"crush" kelimesinin Türkçesi: ezilmek., baskı, sıkma, kalabalık, izdiham. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelezilmek.
Genelbaskı
Genelsıkma
Genelkalabalık
Genelizdiham
Genelgadretmek
Genelzulmetmek
Genelezme
Geneltutku
Geneldüşkünlük.
Genelezmek
Genelsıkmak
Genelbasmak
Genel(k.dili) şiddetli ve geçici sevgi
Geneltazyik etmek
Genelbaskı yapmak
Tanım
•become injured, broken, or distorted by pressure
•the act of crushing
Örnek Cümleler
Ben ezildim.
I was crushed.
Kutuyu ezdim.
I crushed the can.
O ona âşıktı.
She had a crush on him.
Sana tutuldum.
I have a crush on you.
O ilk aşkımdı.
She was my first crush.
Sana vuruldum.
I have a crush on you.
O kutuyu ezdi.
He crushed the box.
Ona aşık oldum.
I had a crush on her.
Ona aşık mısın?
Do you have a crush on him?
Mary sana aşık.
Mary has a crush on you.
Mary'ye aşığım.
I have a crush on Mary.
Sana çarpıldım.
I have a crush on you.