notice

/ˈnəʊtɪs/2 hece
A2 seviye
EN → TR
"notice" kelimesinin Türkçesi: bilgi, ihtar, uyarma, ikaz, bildirmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbilgi
Genelihtar
Geneluyarma
Genelikaz
Genelbildirmek
Geneldikkat
Genelönemseme
Genelgörülebilir
Genelriayet
Genelilan
Genelihbarname
Genelsaygı
Genelhaber
Genelbahsetmek
Genelfarkına varılacak derecede.
Geneleleştiri (kitap)
Geneldikkat etmek
Genelönem vermek
Genelfarkına varmak
Genelsaygı göstermek. give notice işten çıkacağını önceden haber vermek. serve notice uyarmak
Genelihtar etmek
Genelilan etmek. short notice az mühlet
Genelkısa zaman. take notice farkına varmak. till further notice ikinci bir ihbara kadar. noticeable farkına varılabilir
Genelönemsemeye değer. noticeably dikkati çeker şekilde

Görsel

Kütüphane kitap rafları - bilgi dolu ortamAntika deri kitap bağlaması - bilgi doluKütüphane tüneli perspektifi - sonsuz bilgi yolculuğuKütüphane rafları dolu kitaplar - bilgi dolu ortam

Tanım

•a short critical review
•express recognition of the presence or existence of, or acquaintance with

Diğer Dillerde

Fransızcaavis, notification, préavis, remarquer, s'apercevoir
Rusçaзаме́тить, замеча́ть, извеще́ние, объявле́ние, реце́нзия, сообще́ние
Arapçaاِنْتَبَهَ, لَاحَظَ
Farsçaمتوجه شدن, ملاحظه, ملاحظه کردن
Japonca気付く, 注目する, 知らせ, 認める, 認知する, 通知
Ukraynacaзавва́жити, завва́жувати, об'я́ва, оголо́шення, повідо́млення, помі́тити
Çekçeoznámení, všímat si, všimnout si, výpověď
İbraniceשָׂם לֵב
Latinceanimadverto, animum advertō, aspicio, conspicio
Norveççebemerke
Vietnamcanhận thấy
Bulgarcaано́нс, забеле́жа, забеля́звам, забелязване, изве́стие, обя́ва
Slovakçaoznámenie, všímať si, všimnúť si

Etimoloji

Borrowed from Middle French notice, from the Latin nōtitia. Doublet of notitia.

Kelime Ailesi

noticeability
noticer
unnotice
unnoticed
unnoticing

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Fark ettim.
I noticed.
2 kere 3 6.
Notice, these two numbers are the same thing.
Dikkat edin:
Notice.
Dikkat Edin!
Take Notice!
Fark etmedik.
We didn't notice.
Fark etmedim.
I didn't notice.
Tom fark etti.
Tom noticed.
Bakın, tam 16.
Notice, it's exactly 16.
Onu fark ettim.
I noticed that.
O onu fark etti.
She noticed that.
Kim fark edecek?
Who's going to notice?
İlanı okudun mu?
Have you read the notice?