şehvetli

/ʃeh.vetˈli/
adj
C2 seviye
TR → EN
"şehvetli" kelimesinin İngilizcesi: lustful, lascivious, voluptuous, salacious, hot. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellustfuladj
Genellascivious
Genelvoluptuous
Genelsalacious
Genelhot
Genellascivious
Genelerotic
Genellascivious
Genelerotic

Tanım

•kösnük
•kösnülü
•Aşırı isteği olan
•Aşırı cinsel arzu duyan

Diğer Dillerde

Almancaerotisch, heiß, scharf, warm, würzig /eˈʁoːtɪʃ/
erotic
çekim: karşılaştırma erotischer · üstünlük am erotischsten
eş: sinnlich, verführerisch
Trotz der Glorifizierung dieses Lebens, besitzt das Lied eine sehnsüchtige, depressive Ausstrahlung. — Şarkının minör tonunda olması, şarkıya çok tensel ve şehvetli bir duygu veriyor.
feminine singular of bon
çekim: çoğul bonnes
eş: bonne à tout faire, bonniche, domestique, femme de ménage
aile: bonniche
Ainsi, les choses deviennent un peu chaudes, parfois dans le monde des émotions humaines. — Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.
İspanyolcaacalorado, alampante, ardiendo, bueno, cálido, caliente /akaloˈɾado/
heated
köken: Past participle of acalorar.
aile: acaloradamente
Muy carnosos, muy sensuales. — - Dolgun, şehvetli.
İtalyancaavere caldo, bollente, caldo, erotico, fare caldo, febbricitante /bolˈlɛn.te/
boiling, hot
eş: caldissimo, rovente, fumante, infuocato, torrido, arroventato
zıt: freddo, gelato, ghiaccio
Ultimate Spear, Lust la Lussuriosa. — Ultimate Spear, Şehvetli Lust.
Rusçaпохотливый; сладострастный
Предельное Копьё, Страсть Сладострастная. — Ultimate Spear, Şehvetli Lust.
Arapçaجِنْسِيّ, حار, حَارّ, حَرّ, حَرَّان, سَاخِن /ħaːrr/
hot, burning
çekim: geçmiş حُرْتُ
zıt: بَارِد
köken: Derived from the active participle of حَرَّ (ḥarra, “to be hot”). Compare Hebrew חריף (kharíf).
ممتلئتان و شهيتان — - Dolgun, şehvetli.
Farsçaاروتیک, اروتیکی, تُنْد, داغ, شهوانی, گَرْم /ˈdaːɣ/
exciting
çekim: karşılaştırma داغتَر · üstünlük داغتَرین
köken: Cognate with Avestan 𐬛𐬀𐬖𐬀 (daγa, “brand; scar, spot”), Sanskrit दाह (dāha, “burning, heat”). Related to Middle Persian [script needed] (dcytn' /⁠dazīdan⁠/, “to burn”), from Proto-Iranian *dáǰatī, from Proto-Indo-Iranian *dʰáǰʰati, from Proto-Indo-European *dʰégʷʰeti.
.چای داغ است
Azericeerotik, ədviyyatlı, ədviyyəli, isti, qaynar, qızğın /ædvijæˈli/
spicy, hot (of food)
çekim: karşılaştırma daha ədviyyəli · üstünlük ən ədviyyəli
köken: From ədviyyə + -li.
Kazakçaащы, ыстық /ɯsˈtɯq/
köken: Inherited from Proto-Turkic *isig (“hot”).
Özbekçeissiq, shahvoniy
warm · friendly, warm, caring
çekim: karşılaştırma issiqroq · üstünlük eng issiq
köken: Inherited from Chagatai ایسیغ (isiğ, issiğ), from Proto-Turkic *ïsïg, *ïssïg. Cognate with Kyrgyz ысык (ısık), Uyghur ئىسسىق (issiq) and Kazakh ыстық (ystyq).
aile: iliq-issiq, issiq-sovuq, issiqlamoq, issiqlik, issiqsevar, issiqxona
Tatarcaэссе
Felemenkçeaantrekkelijk, begeerlijk, heet, lekker, pikant, pittig /ˌaːnˈtrɛ.kə.lək/
attractive, beautiful
çekim: karşılaştırma aantrekkelijker · üstünlük aantrekkelijkst
zıt: onaantrekkelijk
köken: From Middle Dutch aentreckelijc. Equivalent to aantrekken + -e- + -lijk.
aile: aantrekkelijkheid
Erg vol. — - Dolgun, şehvetli.
Portekizce(muito) quente, em voga, estar com calor, fazer calor, furtado, gostoso
in vogue; popular; trendy
Lança Derradeira, Lust, a Lasciva. — Ultimate Spear, Şehvetli Lust.
erotic · amatory · amorous
çekim: karşılaştırma ερωτικότερος · üstünlük ερωτικότερος
köken: Learnedly, from Ancient Greek ἐρωτικός (erōtikós).
Απόλυτο Δόρυ, Λαστ η Λάγνα. — Ultimate Spear, Şehvetli Lust.
Japoncaエロ, エロい, エロチックな, 暑い, 熱い, 色っぽい /e̞ɾo̞/
erotic
köken: From English erotic.
第二に、アカデミーの古臭い奴らのために金を作り過ぎるから。 — Ayrıca çokça da şehvetli lezbiyen yapıma imza attı.
Çinceжә, 帥呆了 /帅呆了, 性感, 炎熱 /炎热, 熱 /热, 燒 /烧 /ɕiŋ⁵¹ kän²¹⁴⁻²¹⁽⁴⁾/
sexy; sexually attractive; hot; desirable
aile: 性感帶, 性感带
愚謂此等並有文思,於人之中少可湣惜。 — Bu durgunluk onu daha insani ve daha az şehvetli gösterir.
Korece덥다, 뜨겁다, 맵다, 빼앗기다, 뺏기다, 사랑적 /ˈtɘ(ː)p̚t͈a̠/
to be hot (of the weather or outside temperature) · to be hot (of an object)
zıt: 춥다
köken: First attested in the Worin seokbo (月印釋譜 / 월인석보), 1459, as Middle Korean 덥〯다〮 (Yale: těptá). Possible cognates include Japanese 灯す (tomosu, “to light”) and Proto-Indo-European *tep- (“to be hot, warm”).
사람의 감정은 보시는 것처럼 이렇게 제법 뜨거워 지기도 합니다. — Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.
날씨가 덥지 않아요?
hot, feverish
köken: feber + -ig
Ultimata Spjutet: Lust den Lystna.. — Ultimate Spear, Şehvetli Lust.
Lehçeerotyczny, gorący, ostry, pikantny, upalny /ɛ.rɔˈtɘt͡ʂ.nɘ/
erotic
çekim: karşılaştırma bardziej erotyczny · üstünlük najbardziej erotyczny
eş: miłosny, zmysłowy, seksualny
köken: Borrowed from English erotic, French érotique, or German erotisch + -ny, from Ancient Greek ἐρωτικός (erōtikós).
aile: aerotyczny, nieerotyczny, erotyczność
Wszechmocna Włócznio, Lubieżna Lust. — Ultimate Spear, Şehvetli Lust.
Ukraynacaгаря́чий, го́стрий, ероти́чний, жарки́й, пря́ний, спекотли́вий
Можливо, якби усі ми спробували читати власні страхи, то рідше би піддавались впливу найбільш яскравих із них. — Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.
sensual
çekim: karşılaştırma aistillisempi · üstünlük aistillisin
köken: aisti + -llinen
aile: aistillisesti, aistillisuus, yliaistillinen
Superkilpi, Lust Hekumallinen. — Ultimate Spear, Şehvetli Lust.
Çekçeerotický, horký, ostrý /ˈɛrotɪt͡skiː/
erotic
Rumencebun, bunoacă, bunoc, cald, erotic, fierbinte /bun/
good
çekim: çoğul bunuri · tamlayan bunului
zıt: rău
köken: Inherited from Latin bonus, from Old Latin duenos, later duonus, from Proto-Italic *dwenos. Doublet of bon, bonă, and bonus.
aile: îmbuna, nebun, răzbuna
Uneori lucrurile devin destul de fierbinți și de erotice în lumea sentimentelor umane. — Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.
E un om bun, crede-mă.
Sunt bun la fotbal.
biting, stinging (tending to bite or sting) · stinging (tending to cause a stinging sensation) · hot, spicy
çekim: karşılaştırma csípősebb · üstünlük legcsípősebb
köken: csíp (“to sting”) + -ős (adjective-forming suffix)
aile: csípősen, csípősség
Olyan teltek és érzékiek. — - Dolgun, şehvetli.
A csípős csalánszőrök irritálják a bőrt.
csípős megjegyzés
Kint csípős volt a levegő.
İbraniceאֶרוֹטִי, אֶרוֹטִית, חַם, לוֹהֵט, קוֹדֵחַ
מה שידוע על ג'רינה לי, מעורפל ומפוזר. — Rati'nin metinde geçen tanımı şehvetli ve baştan çıkarıcı olduğudur.
sharp, sour, bitter, pungent · keen, sharp, acute, sagacious · energetic, active, vigorous
çekim: karşılaştırma ācrior · üstünlük ācerrimus
zıt: sēgnis, misericors, mītis, tranquillus, placidus, quiētus
köken: From Proto-Italic *akris, from Proto-Indo-European *h₂eḱrós (“sharp”). The change from o-stem to i-stem declension is irregular and not fully explained. Likewise, Latin has irregular lengthening of the vowel. Cognate with Ancient Greek ἄκρος (ákros).
aile: ācriculus, ācrimōnia, ācritās, ācriter, ācritūdō, perācer
erotic
çekim: karşılaştırma mere erotisk · üstünlük mest erotisk
köken: From Ancient Greek ἐρωτικός (erōtikós).
aile: uerotisk
Ultimate Spear: Lust den lystne. — Ultimate Spear, Şehvetli Lust.

Etimoloji

By surface analysis, şehvet + -li

Örnek Cümleler

Mary,şehvetli bir kadın.
Mary is a voluptuous woman.
Onun şehvetli bir ağzı var.
She has a sensual mouth.
Şehvetli kadınlardan hoşlanırım.
I like voluptuous women.
Leyla şehvetli bir gence dönüştü.
Layla turned into a voluptuous teenager.
Erkekler şehvetli kadınları severler.
Men love amorous women.
Büyük adamlar şehvetli zevklere düşkün.
Great men are fond of sensual pleasures.
Çocuk bir şehvetli Miley Cyrus videosu izliyor.
The kid is watching some lustful Miley Cyrus video.
50 yaşında yaşlı bir kocakarı bana şehvetli teklifler yaptı; beni öpmek istedi.
An old hag of 50 years made me lustful propositions; she wanted to kiss me.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.
So it gets pretty hot and steamy sometimes in the world of human emotions.
Arpa, şehvetli bakışlarına sinirlendi ve Sara'yı da yanına alarak sular altında kaldı.
Arpa got angry of his sensual gazing and flooded taking Sara with it.
şehvetli ile daha fazla örnek cümle →