Ana içeriğe geç
Sözlük
/
üşümüş

üşümüş

C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"üşümüş" kelimesinin İngilizcesi: cold. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcold

Tanım

Manisa ili Demirci ilçesine bağlı bir köy.
üşümek sözcüğünün geçmiş zaman ortaç çekimi
üşümek sözcüğünün üçüncü tekil şahıs duyulan geçmiş zaman çekimi

Diğer Dillerde

AlmancaChnüsel, Erkältung, kalt, Kälte, kaltherzig, koid (dişil) /ɛɐ̯ˈkɛltʊŋ/
cold (illness)
çekim: çoğul Erkältungen · tamlayan Erkältungen
eş: Pips, Verkühlung
köken: From erkälten (“to catch a cold”) + -ung.
Fühl dich nicht mehr kalt und allein im Universum - stattdessen:Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin
Ich habe eine Erkältung.
Erkältungen sind im Winter häufig.
Fransızcafroid, rhume /fʁwa/
cold (temperature)
zıt: chaud
köken: Inherited from Middle French froit, from Old French froit, freid, inherited from Latin frīgidus (“cold”) (through a syncopated Vulgar Latin or Late Latin form frigdus, fricdus, attested in the Appendix Probi, or fridus, on a Pompeian inscription). Doublet of frigide, a later borrowing.
aile: chat échaudé craint l'eau froide, coup de froid, douche froide, Guerre froide, sueur froide, vague de froid
Ne te sens plus froid et seul dans l'univers...Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin
Viento helador.
eş: biruji
Estás helada.Çok Üşümüşsün.
a cold, specifically one caused by bad weather or cold air
çekim: çoğul colpi d'aria
köken: Literally, “air blow”.
Non sentirti freddo e solo nell'universo.Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin
Mettiti una maglietta o ti prenderai un colpo d'aria!
cold
çekim: karşılaştırma (по)студёнее · üstünlük са́мый студёный
eş: холодный, морозный
köken: Inherited from Proto-Slavic *studenъ (“cold”), from *studъ (“cold, shame”). See сту́жа (stúža) for more.
Какая ты холодная.Çok Üşümüşsün.
to be or become cold, to cool off · to feel cold · to cool, chill
çekim: geçmiş بَرَدْتُ
عندما تحسون بالبرودة الشديدة , تقتربون من مدفأة , روعة الدفء .Eğer çok üşümüşseniz, ateşin yanına gelirsiniz, şahanedir.
بَرِّدْ حَشَايَ إِنِ ٱسْتَطَعْتَ بِلَفْظَةٍ / فَلَقَدْ تَضُرُّ إِذَا تَشَاءُ وَتَنْفَعُ
cold, coldness
köken: From Middle Persian [script needed] (slmʾk' /⁠sarmāg⁠/). Also see the entry for سرد (sard).
Azericeşaxta, soyuq /ʃɑχˈtɑ/
freezing weather, cold, frost
çekim: çoğul şaxtalar
köken: Apparently from Arabic صَقْعَةٌ (ṣaqʕatun).
aile: Şaxta Baba
coolness
köken: Borrowed from Mongolic, from Proto-Mongolic *salkïn. Compare Mongolian салхи (salxi, “wind”), Turkish salkın, Kyrgyz салкын (salkın).
Özbekçesovuq
cold, frosty
çekim: karşılaştırma sovuqroq · üstünlük eng sovuq
köken: From Proto-Turkic *sogï-k.
aile: sovuqlik, sovuqqonlik, sovuqxona, sovuqchilik
Tatarcaсалкын
Felemenkçeafstandelijk, fris, koel, kou, koud, koude /ˌɑfˈstɑn.də.lək/
standoffish, aloof, distant (cold, unfriendly)
çekim: karşılaştırma afstandelijker · üstünlük afstandelijkst
eş: kil, onverschillig, emotieloos
köken: From afstand + -e- + -lijk.
aile: afstandelijkheid
Zeg hetzelfde Een spel dat je speelt op je telefoonEvrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin
Portekizceconstipação, despreparado, estar com frio, fazer frio, frio, gelado (dişil) /kõs.t͡ʃi.paˈsɐ̃w̃/
cold (illness) · constipation
çekim: çoğul constipações
eş: intestino preso, prisão de ventre, vento-virado, resfriado
köken: Borrowed from Latin cōnstīpātiōnem. By surface analysis, constipar + -ção.
Não se sinta sozinho no universo.Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin
cold, cold weather, etc.
çekim: çoğul κρύα · tamlayan κρύου
eş: παγωνιά, ψύχος, ψύχρα
köken: From Ancient Greek κρύος (krúos, “cold”).
Στη ζέστη γινόταν μαλακό και κολλώδες, και στο κρύο γινόταν σκληρό και εύθραυστο.O kadar ıslak ve üşümüştüm ki, zorlukla binebildim.
cold (unfriendly), unsympathetic, unkind
そのかわり, say the same thing(同じ言葉をみつけよう)、そうすれば仲間と楽しい言葉遊びの時間を過ごせますEvrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin
つれなく断る
Çinceбин, лын, хан, 冰冷, 冷漠, 寒冷 /piŋ⁵⁵ lɤŋ²¹⁴⁻²¹⁽⁴⁾/
ice-cold; cold as ice · cold; unfriendly
aile: 冰冷無味, 冰冷无味
a cold; common cold; influenza
eş: 인플루엔자, 고뿔, 꼬뿔
köken: Sino-Korean word from 感氣, from 感 (“to feel”) + 氣 (“qi”)
기질을 이상하게 타고나서 능히 춥고 더운 것은 물론 배고픈 것도 견딜 수 있었다.O kadar ıslak ve üşümüştüm ki, zorlukla binebildim.
감기가 들다
감기에 걸리다
cold (illness)
çekim: çoğul förkylningar · tamlayan förkylnings
köken: förkyla + -ning
Känn dig inte kall och ensam i universum.Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin
Har förkylningen gått över än?
cold; coolness (low temperature) · coldness (lack of affection) · cold weather
çekim: çoğul chłody · tamlayan chłodu
eş: ziąb
köken: Etymology tree Proto-Slavic *xoldъ Polish chłód Inherited from Proto-Slavic *xoldъ.
Nie czuj się zimno i samotnie we wszechświecie.Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin
Був контужений і важко обморожений, проте залишився живим.O kadar ıslak ve üşümüştüm ki, zorlukla binebildim.
cold, common cold, catarrh (disease) · influenza
çekim: çoğul ज़ुकामों
köken: Borrowed from Arabic زُكَام (zukām).
chilly, cool · cold, unfriendly, austere, grim
çekim: karşılaştırma kalseampi · üstünlük kalsein
köken: Unknown; could be compared to Northern Sami gálššas and kalsa, which is from Swedish kall (“cold”).
aile: kalseasti, kalseus
Älä ole kylmissäsi ja yksin maailmassa.Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin
cold (low temperature)
çekim: çoğul chlady · tamlayan chladu
eş: chladno, zima
köken: Inherited from Old Czech chlad, from Proto-Slavic *xoldъ.
Ale několik dětí je smutných a skleslých, protože si zapomněly svůj kabát.Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.
cold, frigidity · fever, chill
çekim: çoğul friguri · tamlayan frigului
zıt: căldură
köken: Inherited from Latin frīgus (“cold”), ultimately from Proto-Indo-European *sriHgos-, *sriges-, *sriHges-.
Nu rămîne rece și nu te simți singur în univers.Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin
wintry, frosty, chilly, icy · chilly (sensitive to cold) · chilling, chilly, cold (distant and cool; unfriendly)
çekim: karşılaştırma fagyosabb · üstünlük legfagyosabb
köken: fagy (“frost”) + -os (adjective-forming suffix)
aile: fagyosan, fagyosság
Ne érezd magad elhagyatva a világegyetemben.Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin
מזג האוויר המשיך להיות קשוח, גשום וקר והיה קושי למצוא חומרי בעירה.O kadar ıslak ve üşümüştüm ki, zorlukla binebildim.
to be or feel cold or chilly; to become cold or chilly · to be neglected (left in the cold)
çekim: şimdiki alget · ulaç algēns
köken: Unknown. May be related to Icelandic elgur (“frozen snow”), from Proto-Indo-European *h₂elgʰ- (“frost, cold”).
aile: algēns, algēscō, algidus, algificus, algor, algus, alsior
Dancaforkølelse, kold, kulde (nötr)
cold (illness)
çekim: çoğul forkølelser · tamlayan forkølelses
köken: From forkøle + -else.
"Sig det samme", et spil, du vil spille på din telefon.Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin

Örnek Cümleler

Tom üşümüştü.
Tom was cold.
Çok üşümüştüm.
I was very cold.
Çok üşümüşsün.
You're so cold.
Biz üşümüştük.
We were cold.
Çok Üşümüşsün.
You're so cold.
Ellerim üşümüştü.
My hands were cold.
Tom üşümüş olmalı.
Tom has to be cold.
Gerçekten üşümüştüm.
I was really cold.
Tom üşümüş olabilir.
Tom may be cold.
Üşümüş hissedeceksin.
You'll feel cold.
Tom üşümüş ve yorgun.
Tom is cold and tired.
O gerçekten üşümüştü.
He was really cold.
üşümüş ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod