örtülü
/œɾ.tyˈly/
adj
C2 seviye
TR → EN
"örtülü" kelimesinin İngilizcesi: covert, cryptic, in, implicit, implicit. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelcovert
Genelcryptic
Genelin
Genelimplicit
Genelimplicit
Genelimplicit
Görsel




Çekim Tablosu
Çoğul (-ler)örtülüler
Tanım
•açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde, müphem
•Afyonkarahisar ili Dazkırı ilçesine bağlı bir köy.
•Afyonkarahisar ili Hocalar ilçesine bağlı bir köy.
•Ağrı ili Doğubayazıt ilçesine bağlı bir köy.
•Artvin ili Ardanuç ilçesine bağlı bir köy.
•Aydın ili Bozdoğan ilçesine bağlı bir köy.
•Diyarbakır ili Lice ilçesine bağlı bir köy.
•Elazığ ili Maden ilçesine bağlı bir köy.
Diğer Dillerde
[with dative] on, upon (positioned at the top of) · [with accusative] on, onto, up (moving to the top of) · [with accusative] on (indicating responsibility)
eş: bei, zu, für
köken: From Middle High German ūf, from Old High German ūf, from Proto-Germanic *upp. This form with a lengthened vowel is originally Upper German. Central German forms were Middle High German uf and (western) up. Compare Dutch op, Low German op, Luxembourgish op, English up.
aile: aufm, aufs
Implizit SSL — Örtülü SSL
Das Buch liegt auf dem Tisch.
Ich lege das Buch auf den Tisch.
Das erste Getränk geht aufs Haus.
Fransızcaà l'intérieur, à la mode, clandestin, dans, dedans, en approche /a l‿ɛ̃.te.ʁjœʁ/
indoors, inside
zıt: à l'extérieur
aile: à l' à l'intérieur, à l'intérieur de
SSL implicite — Örtülü SSL
İspanyolcaadentro de, de moda, dentro de, en, encubierto, entrante /aˈdentɾo de/
within, inside
SSL implícito — Örtülü SSL
İtalyancadentro, in, in arrivo, incontro, su, tra /ˈden.tro/
inside; indoors · inwardly · imprisoned
eş: all'interno, nell’interno, interiormente, internamente, in, nel
köken: From Late Latin dē intrō.
Condivisione implicita — Örtülü Paylaşım
Rusçaпокрытый, скрытый, тайный; завуалированный /pɐˈkrɨtɨj/
past passive perfective participle of покры́ть (pokrýtʹ)
Неявное совместное использование данных — Örtülü Paylaşım
Arapçaبَعْدَ, فِي, مِن
ضمني SSL — Örtülü SSL
of, from · since · than
köken: From Middle Persian 𐭬𐭭 (az), from Old Persian 𐏃𐎨𐎠 (hacā), from Proto-Iranian *háčā, from Proto-Indo-European *sekʷ- (“to follow”).
از او پرسیدم اگر میخواهد به ایران برود.
ازش پرسیدم اگه میخواد به ایران بره.
از کی تا حالا؟
Azericeiçində /it͡ʃindæ/
in, within, inside
köken: Morphologically iç (“the inside”) + -də (“in”).
Sarayın içində yüz dənə otaq var.
Kazakça-да
Form of -де (-de) in hard words and after voiced consonants. · Form of -ле (-le) in hard words and after voiced consonants.
Özbekçe-da
Felemenkçebinnen, schuilplaats, tijdens /ˈbɪ.nə(n)/
inside, indoors · (to) inside, into
köken: From Middle Dutch binnen, from Old Dutch *binnan, equivalent to be- + in + -en.
Implicit SSL — Örtülü SSL
Als het regent kun je beter binnen blijven.
Het schip voer de haven binnen.
in; inside; within (contained by) · on; on top of (located just above the surface of) · in; at (located in a location)
eş: de
köken: From Old Galician-Portuguese en, from Latin in (“in”), from Proto-Italic *en, from Proto-Indo-European *h₁én (“in”). Doublet of in.
SSL Implícito — Örtülü SSL
Estou em minha casa.
Encontraram umas moedas no baú.
O livro está na mesa.
within
köken: From Ancient Greek ἐντός (entós).
Έμμεσα SSL — Örtülü SSL
εντός δέκα ημερών
Japonca...で, ...に, ...の中で
暗示的 SSL — Örtülü SSL
Korece...로, ...에, ...에 둘러싸인, ...의 안에, 안에, 안으로
이것은 바로 음의 형태입니다. — Bu örtülü şekli.
İsveççeankommande, dold, förtäckt, hemlig, in i, inkommande
present participle of ankomma
Implicit SSL — Örtülü SSL
Lehçena czasie, nadchodzący, po, potajemny, przybywający, przychodzący
aktualny, bieżący
eş: aktualny, bieżący, modny, aktualny
Implicit SSL — Örtülü SSL
Ukraynacaвві, ві, во, прихований, таємний, ув /ʋʲːi/
alternative form of в (v)
Неявний SSL — Örtülü SSL
inside, within, in
zıt: बाहर
köken: Borrowed from Classical Persian اندر (andar), from Middle Persian 𐭡𐭩𐭭 (andar). Doublet of अंतर (antar).
aile: अंदर करना, के अंदर
इस अटैची को अंदर रखिए।
Forms the impersonal indicative present forms of verbs, appended to the first infinitive.
köken: From earlier -han, -hVn (now dialectal), from Proto-Finnic *-hën, *-sën (passive or reflexive suffix), the same as the third-person singular possessive suffix (see the possessive suffix entry on -Vn). Initial -ta- is from the passive marker *-tta-.
Implisiittiset valtuutukset — Örtülü Yetkilendirmeler
laiva + -an → laivaan
Çekçedo, dovnitř, houští, houština, krycí pero, mlází /ˈdo/
into, in (to the inside of) · to, in (in the direction of, and arriving at; indicating destination) · until (up to the time of)
eş: c, ut
köken: Inherited from Old Czech do, from Proto-Slavic *do.
Implicitní SSL — Örtülü SSL
Vešel do místnosti.
Dostala se jí voda do bot.
Jdeme do obchodu.
Rumenceîn /ɨn/
in, into, within · in, on
köken: Inherited from Latin in. Cognate with English in.
Implicit SSL — Örtülü SSL
into · eye dialect spelling of -ban
Implicit jogosultságok — Örtülü Yetkilendirmeler
ház (“house”) → a házba (“into the house”)
İbraniceבְּ־, בְּתוֹך
זה הצורה המרומזת. — Bu örtülü şekli.
Latinceab /ˈab/
from, away from, out of · down from · (source of action or event) by, by means of
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂ep Proto-Indo-European *-o Proto-Indo-European *h₂epó Proto-Italic *ap Latin ab From Proto-Italic *ap, from Proto-Indo-European *h₂epó (“off, away”). The reconstruction of the Proto-Italic form is somewhat uncertain, as it's not clear when or how the final vowel of the PIE form was lost. The voicing of the final consonant to -b can be interpreted as an…
Gallos ab Aquitanis Garumna flumen, a Belgis Matrona et Sequana dividit.
Rex ab suis appellatur.
... Sī Deus ā nōbīs est, quis contrā nōs?
in (indicating movement from exterior to interior)
köken: From Old Danish in, from Old Norse inn.
Implicit SSL — Örtülü SSL
Lad børnene komme ind på værelset.
Norveççeav, inn, innenfor
Da Juda så henne, tenkte han det var en skjøge; for hun hadde tilhyllet sitt ansikt. — Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.
Endonezcedi dalam
kata penunjuk yang menyatakan tempat berada di dalam sesuatu
Ketika Yehuda melihat Tamar, disangkanya wanita itu seorang pelacur, karena wajahnya terselubung — Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish اورتیلو (örtülü) or اورتیلی (örtüli, “covered, veiled; roofed; shut, closed”), from اورتی (örtü), from Proto-Turkic *ört- (“to cover”), from *ör- (“to plait”), morphologically ört- + -ü (deverbal nominal suffix) + -lü.
Deyimler
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Örtülü SSL
Implicit SSL
Örtülü Paylaşım
Implicit Sharing
Bu örtülü şekli.
This is an implicit form.
Örtülü hazırlama
Masked priming
Örtülü Yetkilendirmeler
Implicit Authorizations
Karlarla örtülü şu dağa bak.
Look at that mountain which is covered with snow.
Sunak mavi bir bezle örtülüydü.
The altar was draped in a blue cloth.
Bu yatırımda örtülü bir risk var.
There's some risk implicit in that.
Örtülü Bellek ve İşleme Düzeyleri
Implicit memory and levels-of-processing
Yapı büyük bir kubbeyle örtülüdür.
The building is topped by a large cupola.
Sami hâlâ o battaniyeyle örtülüydü.
Sami was still covered by that blanket.
Vali, örtülü ödenekteki parayı aldı.
The governor took the money out of a slush fund.
İlgili Sorular
Karla örtülü bir alanda buzun kuruması gerçekleşir mi?
Kadınların örtülü olması, onların baskı altında olduğu düşüncesine nasıl yol açar?
APA el kitabının yazarları, dildeki örtülü ya da açık önyargılara karşı aşırı duyarlılık mı gösteriyor yoksa yalnızca bilgece mi davranıyor?
Karla örtülü bir dağın yamacında bir kulübede iki kişi ölü ve kan içinde bulunmuş, ama kendilerini incitmemişler. Bu nasıl mümkün?
AP sınavına hazırlanıyorum, bu seçeneği analiz etmemde bana yardımcı olabilir misiniz? "Yoksulluk ve açlık içinde Felix, karla örtülü yerden çıkan ilk beyaz çiçeği kız kardeşine sevinçle taşıdı. Mary Shelley, Frankenstein" Bu cümledeki imgelerden Felix hakkında ne anlıyorsunuz? Felix'in kız kardeşine büyük bir bahar çiçeği buketi getirmesi durumunda etki nasıl değişirdi?