Ana içeriğe geç
Sözlük
/
ürkme

ürkme

TR → EN
"ürkme" kelimesinin İngilizcesi: shrink, wince. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelshrink
Genelwince

Tanım

•ürkmek durumu, tevahhuş
•Bir şeyden korkup sıçrama ve şaşkınlık duygusu

Diğer Dillerde

Almancaabnehmen, Irrenarzt, scheuen, schrumpfen, Seelenklempner, sich drücken /ˈapˌneːmən/
to take off (to remove something that is attached to something or on top of it) · to shave off (a beard, especially a full beard or moustache) · to amputate (a limb)
çekim: geçmiş nahm ab · ortaç abgenommen · şimdiki nimmt ab · ulaç abnehmend
eş: herunternehmen, herunterholen, ablegen, amputieren, übernehmen, abkaufen
zıt: zunehmen
köken: From Middle High German abenemen, from Old High German abaneman, from Proto-Germanic *abanemaną. Equivalent to ab- + nehmen. Cognate with Dutch afnemen.
aile: Abnehmer, Abnehmung, Abnahme
im Verderben und im Hunger wirst du lachen und dich vor den wilden Tieren im Lande nicht fürchten; — Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.
den Deckel von einem Topf abnehmen
die Brille abnehmen
Blut abnehmen
Fransızcadiminuer, faire rétrécir, grimacer, psy, rapetisser, rétrécir /di.mi.nɥe/
to diminish · to decrease
çekim: geçmiş diminué · ortaç diminué · şimdiki diminue · ulaç diminuant
zıt: augmenter
köken: Borrowed from Latin dīminuō.
Tu te riras de la dévastation comme de la famine, Et tu n`auras pas à redouter les bêtes de la terre; — Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.
to make smaller, reduce, minimize · to humiliate, make someone feel small · to bale out (a boat)
çekim: geçmiş achiqué · ortaç achicado · şimdiki achica
eş: reducir, achantar, acobardar
köken: From a- + chico (“small”) + -ar.
aile: achicadura, achicamiento, achicarse
Ni se ha inmutado. — Ürkmedi bile.
achicar la pelota
psychiatrist
çekim: çoğul psichiatri
eş: psicopatologo, freniatra
köken: From psico- + -iatra.
Non si è mosso di un millimetro. — Ürkmedi bile.
Rusçaвздра́гивание, вздра́гивать, вздро́гнуть, мозгопра́в, мо́рщиться, сади́ться
Он даже не вздрогнул. — Ürkmedi bile.
Arapçaأَحْجَمَ, تَقَلَّصَ, قَلَّصَ
تضحك على الخراب والمحل ولا تخشى وحوش الارض. — Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.
Azericekiçilmək /cit͡ʃilˈmæc/
to shrink, to get smaller
çekim: geçmiş kiçilmiş · ortaç kiçilmiş · şimdiki kiçilir
zıt: böyümək
Tatarcakeçeräyü
to shiver, to tremble
çekim: geçmiş huiverden · ortaç gehuiverd · şimdiki huivert · ulaç huiverend
köken: Likely onomatopoeic. Appears to contain the frequentative suffix -eren. An early etymology suggesting that it may ultimately represent a derivation from Proto-Germanic *heufaną (via an unattested Middle Dutch *hūven) is today generally dismissed as implausible.
aile: huiver, huiverig, huivering
Maar als we ons er niet door laten afschrikken is hij ook stimulerend. — Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.
Portekizcecontrair, encolher /kõ.tɾaˈi(ʁ)/
to contract (to draw together; to become shorter or narrower) · to contract (to cause to contract) · to contract (to become shorter by omitting some phonemes)
çekim: geçmiş contraí · ortaç contraído · şimdiki contrai
köken: Learned borrowing from Latin contrahere, with change of conjugation.
aile: descontrair
Ele nem sequer pestanejou. — Ürkmedi bile.
to withdraw · to retreat, withdraw, fall back, give way
çekim: geçmiş αποτραβήχτηκα · ortaç αποτραβηγμένος
Πώς; Ούτε που κουνήθηκε. — Ne? Ürkmedi bile.
Japonca尻込みする, 短縮する, 精神科医, 縮まる, 縮む, 縮める /se̞ːɕĩŋka̠i/
psychiatrist
ボストンで感じたことですが いらだちが刺激になりました — Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.
Korece수축(收縮)하다, 움츠러들다, 움츠러들이다, 움츠러뜨리다, 움츠러지다, 움츠러트리다
무엇이 있던 크기보다 줄어들어 작게 되다. (비유) 겁이나 기를 펴지 못하다.
네가 멸망과 기근을 비웃으며 들짐승을 두려워 아니할 것은 — Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.
İsveççehjärnskrynklare, krympa, psykare
a shrink (psychologist)
çekim: çoğul hjärnskrynklares · tamlayan hjärnskrynklares
köken: hjärna (“brain”) + skrynkla (“crumple”) + -are (“-er”)
Han rörde sig inte ens. — Ürkmedi bile.
Lehçekurczyć się
Nawet nie drgnął. — Ürkmedi bile.
Ukraynacaздригну́тися, зме́ншитися, зме́ншуватися, скороти́тися, скоро́чуватися, стиска́тися
Але якщо нам вдасться побороти цей страх, то у нас з'явиться чудовий дороговказ. — Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.
to be wrinkled, shrunk, crumpled
çekim: geçmiş सिकुड़ता · şimdiki सिकुड़ता है
köken: Hindi verb set सिकुड़ना (sikuṛnā) सिकोड़ना (sikoṛnā) Intransitive form of सिकोड़ना (sikoṛnā).
Fincekallonkutistaja, kavahdus, kavahtaa, kutistaa, kutistua, laistaa /ˈkɑlːonˌkutistɑjɑ/
shrink, head-shrinker (psychiatrist) · Literally, one who shrinks skulls, as previously done by some Amazon tribes.
çekim: çoğul kallonkutistajat · tamlayan kallonkutistajan
köken: kallon (“skull”, genitive) + kutistaja (“shrinker”)
Hän ei edes säpsähtänyt. — Ürkmedi bile.
Çekçepsychouš, scvrknout se, škubnout sebou, smrštit se, svraštit (obličej), ucuknout (eril) /ˈpsɪxou̯ʃ/
shrink, psychologist or psychiatrist · psycho
çekim: çoğul psychouši · tamlayan psychouše
Zhouba a hlad buď tobě za smích, a nestrachuj se ani líté zvěři zemské. — Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.
to contract
çekim: geçmiş contractat · ortaç contractat · şimdiki contractează
köken: Borrowed from French contracter, from Latin contractare.
Vei rîde de pustiire ca şi de foamete, şi nu vei avea să te temi de fiarele pămîntului. — Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.
Macarcaagykurkász, agyturkász, elfintorodik, fejzsugorító, felszisszen, lélekdoki
A pusztulást és drágaságot neveted, és a fenevadaktól sem félsz. — Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.
to reduce, decrease, lessen, lower: to cause to become smaller or less
çekim: geçmiş הִקְטַנְתָּ
לשד ולכפן תשחק ומחית הארץ אל תירא׃ — Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.
Latincedīminuō, minuō
Dancakrympe, krympe sig
to shrink, shrivel
çekim: geçmiş krympede · ortaç krympet · ulaç krympende
köken: From Old Danish krympæ, from Middle Low German krumpen, from Proto-Germanic *krimpaną
aile: krympning
Han bevægede sig ikke engang. — Ürkmedi bile.
Norveççekrympe seg
Ødeleggelse og hunger skal du le av, og for jordens ville dyr skal du ikke frykte; — Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.
menjadikan lebih kecil (sempit dsb)
Tapi, jika kita bisa menaklukan ketakutan itu, yang kita rasakan adalah semangat yang membangkitkan — Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.
Bulgarcaнамалявам, отдръпвам се, потръпвам, потръпване, психотерапевт, свивам /ˈsvivɐm/
to bend · to fold · to wrap
çekim: geçmiş none · ortaç сви́ван · şimdiki сви́ва · ulaç сви́ващ
köken: сви́я (svíja) + -вам (-vam)
На погибелта и на глада ще се присмиваш, И не ще се уплашиш от земните зверове; — Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.
Litvancasusitraukti

Örnek Cümleler

Onunla konuşmaktan ürkme.
Don't be afraid to talk to him.
Robert normalde korku filmlerinden ürkmez.
Robert doesn't normally get scared by horror movies.
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.
At destruction and famine you shall laugh, neither shall you be afraid of the animals of the earth.
ürkme ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod