şehvetli ile cümle
şehvetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.55
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Erkekler şehvetli kadınları severler.Men love amorous women.
Büyük adamlar şehvetli zevklere düşkün.Great men are fond of sensual pleasures.
50 yaşında yaşlı bir kocakarı bana şehvetli teklifler yaptı; beni öpmek istedi.An old hag of 50 years made me lustful propositions; she wanted to kiss me.
Onun şehvetli bir ağzı var.She has a sensual mouth.
Çocuk bir şehvetli Miley Cyrus videosu izliyor.The kid is watching some lustful Miley Cyrus video.
Şehvetli kadınlardan hoşlanırım.I like voluptuous women.
Mary,şehvetli bir kadın.Mary is a voluptuous woman.
Leyla şehvetli bir gence dönüştü.Layla turned into a voluptuous teenager.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.So it gets pretty hot and steamy sometimes in the world of human emotions.
Arpa, şehvetli bakışlarına sinirlendi ve Sara'yı da yanına alarak sular altında kaldı.Arpa got angry of his sensual gazing and flooded taking Sara with it.
Şarkının minör tonunda olması, şarkıya çok tensel ve şehvetli bir duygu veriyor.Trotz der Glorifizierung dieses Lebens, besitzt das Lied eine sehnsüchtige, depressive Ausstrahlung.
Şarkının minör tonunda olması, şarkıya çok tensel ve şehvetli bir duygu veriyor.La lentitud en sus canciones hace que éste género cree una atmósfera extremadamente pesada y única.
Bu durgunluk onu daha insani ve daha az şehvetli gösterir.Reden hiervoor was dat hij (te) weinig scoorde voor een aanvaller.
Bu durgunluk onu daha insani ve daha az şehvetli gösterir.これを焼きつけられた者は人間以下とみなされる。
Ayrıca çokça da şehvetli lezbiyen yapıma imza attı.第二に、アカデミーの古臭い奴らのために金を作り過ぎるから。
Bu durgunluk onu daha insani ve daha az şehvetli gösterir.愚謂此等並有文思,於人之中少可湣惜。
Rati'nin metinde geçen tanımı şehvetli ve baştan çıkarıcı olduğudur.מה שידוע על ג'רינה לי, מעורפל ומפוזר.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Ainsi, les choses deviennent un peu chaudes, parfois dans le monde des émotions humaines.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Así que algunas veces se pone bastante sensual en el mundo de las emociones humanas.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Diventa piuttosto spinto a volte nel mondo delle emozioni umane.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Es geht also manchmal ganz schön heiß her in der Welt der menschlichen Gefühle.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Fica bastante quente e fumegante, por vezes, no mundo das emoções humanas.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Het gaat er dus soms heftig aan toe in de wereld van menselijke gevoelens.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.사람의 감정은 보시는 것처럼 이렇게 제법 뜨거워 지기도 합니다.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Néha elég forró a helyzet az emberi érzések világában.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Tak więc w świecie ludzkich emocji bywa gorąco i namiętnie.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Uneori lucrurile devin destul de fierbinți și de erotice în lumea sentimentelor umane.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Κάποιες φορές έχουμε και καυτά περιστατικά στον κόσμο των ανθρώπινων συναισθημάτων.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Иногда получается довольно страстно и эмоционально в мире человеческих эмоций.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.Става доста горещо и еротично понякога в света на човешките емоции.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.אז נהיה די חם לפעמים בעולם הרגשות האנושיים.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.إذاً تصبح أكثر إثارة وإغراء بعض الأحيان في عالم المشاعر الإنسانية.
Bu durum bazen insan duygusunun dünyasında heyecanlı ve şehvetli bir hal alabiliyor.たまに官能的になってしまう場合もあります そしてこれらは全て人々によって述べられています
- Dolgun, şehvetli.Erg vol.
- Dolgun, şehvetli.Muy carnosos, muy sensuales.
- Dolgun, şehvetli.Olyan teltek és érzékiek.
- Dolgun, şehvetli.ممتلئتان و شهيتان
Galeride seni gördüğüm an da ne kadar güzel dudakların olduğunu fark ettim. - Dolgun, şehvetli.Dès que je vous ai aperçue, à la galerie, j'ai remarqué que vous aviez de très belles lèvres,
Ultimate Spear, Şehvetli Lust.Lança Derradeira, Lust, a Lasciva.
Ultimate Spear, Şehvetli Lust.Lanza Máxima, Lust la lujuriosa.
Ultimate Spear, Şehvetli Lust.Superkilpi, Lust Hekumallinen.
Ultimate Spear, Şehvetli Lust.Ultimata Spjutet: Lust den Lystna..
Ultimate Spear, Şehvetli Lust.Ultimate Spear: Lust den lystne.
Ultimate Spear, Şehvetli Lust.Ultimate Spear, Lust la Lussuriosa.
Ultimate Spear, Şehvetli Lust.Wszechmocna Włócznio, Lubieżna Lust.
Ultimate Spear, Şehvetli Lust.Απόλυτο Δόρυ, Λαστ η Λάγνα.
Ultimate Spear, Şehvetli Lust.Предельное Копьё, Страсть Сладострастная.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.E forse se tutti cercassimo di leggere le nostre paure ci faremmo influenzare meno da quelle più suggestive.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.In mogoče, če bi vsi poskusili brati svoje strahove, bi najbolj veliki strahovi manj pogosto vplivali na nas.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.우리가 만약 우리 자신의 두려움을 읽으려고 노력한다면, 우리 역시 가장 외설적인 이야기로 부터 덜 동요될 것 입니다.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.Poate dacă și noi am încerca să ne citim fricile, am fi mult mai rar controlați de cele mai rele dintre ele.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.Може би ако се опитвахме да прочетем страховете си нямаше толкова лесно да се поддаваме на най-големия от тях.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.Можливо, якби усі ми спробували читати власні страхи, то рідше би піддавались впливу найбільш яскравих із них.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.وربما لو حاولنا قراءة مخاوفنا، نحن أيضا, قد نكون أقل تخبطا بكثير بسبب الجانب الأكثر رهبة من بين تلك المخاوف.
Ve belki biz korkularımızı yorumlayabilseydik, aralarından en şehvetli olanlarından daha az etkilenirdik.ひどいシナリオに 左右されずに 済むかもしれません 殺人鬼や航空事故を