crush

/kɹʌʃ/1 hece
B1 seviye
EN → TR
"crush" kelimesinin Türkçesi: ezilmek., baskı, sıkma, kalabalık, izdiham. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelezilmek.
Genelbaskı
Genelsıkma
Genelkalabalık
Genelizdiham
Genelgadretmek
Genelzulmetmek
Genelezme
Geneltutku
Geneldüşkünlük.
Genelezmek
Genelsıkmak
Genelbasmak
Genel(k.dili) şiddetli ve geçici sevgi
Geneltazyik etmek
Genelbaskı yapmak

Tanım

•become injured, broken, or distorted by pressure
•the act of crushing

Diğer Dillerde

İtalyancacalca, cotta, frantumare, pigiare, prendersi una cotta, ressa
Rusçaвлюбленность, влюбля́ться, дави́ть, да́вка, дроби́ть, круши́ть
Arapçaهَرَسَ
Ukraynacaдави́ти
Çekçedrtit, rozbít se, rozdrtit
İbraniceהידלקות, מחץ
Latincepervinco, pīnsō
Dancabarrikade, finknuse, forelskelse, knuse, sammenpresse, sammenstød
Endonezcegebetan
Vietnamcađè, ép, nghiền
Bulgarcaпотискам, раздробявам, смачквам, смачкване, съкрушавам, увлечение
Baskçaestutu, zapaldu

Kelime Ailesi

becrush
bone-crushing dog
cattle crush
croggle
crush a cup
crush barrier
crush cage
crush depth
crush hat
crush it
crush load
crush on
crush out
crush party
crush pen
crush room
crush syndrome
crush zone

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Ben ezildim.
I was crushed.
O ona âşıktı.
She had a crush on him.
Kutuyu ezdim.
I crushed the can.
O kutuyu ezdi.
He crushed the box.
Sana tutuldum.
I have a crush on you.
Sana vuruldum.
I have a crush on you.
O ilk aşkımdı.
She was my first crush.
Ona aşık mısın?
Do you have a crush on him?
Mary'ye aşığım.
I have a crush on Mary.
Sana çarpıldım.
I have a crush on you.
Bir tane ezdim.
I crushed one.
Ona aşık oldum.
I had a crush on her.