Ana içeriğe geç
Sözlük

soğukkanlı ile cümle

soğukkanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Balıklar soğukkanlı hayvanlardır.Fish are cold-blooded animals.
Bir krizde soğukkanlı olmalısın.In a crisis you must keep your head.
Sen soğukkanlı bir insansın, değil mi?You are a cold-blooded person, aren't you?
Aşırı derecede soğukkanlıydım.I was cool as a cucumber.
Soğukkanlılığını kaybetme.Don't lose your cool.
Kısa sürede soğukkanlılığını geri kazandı.He soon recovered his composure.
Elizabeth Alister'i soğukkanlılıkla öldürdü.Elizabeth killed Alister in cold blood.
Başbakan Koizumi kesinlikle soğukkanlı bir insan değildir.Prime Minister Koizumi is certainly not a cold-blooded man.
Acil bir durum varsa soğukkanlı olmak çok önemlidir.It's very important to keep your head if there's an emergency.
Soğukkanlılığını kaybetti ve eşyaları fırlatmaya başladı.He lost his cool and started throwing things.
Tom her zaman soğukkanlı olmaya çalışıyor.Tom is always trying to be cool.
Tom'un soğukkanlı bir katil olduğundan şüpheleniyorum.I suspect that Tom is a cold-blooded murderer.
O sadece para almak için kızı soğukkanlılıkla öldürdü.He killed the girl in cold blood just to get the money.
Yılanlar soğukkanlı yaratıklardır.Snakes are cold-blooded creatures.
Tom soğukkanlılığını asla kaybetmez.Tom never loses his cool.
Gergin olacağımı sandım , ama soğukkanlıydım.I thought I would be nervous, but I was cool as a cucumber.
Tom soğukkanlı.Tom is unperturbed.
Onun çok soğukkanlılığı var.He has a lot of poise.
Tom soğukkanlı görünüyor.Tom seems unperturbed.
Tom tamamen soğukkanlı.Tom is completely unfazed.
Soğukkanlılığımı nasıl sürdüreceğimi biliyorum.I know how to keep my cool.
Soğukkanlılığımı sürdürmeliydim.I should've kept my cool.
Suç soğukkanlılıkla işlendi.The crime was committed in cold blood.
Soğukkanlılıkla vuruldu.He was shot in cold blood.
Tom soğukkanlı, mesafeli ve kibirli.Tom is cold, distant and arrogant.
Tom baskı altında soğukkanlıdır.Tom is cool under pressure.
Beni dinle, o soğukkanlı bir biçimde babamın Kakongo kralı olduğunu söyledi.Listen to me, he said coldly, my father was the king of Kakongo.
Tom büyük baskı altında bile soğukkanlıdır.Tom's unflappable, even under great pressure.
O, soğukkanlı bir katildi.He was a stone-cold killer.
Tom, baskı altındayken bile soğukkanlı, sakin ve aklı başında.Tom's cool, calm, and collected, even under pressure.
Tom soğukkanlılığını korumak için mücadele etti.Tom struggled to keep his composure.
Onun soğukkanlı havasına rağmen, söylediğin her şeyle yakından ilgileniyor.Despite her nonchalant air, she is paying close attention to everything you say.
Tom soğukkanlıydı.Tom was unflappable.
Tom soğukkanlılığını kaybetti.Tom lost his composure.
O kadınlar soğukkanlı katillerdir.Those women are cold-blooded killers.
Soğukkanlılığımızı kaybetmemeliyiz.We shouldn't lose our cool.
Tom ve Mary soğukkanlılığını korudu.Tom and Mary kept their cool.
Ben soğukkanlılığımı korudum.I kept my cool.
Sadece soğukkanlılığımı korudum.I just kept my cool.
Mary soğukkanlılığını topladı.Mary gathered her composure.
Tom soğukkanlı bir katildir.Tom is a cold-hearted murderer.
Tom soğukkanlılığını nasıl koruyor?How does Tom keep his cool?
Fadıl, Dania'yı soğukkanlılıkla öldürdü.Fadil killed Dania in cold blood.
Fadıl soğukkanlı katildi.Fadil was cold-hearted killer.
Fadıl, Leyla'yı soğukkanlılıkla öldürdü.Fadil killed Layla in cold blood.
Soğukkanlı görünüyorsun.You seem unperturbed.
Sami soğukkanlılıkla vurulmuş.Sami was shot in cold blood.
Tüm balıklar soğukkanlı mıdır?Are all fish cold-blooded?
Bütün balıklar soğukkanlı mıdır?Are all fish cold-blooded?
Bütün balıklar soğukkanlı değildir.Not all fish are cold-blooded.
Sami soğukkanlılıkla Leyla'yı öldürdü.Sami killed Layla in cold blood.
Beth, oğlunun etrafında babasının yıkıcı ve tehlikeli eğilimleri karşısında soğukkanlıdır.Beth is unperturbed by her father's destructive and dangerous tendencies around her son.
Çok soğukkanlı bir adamdır.It's cool man.
Kellerman soğukkanlı bir tavırla, “Terence Steadman’ın yerini biliyorum” der.Kellerman replies with, "Because I know where Terrence Steadman (Jeff Perry) is."
Knyaz Andrey Nataşa'nın nişanı bozmasını soğukkanlılıkla karşılıyor.Prince Andrei coldly accepts Natasha's breaking of the engagement.
Özellikle kendisinin oldukça soğukkanlı ve makul olduğunu göstermiştir.He is relatively cool-headed and reasonable.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Tom said fleetingly.
Çok soğukkanlı gözükür ama aslında çok duygusaldır.She appears to be cold but is actually very kind.
Sessiz, sakin, soğukkanlı ve sorumluluğunu bilen biridir.He is a calm, calculated and cool guy.
Daha rahat, soğukkanlı, sakin.Stylish, cool and calm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod