sluggish

/ˈslʌɡɪʃ/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"sluggish" kelimesinin Türkçesi: tembellik., bati, ağır, uyuşuk, miskin. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltembellik.
Genelbati
Genelağır
Geneluyuşuk
Genelmiskin
Geneltembel tabiatlı
Genelağır yürür veya hareket eder
Genelhareketsiz. sluggishly ağır ağır. sluggishness ağırlık

Görsel

Beyaz pelüş yatakta tembellik yapan kahverengi kedinin keyifli ve komik anları

Tanım

•slow and apathetic

Atasözü & Deyim

“Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp”

Diğer Dillerde

Rusçaвялый, заторможенный, инертный, лени́вый, ме́дленный, медли́тельный
Farsçaتنبل
Felemenkçelangzaam
Slovencelen, počasen, šibek
Galiçyacaharón, lerchán, náparo, zamarrón
İrlandacaceanntrom
Sanskritçeमन्दर

Etimoloji

Etymology tree English slug Proto-Indo-European *-iskos Proto-Germanic *-iskaz Proto-West Germanic *-isk Old English -isċ Middle English -ish English -ish English sluggish From slug + -ish.

Kelime Ailesi

sluggish schizophrenia
sluggishly
sluggishness
unsluggish

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
addlebrained
addlepated
airheaded
ass-brained
bee-brained
beef-witted
beefheaded
beetle-headed
birdbrained
blockheaded
Boeotian
bone-idle

Örnek Cümleler

İhracatlar durgundu.
Exports have been sluggish.
O durgun bir öğrenci.
He is a sluggish student.
Son zamanlarda tembelleştim.
I've been sluggish recently.
Son zamanlarda miskinleştim.
I've been sluggish recently.
Neden bu kadar ağır kanlısın?
Why are you being so sluggish?
Son zamanlarda tembellik ediyorum.
I've been sluggish recently.
Onun halsiz göründüğü bilinmektedir.
He's known to appear sluggish.
Ben sadece yavaş ve halsiz hissettim.
I just felt slow and sluggish.
Tom bir gece kuşu ama sabahları çok mıymıntı.
Tom's a night owl, but he's very sluggish in the morning.
Tom bir gece kuşu ama sabahları çok uyuşuktur.
Tom's a night owl, but he's very sluggish in the morning.
AB üyelik sürecindeki ilerleme yavaştı. [Reuters]
Progress towards EU integration has been sluggish. [Reuters]
Yeniden birleşme müzakereleri zaten yavaş ilerliyordu.
The pace of reunification talks has already been sluggish.