Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bayat

bayat

/bɑˈjɑt/
adj
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"bayat" kelimesinin İngilizcesi: stale, stale, cold, stale, stale. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelstaleadj
Genelstale
Genelcold
Genelstale
Genelstale
Genelstale
Genelnot freshadj

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)Bayat'ı
Yönelme (-e)Bayat'a
Bulunma (-de)Bayat'ta
Çıkma (-den)Bayat'tan
Tamlayan (-in)Bayat'ın
Çoğul (-ler)Bayatlar

Tanım

•sıfat: Taze olmayan
•mecaz: Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş
•isim: Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
•Çorum iline bağlı ilçelerden biri
•isim, tarih: Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri

Diğer Dillerde

perfect participle of abstehen
Der Feminismus ist überholt? — Feminizm bayatladı ne demek?
Fransızcarassis, Rassis /ʁa.si/
stale (having lost its freshness)
köken: Form of rassir.
aile: se taper un rassis
Un enfant heureux, en bonne santé, qui a assez à manger. — Bayat: Mutlu, yiyeceği bol.
corklike · spongey · numbed; having the senses numb
köken: From acorcharse, from corcho (“cork”).
¿El feminismo es anticuado? — Feminizm bayatladı ne demek?
past participle of ammuffire
eş: coperto di muffa, deteriorato, guasto, marcito, rovinato, antiquato
Il femminismo antiquato? — Feminizm bayatladı ne demek?
город в Турции
Феминизм устарел? — Feminizm bayatladı ne demek?
to be or become cold, to cool off · to feel cold · to cool, chill
çekim: geçmiş بَرَدْتُ
العيد والمجاعة: عالم رائع من الطعام. — Bayat: Mutlu, yiyeceği bol.
بَرِّدْ حَشَايَ إِنِ ٱسْتَطَعْتَ بِلَفْظَةٍ / فَلَقَدْ تَضُرُّ إِذَا تَشَاءُ وَتَنْفَعُ
stale
köken: From Arabic بَائِت (bāʔit), corrupted. Compare Ottoman Turkish بایات (bayat).
نون بیات
Azericebayat, şaxta, soyuq /bɑˈjɑt/
stale, not fresh
çekim: karşılaştırma daha bayat · üstünlük ən bayat
köken: From Arabic بَائِت (bāʔit).
bayat çörək
coolness
köken: Borrowed from Mongolic, from Proto-Mongolic *salkïn. Compare Mongolian салхи (salxi, “wind”), Turkish salkın, Kyrgyz салкын (salkın).
Özbekçesovuq
cold, frosty
çekim: karşılaştırma sovuqroq · üstünlük eng sovuq
köken: From Proto-Turkic *sogï-k.
aile: sovuqlik, sovuqqonlik, sovuqxona, sovuqchilik
Tatarcaсалкын
Felemenkçeafstandelijk, brak, fris, koel, kou, koud /ˌɑfˈstɑn.də.lək/
standoffish, aloof, distant (cold, unfriendly)
çekim: karşılaştırma afstandelijker · üstünlük afstandelijkst
eş: kil, onverschillig, emotieloos
köken: From afstand + -e- + -lijk.
aile: afstandelijkheid
Feminisme gedateerd? — Feminizm bayatladı ne demek?
Portekizceconstipação, despreparado, enjoar, estagnado, estar com frio, fazer frio (dişil) /kõs.t͡ʃi.paˈsɐ̃w̃/
cold (illness) · constipation
çekim: çoğul constipações
eş: intestino preso, prisão de ventre, vento-virado, resfriado
köken: Borrowed from Latin cōnstīpātiōnem. By surface analysis, constipar + -ção.
O feminismo está datado? — Feminizm bayatladı ne demek?
μπαγιάτικος, που ξέμεινε από χθες, μουχλιασμένος, κλούβιος
-Μπαγιάτικο ψωμί. — -Bayat ekmek.
cold (unfriendly), unsympathetic, unkind
他にも八百屋に行ったり 農家に行った時には — Yerel fırına gittim ve bayatlamış ekmeklerini aldım.
つれなく断る
Çinceбин, лын, хан, 冰冷, 冷漠, 寒冷 /piŋ⁵⁵ lɤŋ²¹⁴⁻²¹⁽⁴⁾/
ice-cold; cold as ice · cold; unfriendly
aile: 冰冷無味, 冰冷无味
頜齒類具有頰部,可以將食物或水置於肉質頰部內,而不會溢出。 — Tirit et suyuna kızartılmış veya bayat ekmek konularak yapılan yemektir.
a cold; common cold; influenza
eş: 인플루엔자, 고뿔, 꼬뿔
köken: Sino-Korean word from 感氣, from 感 (“to feel”) + 氣 (“qi”)
음식의 좋고 싫음이 분명하며, 많다. — Bayat: Mutlu, yiyeceği bol.
감기가 들다
감기에 걸리다
past participle of slå av · past participle of avslå
çekim: karşılaştırma avslagnare · üstünlük avslagnast
zıt: påslagen
Är feminism förbi? — Feminizm bayatladı ne demek?
avslaget öl
en avslagen stämning
cold; coolness (low temperature) · coldness (lack of affection) · cold weather
çekim: çoğul chłody · tamlayan chłodu
eş: ziąb
köken: Etymology tree Proto-Slavic *xoldъ Polish chłód Inherited from Proto-Slavic *xoldъ.
Zacznij się modlić. — -Bayat ekmek.
Фемінізм застарілий? — Feminizm bayatladı ne demek?
cold, common cold, catarrh (disease) · influenza
çekim: çoğul ज़ुकामों
köken: Borrowed from Arabic زُكَام (zukām).
chilly, cool · cold, unfriendly, austere, grim
çekim: karşılaştırma kalseampi · üstünlük kalsein
köken: Unknown; could be compared to Northern Sami gálššas and kalsa, which is from Swedish kall (“cold”).
aile: kalseasti, kalseus
Vaaleat Usher - nuhruinen turkissa, sydämen, kehon ja aivojen näen hänet nyt. — - Kat olarak bayat, kalp, vücut ve beyin soluk Usher, şimdi ben onu görmek.
cold (low temperature)
çekim: çoğul chlady · tamlayan chladu
eş: chladno, zima
köken: Inherited from Old Czech chlad, from Proto-Slavic *xoldъ.
- Starý chleba. — -Bayat ekmek.
cold, frigidity · fever, chill
çekim: çoğul friguri · tamlayan frigului
zıt: căldură
köken: Inherited from Latin frīgus (“cold”), ultimately from Proto-Indo-European *sriHgos-, *sriges-, *sriHges-.
Feminismul demodat? — Feminizm bayatladı ne demek?
archaic form of állt, third-person singular indicative past indefinite of áll
çekim: karşılaştırma állottabb · üstünlük legállottabb
köken: áll (“to stand”) + -ott
A feminizmus elavult? — Feminizm bayatladı ne demek?
Vár állott, most kőhalom, / Kedv s öröm röpkedtek,
מה למעלה=הבורא. — Bayat boyu : ükü, yani grandük.
to be or feel cold or chilly; to become cold or chilly · to be neglected (left in the cold)
çekim: şimdiki alget · ulaç algēns
köken: Unknown. May be related to Icelandic elgur (“frozen snow”), from Proto-Indo-European *h₂elgʰ- (“frost, cold”).
aile: algēns, algēscō, algidus, algificus, algor, algus, alsior
Dancaforkølelse, kold, kulde (nötr)
cold (illness)
çekim: çoğul forkølelser · tamlayan forkølelses
köken: From forkøle + -else.
Feminismens dage talte? — Feminizm bayatladı ne demek?

Etimoloji

From Ottoman Turkish بایات (bayat), from Arabic بَائِت (bāʔit).

Örnek Cümleler

Ekmek bayat.
The bread is old.
Ekmek bayattır.
The bread is stale.
Bu yağ bayatlamış.
This oil is rancid.
Bu krakerler bayat.
These pretzels are stale.
Ekmek bayat ve sert.
The bread is old and hard.
Bu ekmek ne kadar bayat?
How old is this bread?
O ekmek bayatlamaya başladı.
That bread has started to go stale.
Feminizm bayatladı ne demek?
Feminism is dated?
Köpek bayat ekmeği yedi ve ölmedi.
The dog ate the stale bread and didn't die.
Bu bayat ekmek bir kaya kadar sert.
This old bread is as hard as a rock.
Okul kantininin bayat ekmeğinden daha iyiydi.
Better than the school store's stale bread.
Çok bayat bir espri bu. Sen kendin mi uydurdun?
That's a pretty lame joke. Did you come up with it yourself?
bayat ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelbayat
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod