soğukkanlı
/soˈukːɑnˌɫɯ/
adj
C1 seviye
TR → EN
"soğukkanlı" kelimesinin İngilizcesi: cold-blooded, cool, chill, calm, emotionless. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Bilimcold-bloodedadj
Bilimcooladj
Bilimchilladj
Bilimcalmadj
Bilimemotionlessadj
Genelcool
Genelnonchalant
Genelphlegmatic ,- ical
Genelpossess
Genelunflappable
Tanım
•olaylara ve gelişmelere sakin, ılımlı ve temkinli yaklaşan, serinkanlı, itidal sahibi
•Olaylara ve gelişmelere sakin, ılımlı ve temkinli yaklaşan (kimse)
Diğer Dillerde
Almancaabkühlen, akzeptabel, alles klar, beruhigen, ganz Recht, geil /ˈapˌkyːlən/
to cool off, to cool down
çekim: geçmiş kühlte ab · ortaç abgekühlt · şimdiki kühlt ab · ulaç abkühlend
köken: From ab- + kühlen.
aile: Abkühlung
Du solltest gelassener handeln. — Daha soğukkanlı davranmalısın.
Ich habe im Urlaub im Ozean abgekühlt.
Fransızcaapaiser, calme, calme plat, calmer, chouette, frais /a.pɛ.ze/
to mollify; to appease, pacify, calm
çekim: geçmiş apaisé · ortaç apaisé · şimdiki apaise · ulaç apaisant
eş: accoiser, calmer, détendre, tranquilliser
köken: Inherited from Old French apaisier, from paiz, pais (“peace”).
aile: apaisable, apaisant, apaisement
Il faut que vous soyez froide. — Soğukkanlı olmalısınız.
peaceful, serene, calm
eş: grato, manso, plácido, calmado, plácido, quieto
köken: From aplacible, placible.
aile: apacibilidad, apaciblemente
Es una persona muy fría. — Çok soğukkanlı bir adamdır.
İtalyancaa posto, accettabile, calmo, disinvolto, distaccato, fantastico /a‿pˈpos.to/
in order · all set, alright · in a good economic condition; having a good job, etc. (of a person)
köken: Literally, “at place”.
Che crudeltà. — Ne kadar soğukkanlı bir şey.
mettere a posto i libri
Tutto a posto?
Rusçaхладнокровный /xɫədnɐˈkrovnɨj/
calm, cool · cold-blooded (act, etc.)
eş: спокойный, невозмутимый, холоднокровный
köken: хладнокро́в(ие) (xladnokróv(ije)) + -ный (-nyj)
aile: хладнокро́вно
Его хладнокровно застрелили. — Soğukkanlılıkla vuruldu.
Arapçaبَارِد, طَمْأَنَ, هَادِئ, يُبَرِّد
ابقي هادئة من فضلك — Soğukkanlı olmalısınız.
quiet, calm, tranquil, relaxed
köken: From Proto-Iranian *ā-rām(a)-, from *ā- (“ad-”) + *rām- (“calm”), from Proto-Indo-European *h₂éd (“at”) + *h₁rem- (“to rest”).
اقیانوس آرام
این باغ چه آرام است!
calm, tranquil, unworried · confident · carefree
çekim: karşılaştırma daha arxayın · üstünlük ən arxayın
köken: From arxa (“back; support”). Compare Turkmen arkaýyn (“complacent, permissive, safe, cool”).
aile: arxayınlıq
Arxayın ol, hər şey yaxşı olacaq.
arxayın etmək
Kazakçaжуас
calm, quiet, mild
köken: From Proto-Turkic *yabaĺč (“soft, quiet, calm”). Cognate with Karachay-Balkar джууаш (cuuaş, “quiet,mild”), Karaim йуваш/йувас, Krymchak йуваш (“quiet, calm”), Kumyk юваш (yuwaş), Nogai ювас (yuvas), Bashkir йыуаш (yıwaş), Kyrgyz жоош (jooş), Southern Altai јобош (ǰoboš), Azerbaijani yavaş, Turkmen ýuwaş, Khakas чабас (çabas), Shor чобаш, Tuvan чааш (çaaş), etc.
Özbekçesokin
still, silent
çekim: karşılaştırma sokinroq · üstünlük eng sokin
köken: Borrowed from Arabic سَاكِن (sākin).
aile: sokinlik
Tatarcaкалим
Felemenkçe(ijzig) kalm, (mildy) verfrissen, aanvaardbaar, acceptabel, afkoelen, bedaard /ˌaːnˈvaːrt.baːr/
acceptable, permissible, allowable
çekim: karşılaştırma aanvaardbaarder · üstünlük aanvaardbaarst
zıt: onaanvaardbaar
köken: From aanvaarden + -baar.
aile: aanvaardbaarheid, onaanvaardbaar
Heel erg koud. — Oldukça soğukkanlı.
Portekizceacalmar, acalmar-se, aceitável, bacana, calmaria, de boa /a.kawˈma(ʁ)/
to calm; to calm down (to make calm) · to calm down (to become calm) · to calm down (to become less agitated)
çekim: geçmiş acalmei · ortaç acalmado · şimdiki acalma
köken: From a- + calmo (“calm”) + -ar.
aile: acalmação
Que frieza da tua parte... — Ne kadar soğukkanlı bir şey.
Acalme seus filhos, senão expulso vocês da loja.
Dessa janela, sozinha / Olhar a cidade me acalma
Tomei um chá para me acalmar.
serenity, equanimity · calm, quiet, peaceful
çekim: tamlayan γαλήνης
Σας παρακαλώ κρατήστε την ψυχραιμία σας. — Soğukkanlı olmalısınız.
cool (having a slightly low temperature) · cool (not showing emotion, calm) · cool (colloquial: being considered as "popular" by others)
köken: Borrowed from English cool.
かなりの寒がり。 — Oldukça soğukkanlı.
土方はんって 二枚目やしクールやし
さぞモテはるんでしょ?
to be silent, to be tranquil
eş: 조용하다, 잠잠하다
köken: 고요 (goyo) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving adjectives).
또한 그는 가장 냉혹하다. — Çok soğukkanlı bir adamdır.
to placate, to persuade
çekim: geçmiş bevekade · ortaç bevekt · ulaç bevekande
köken: From Old Swedish bevekia, from Middle Low German beweken. Compare German bewegen, Dutch bewegen, Danish bevæge, English beweigh.
aile: bevekelsegrund, obeveklig
Vad kall du är? — Ne kadar soğukkanlı bir şey.
cold; coolness (low temperature) · coldness (lack of affection) · cold weather
çekim: çoğul chłody · tamlayan chłodu
eş: ziąb
köken: Etymology tree Proto-Slavic *xoldъ Polish chłód Inherited from Proto-Slavic *xoldъ.
Co za bezwzględność. — Ne kadar soğukkanlı bir şey.
Ukraynacaбезві́тря, заспоко́їти, заспоко́ювати, за́ти́шни́й, зати́шшя, прохоло́дний
Подається сильно охолодженою. — Oldukça soğukkanlı.
Hintçeशांत /ʃɑːnt̪/
quiet, unspeaking · calm, relaxed · peaceful
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *ḱemh₂- Sanskrit शम् (śam) Proto-Indo-European *-tós Proto-Indo-Iranian *-tás Sanskrit -त (-ta) Sanskrit शान्त (śāntá)lbor. Hindi शांत Learned borrowing from Sanskrit शान्त (śāntá), from शम् (śam) + -त (-ta).
Fincehillitty, jäähdyttää, kylmähermoinen, levollinen, levollisuus, makee /ˈhilːitːy(ˣ)/
restrained, controlled, composed, subdued, low-key · muted (e.g. color)
çekim: karşılaştırma hillitympi · üstünlük hillityin
aile: hillittyys, hillitysti
Sepä tylyä. — Ne kadar soğukkanlı bir şey.
cold, cool (having a low temperature)
çekim: karşılaştırma chladnější · üstünlük nejchladnější
eş: studený, mrazivý, zimní, věcný, lhostejný, bezcitný
zıt: horký, teplý
köken: Inherited from Old Czech chladný, from Proto-Slavic *xoldьnъ. By surface analysis, chlad + -ný.
aile: chladnokrevný, chladný jako led
Levnější, rychlejší, pohodlnější. — Daha rahat, soğukkanlı, sakin.
Je chladná jako led.
Rumencecalm, friguros, liniște, liniști, liniștit, potoli (nötr)
composure (calmness of mind or matter, self-possession)
çekim: çoğul calmuri
köken: Borrowed from French calme.
- Pentru a fi doborât în sânge rece. — - Soğukkanlılıkla vurulmaları için.
animal
çekim: çoğul állatok
köken: From áll (“to stand”) + -at (noun-forming suffix).
aile: állati, állatka, állatocska, állatbarát, állateledel, állatidomár, állatkert, állatkórház, állatmenhely, állatnév
Hűvösnek kell maradnia. — Soğukkanlı olmalısınız.
to calm (someone) down
çekim: geçmiş הִרְגַּעְתָּ
הוא הרבה יותר קל דעת, נינוח מאוד ורגוע. — Daha rahat, soğukkanlı, sakin.
Latincefrigidulus, malacia, placidus, quiēs, sēdātus, sēdō /friːˈɡɪ.dʊ.ɫʊs/
diminutive of frīgidus: somewhat cold, cool, chilly
köken: Etymology tree Latin frīgidus Proto-Indo-European *-lós Proto-Indo-European *-elós Proto-Italic *-elos Latin -ulus Latin frīgidulus From frīgidus (“cold”) + -ulus (diminutive suffix).
to calm, soothe
çekim: geçmiş beroligede · ortaç beroliget · ulaç beroligende
zıt: forurolige
köken: From German beruhigen. Equivalent to be- + rolig + -e.
Hvor er du dog kold ... — Ne kadar soğukkanlı bir şey.
Norveççebehersket, fredelig, grei, hardne, kald, kjølig
Den er forholdsvis varmekjær. — Oldukça soğukkanlı.
Etimoloji
From soğuk (“cold”) + kan (“blood”) + -lı, perhaps a calque of English cold-blooded.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom soğukkanlı.
Tom is unperturbed.
Tom soğukkanlıydı.
Tom was unflappable.
Oldukça soğukkanlı.
It is very cold.
Soğukkanlı olmalısınız.
You need to become cold.
Tom tamamen soğukkanlı.
Tom is completely unfazed.
Soğukkanlılıkla vuruldu.
He was shot in cold blood.
Soğukkanlı görünüyorsun.
You seem unperturbed.
Fadıl soğukkanlı katildi.
Fadil was cold-hearted killer.
Tom soğukkanlı görünüyor.
Tom seems unperturbed.
Soğukkanlılığını kaybetme.
Don't lose your cool.
O, soğukkanlı bir katildi.
He was a stone-cold killer.
Çok soğukkanlı bir adamdır.
It's cool man.
İlgili Sorular
Eşim her zaman haklı olduğunu savunuyor; bu durum karşısında soğukkanlılığımı nasıl sürdürebilirim?
Dick Cheney'nin sadık bir patriyot mu yoksa soğukkanlı bir iş insanı mı olduğu tartışılıyor; görüşleriniz nelerdir?
Dick Cheney'i sadık bir patriyot mu yoksa soğukkanlı bir iş adamı olarak mı görmeliyiz?
Gerçekten iyi bir yönetici olmanın özellikleri nelerdir? Stresli durumlarda soğukkanlı kalabilmek nasıl sağlanır?
Bir yöneticinin çok iyi sayılması için hangi nitelikler gerekir? Stres anlarında soğukkanlılık nasıl korunur?