language. May also be related to Albanian çuditshëm.
Si va trebui sa nu ma mai urmaresti pielea ta palida e super infioratoare — Ve beni takip etmeyi bırakman gerekiyor. Solgun tenin ve kahküllerin acayip ürkünç.
El este un ciudat, am încheiat discuția.
ominous, inauspicious, baleful, sinister, eerie
çekim: karşılaştırma baljósabb · üstünlük legbaljósabb
köken: bal (“adverse”) + jós (“soothsayer, prophet, seer, oracle”)
aile: baljósan
Jobban tennéd ha többet nem követnél a sápadt bőröd és frufrud szuper ijesztőek — Ve beni takip etmeyi bırakman gerekiyor. Solgun tenin ve kahküllerin acayip ürkünç.
Dancaskræmmende, uhyggelig
scary, gruesome, chilling, uncanny
köken: From u- + hyggelig.
Jeg ved ikke, hvad det er, men det virker uhyggeligt. — Ne olduğunu bilmiyorum ama ürkünç olduğu kesin.
Norveççeengstelig, nifs, skummel
Endonezcebogot
eerie
çekim: karşılaştırma lebih bogot · üstünlük paling bogot
Vietnamcađáng sợ, ghê gớm, khủng khiếp, kinh khủng, kinh tởm /ʔɗaːŋ˧˦ səː˧˨ʔ/
awesome · dreaded, fearful, scary, creepy
köken: đáng + sợ.
Bulgarcaвнушаващ суеверен страх, зловещ, предизвикващ тръпки, пълзящ, свръхестествен, странен /zɫoˈvɛʃt/
wicked, atrocious, sullen · macabre, lurid, terrifying · dismal, grim (of situation, evaluation, prophecy)
çekim: karşılaştırma по́-злове́щи · üstünlük на́й-злове́щи
köken: From зло (zlo, “evil; bad omen”) + -о- (-o-) + вещ (vešt, “foretelling”). Compare Russian злове́щий (zlovéščij), Polish złowieszczy, Belarusian злаве́сны (zlavjésny), Czech zlověstný, Slovak zlovestný, Ukrainian злові́сний (zlovísnyj).
Бледата ти кожа и бретон са супер зловещи — Solgun tenin ve kahküllerin acayip ürkünç.
Slovakçačudný, podozrivý, zvláštny /t͡ʃudniː/
strange, weird
çekim: karşılaştırma čudnejší · üstünlük najčudnejší
köken: Etymology tree Proto-Slavic *čudьnъ Slovak čudný Inherited from Proto-Slavic *čudьnъ.
aile: čudne, čudno
Taycaน่ากลัว, น่าขนลุก /naː˥˩.klua̯˧/
scary; frightful.
Katalancaaborronador, esborronador, espantós, misteriós /əs.pənˈtos/
scary
Galiçyacaabraiento, arcano, arrevasado, broco, estarrecedor, estrano /aɾˈkano/
arcane
çekim: çoğul arcanos
köken: From Latin arcānus.
Baskçabeldurgarria
eerie
çekim: karşılaştırma aerachtúla · üstünlük is aerachtúla
köken: From aeracht (“airiness; gaiety; flightiness”) + -úil.
aile: aerachtúlacht
İzlandacahrollvekjandi

Örnek Cümleler

Anlamlandıramadıkları bu ürkünç olaylar, kendi aralarında tartışmalarına sebep olur.
Some studies do not account for these factors, which may explain conflicting results between them.
ürkünç ile daha fazla örnek cümle →