dull

/dəl/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"dull" kelimesinin Türkçesi: ağır, kesmez, donuk, sönük, körletmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelağır
Genelkesmez
Geneldonuk
Genelsönük
Genelkörletmek
Genelkörlenmek
Geneldonuklaştırmak
Geneldonuklaşmak
Genelkasvet
Genelkörlük
Genelgabi
Genelalık
Genelanlayışsız
Genelduygusuz
Genelhissiz
Genelvurdumduymaz
Genelkesat
Geneldurgun
Genelsıkıcı
Genelkasvetli
Genelkor
Genelkör
Genelkalın kafalı
Genelcanlı ve parlak olmayan (renk)
Genelahmak. dullness sıkıntı
Genelkafası işlemez
Genelkesmezlik. dully ahmakça
Genelsönük bir şekilde.
Genelsersemletmek . dullard ahmak kimse. dullish donuk
Genelkalın kafalı

Görsel

Ekskavatör ve hafriyat sahası - ağır ekipmanağır bir gün, ama hâlâ ayaktayımKamyonlu ağır yük taşıma - özel taşıma aracıKamyon lastiği ve aks detayları - ağır yük taşıma

Tanım

•darkened with overcast
•make less lively or vigorous

Atasözü & Deyim

“Ağır taş yerinden oynamaz”
“Ağır git ki yol alasın”
“Ağır kazan geç kaynar: 1”
“Baş ağır gerek, kulak sağır”
“Öküze boynuzu yük olmaz (ağır gelmez)”

Diğer Dillerde

Rusçaглу́пый, затупи́ть, затупи́ться, затупля́ть, затупля́ться, иступи́ть
Arapçaكَلِيل
Azericeküt, qanmaz
Felemenkçebot, dom, saai, stomp
Japoncaつまらない, 退屈な, 鈍い
Korece무디다
Lehçematowy, nudny, stępić, stępić się, tępy
Ukraynacaтупи́й
Hintçeकुंद
Macarcatompa
İbraniceמְשַׁעֲמֵם, קֵהֶה
Latincebrūtus, fatuus, hebes, idiōta, retūsus, stultus
Norveççekjedelig, sløve
Endonezcetumpul
Vietnamcacùi, cùn
Bulgarcaма́тов, притъпявам, притъпявам се, ску́чен, смекчавам, тъп
Slovencedolgočásen, top

Etimoloji

* As a German surname, from dialectal tull (“stout, corpulent”) (see the adjective doll), or a variant of Thiel. See Duell. * As a Scottish surname, it is a habitational name from Dull in Perthshire (see Etymology 2). * As an English surname, variant of Dill, Doel.

Kelime Ailesi

dull as dishwater
dull as ditchwater
dull fish
dull-headed
dull-minded
dull-witted
dullard
dullen
dullery
dullhead
dullish
dullness
dullsome
dullsville
dullwit
dully
fordull
never a dull moment

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Bıçak kör.
The knife is dull.
Bu bıçak kör.
This knife is dull.
Bu parti sıkıcı.
This party is dull.
Bıçağım köreldi.
My knife has gotten dull.
Oldukça tatsızdı.
It was rather dull.
Sıradan renkleri var.
It's sort of dull-colored.
Çok sıkıcı. “ olmuştur.
It was most dull.'"
Bu.., bu biraz sıradan.
This is, it seems a bit dull you know.
Burada künt bir ağrım var.
I have a dull ache here.
O, filmi çok sıkıcı buldu.
He found the movie very dull.
Asla sıkıcı bir an yoktur.
There's never a dull moment.
Grimesy, işini biliyorsun.
You all live long, dull, uninteresting lives. What do you want with me? You have taken hostages.