Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tutuşturmak

tutuşturmak

verb
TR → EN
"tutuşturmak" kelimesinin İngilizcesi: burn, enkindle, fire, ignite, kindle. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelburn
Genelenkindle
Genelfire
Genelignite
Genelkindle

Çekim Tablosu

Geniş zamantutuşturamam
Şimdiki zamantutuşturabiliyor
Gelecek zamantutuşturacak
Geçmiş zamantutuşturdular
Şarttutuşturamasa
Gerekliliktutuşturamamalı
Emirtutuştur

Tanım

•coşturmak, çok heyecanlandırmak
•karşısındakinin isteyip istemediğini düşünmeksizin ansızın vermek
•tutuşmalarını veya tutuşmasını sağlamak
•Yanmasını sağlamak veya yanmasına yol açmak
•Coşmasını sağlamak, coşmasına yol açmak
•Karşısındakinin isteyip istemediğini düşünmeksizin ansızın vermek

Diğer Dillerde

to fire off, to fire (a weapon)
çekim: geçmiş feuerte ab · ortaç abgefeuert · şimdiki feuert ab · ulaç abfeuernd
köken: ab- + feuern
aile: Abfeuerung
Es wird darin während des Abspanns gespielt. — Tutuşturmak içinde Geven Toplanmaktadır.
to have (to own; to possess) · to have (auxiliary verb to form compound past tenses of most verbs) · to have (a condition)
çekim: geçmiş eu · ortaç eu · şimdiki a · ulaç ayant
eş: posséder
köken: Inherited from Middle French avoir, from Old French avoir, aveir, aver, from Latin habēre (“have, hold, possess”), probably from a Proto-Italic *habēō or *haβēō, possibly ultimately from Proto-Indo-European *gʰh₁bʰ- (“to grab, to take”). Influenced and reinforced by similar (yet etymologically unrelated) verbs in Germanic; compare Frankish *habbjan (“to have”), Old High German habēn (“to have”),…
aile: en avoir plus qu'assez, il y a, l'avoir mauvaise, n'avoir que faire, n'y a-t-il, un tiens vaut mieux que deux tu l'auras, y a-t-il, y avoir, French terms starting with
Nous devons comprendre les logiciels avant de tout simplement donner le matériel. — Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
Near-synonym: posséder
J'aimerais bien avoir 20 dollars.
J'ai parlé.
İspanyolcaarder, cesantear, cocer, combustionar, correr, descargar /aɾˈdeɾ/
to burn, blaze (to be consumed by fire or in flames) · to burn, to sting, to smart (to hurt, be in pain) · to burn, seethe (to be in an agitated or angry mental state)
çekim: geçmiş ardí · ortaç ardido · şimdiki arde
köken: Inherited from Latin ārdēre.
aile: arder Troya, ardimiento
Necesitamos comprender el software como también darle a alguien el hardware. — Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
Cuando arde la oreja izquierda, ya sabe la persona que están hablando mal de ella.
Le ardieron los insultos que dijiste.
Me ardió mucho que me gritaras.
to burn · to parch, to scorch · to cause to wither
çekim: geçmiş àrso · ortaç àrso · şimdiki àrde · ulaç ardènte
eş: bruciare, incendiare, dare fuoco, mettere a fuoco, arroventare, disseccare
köken: Inherited from Vulgar Latin *ārdĕre, from Latin ārdēre.
Dobbiamo capire il software per poter dare a qualcuno l'hardware. — Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
Arapçaأَحْرَقَ, اتحرق, اِحْتَرَقَ, حرق, حَرَقَ, حَرْق /ħa.ra.qa/
to burn · to burn, to hurt, to sting
çekim: geçmiş حَرَقْتُ
köken: From the root ح ر ق (ḥ r q), to burn.
ونحن بحاجة إلى فهم البرمجيات بصورة تماثل إعطاء شخص ما الأجهزة. — Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
قَالُوا حَرِّقُوهُ وَٱنْصُرُوا آلِهَتَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ فَاعِلِينَ
Farsçaآتَش, آتشسوزی, آتَشْسوزی, آذَر, بُخاری, حَریق
Azericeatǝş, atəş, çıxarmaq, işdən çıxarmaq, od, yandırmaq
fire · flame · ardour, zeal, blaze
çekim: çoğul atəşlər · tamlayan atəşin
köken: Borrowed from Classical Persian آتش (ātaš).
aile: atəşkəs, atəşə tutmaq, atəş açmaq
sevgi atəşi
atəş altında olmaq
ölümcül atəş
Kazakçaжағу, жану, от, өрт
combustion
köken: Inherited from Proto-Turkic *yan- (“to burn (intr.), blaze up”).
Felemenkçeaanbranden, afbranden, afgaan, afvuren, bakken, beek /ˈaːmbrɑndə(n)/
to burn to the pan
çekim: geçmiş brandden aan · ortaç aangebrand · şimdiki brandt aan · ulaç aanbrandend
köken: From Middle Dutch aenbranden. Equivalent to aan + branden.
We moeten de software begrijpen wanneer we iemand de hardware geven. — Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
to release, give freedom to · to dismiss, lay off, discharge; (informal) fire, sack · to discharge, demobilise; (informal) demob
çekim: geçmiş απέλυσα · ortaç έχοντας απολύσει · şimdiki απολύει · ulaç απολύοντας
köken: From Ancient Greek ἀπολύω (apolúō). Morphologically, from απο- (apo-) + λύω (lýo).
Πρέπει να καταλάβουμε το λογισμικό και όχι μόνο να δώσουμε το μηχάνημα. — Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
Japoncaストーブ, ひりひり, ヒリヒリ, ひりひりする, ヒリヒリする, やけど /sɨ̥to̞ːbɯ̟/
heater; stove · camp stove
köken: Borrowed from English stove.
ソフトウェアを 理解する必要があります 多くの途上国に政府が加わり — Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
Korece굽다, 달아오르다, 데다, 발사(發射)하다, 발포(發砲)하다, 불타다 /kup̚t͈a̠/
to be bent, curved, crooked, humped, hunched
çekim: geçmiş 구웠다
köken: Of native Korean origin.
aile: 굽실거리다, 굽어보다, 굽어살피다, 굽은, 굽이, 굽히다
누군가에게 하드웨어를 준다면 소프트웨어에 대해서도 이해해야 해요. — Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
to beat (to strike or hit multiple times to cause pain) · to beat (to strike, e.g. a surface multiple times) · to beat (to whip eggs or cream quickly and repeatedly and turn them into a stiff mass using a special tool)
çekim: geçmiş bito · şimdiki bije
eş: uderzać, tłuc, reg. śl. ciulać, tykać, machać, emitować
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰeyh₂- Proto-Balto-Slavic *bī́ˀtei Proto-Slavic *bìti Old Polish bić Polish bić Inherited from Old Polish bić.
aile: biobójczy, bitny, bity, i do bitki, i do wypitki, nie w ciemię bity, z bijącym sercem, niech kule biją kogoś, bicie, bijatyka, bijnik
Musimy zrozumieć oprogramowanie, a nie tylko dawać komuś sprzęt. — Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
bić kijem
bić po twarzy/w twarz
bić w bęben
Hintçeअगन, अगनी, अग्नि, आग, आगि, आतिश (eril) /əɡ.niː/
Agni · Agni (missile)
çekim: çoğul अग्नियाँ
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁engʷ- Proto-Indo-European *h₁n̥gʷnís Proto-Indo-Iranian *Hagníš Proto-Indo-Aryan *Hagníṣ Sanskrit अग्नि (agní)lbor. Hindi अग्नि Learned borrowing from Sanskrit अग्नि (agní). Doublet of आग (āg). First attested as Old Hindi अग्नि (agni).
to activate, to enable (to put something into action)
çekim: geçmiş aktivoinut · şimdiki aktivoi · ulaç aktivoiva
köken: From Latin activus + -oida.
aile: aktivoiminen, aktivointi, aktivoitua, inaktivoida
Olkapään korjaamiseksi tehtiin iso leikkaus. — Tutuşturmak için yoğun sülfürik aside daldırmak gerekiyordu.
Çekçehoření, hořet, kamna, oheň, palba, pálení (nötr) /ˈɦor̝ɛɲiː/
verbal noun of hořet · burning
çekim: çoğul hořením
eş: spalování, kombusce
köken: From hořet + -ní.
Kromě toho, že někomu dáme hardware musíme pochopit i software. — Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
Macarcaég, égés, égési sérülés, éget, elég, eléget /ˈeːɡ/
sky (the part of the atmosphere which can be seen above a specific place) · heaven (the abode of God and of the blessed dead) · heaven as a replacement for God (the supreme being and principal object of faith in Christianity)
çekim: çoğul egek
köken: From Proto-Finno-Ugric *säŋe. Cognates are limited to Baltic-Finnic (e.g. Finnish sää (“weather”)) and Komi-Permyak сынӧд (synöd, “warm air”).
aile: egű, égi, ég-föld, éggömb, éghajlat, égöv, égtáj, égzengés, a jó ég tudja, az ég szerelmére
A halvány kék égen fehér felhők vonulnak.
Ha van Isten az égben, úgy meg fog nekünk bocsátani.
Hála az égnek, hogy megszabadulunk tőlük.
İbraniceאֵשׁ, הדליק, ירה, יְרִידָה, כְּוִיָּה, מְדוּרָה
To light, light up, ignite (a fire, lamp, or the like). · To fire, to heat (pottery or the like).
çekim: geçmiş הִדְלַקְתָּ
עלינו להתמצא בתוכנה נוסף על זה שנותנים את החומרה. — Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
Latinceaestuō, ārdeō, combustiō, cremō, flamma, flammō /ˈfɫam.ma/
flame, fire · a fire or flame (of love or passion), love, passion, desire, heat, fury
çekim: çoğul flammae · tamlayan flammae
köken: From Proto-Italic *flagmā, from Proto-Indo-European *bʰl̥-g-mh₂, from Proto-Indo-European *bʰl̥g- (“to shimmer, gleam, shine”). Compare flagrō (“to blaze”) and fulgō (“to flash, shine”) from the same root, as well as Ancient Greek φλογμός (phlogmós, “flame”).
Urbi ferrō flammāque minitatus est.
“‘ […] animumque explēsse iuvābit
Dancaafbrænding, affyre, afskedige, aftrækker, antænde, bæk
burning, incineration, flaring
çekim: çoğul afbrændinger · tamlayan afbrændings
köken: From afbrænde + -ing.
Granaterne eksploderede ikke før i 1500-tallet, hvor man fandt på at fylde dem op med krudt. — İlk çakmaklar 16. yüzyılda icat edildi ve barutu tutuşturmak için ateşli silahlarda kullanıldı.
Norveççeavfyre, avskjedige, bekk, brann, brannsår, brannskade
initialism of Akademi Penerbang Indonesia
köken: Inherited from Malay api, from Proto-Malayic *api, from, from Proto-Malayo-Polynesian *hapuy, from Proto-Austronesian *Sapuy.
aile: berapi, berapi-api, diapi-apikan, memperapikan, mengapi, mengapi-apikan, perapian, api abadi, api amarah, api asmara
Kita harus memahami piranti lunak dan juga memberikan piranti keras kepada mereka. — Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
Bulgarcaгоря́, записвам, изгарям, изга́рям, изгаряне, обгарям /zɐˈpisvɐm/
to write down · to record (information or media on a recording device) · to register, enroll
çekim: geçmiş none · ortaç запи́сван · şimdiki запи́сва · ulaç запи́сващ
Запи́свах най-важното от лекцията.
Аз лично обожавам да пиша музика, да аранжирам и да запи́свам.
Запи́свам медицина.
Litvancadeginimas, deginti, degti, gaisras, krosnis, liepsna /ˈdʲɛk.tʲɪ/
to burn
çekim: geçmiş dẽgė · ortaç dẽgęs · ulaç dẽgąs
eş: kurti
köken: From Proto-Balto-Slavic *degtéi, from Proto-Indo-European *dʰégʷʰeti (“to burn”).
aile: sudegti, užsidegti, uždegti, degėsiai, degesys, degimas, degtindaris, degtindarė, degtinė, degtukas
Namas dega.
degti degtuką
Letoncaapdedzināt, atlaist, dedzināt, degt, guns, krāsns /dekt/
to burn (to be consumed by fire) · to burn · to burn (to be heated, roasted, baked etc. in excess)
çekim: geçmiş degu · ortaç degts · şimdiki deg
köken: From Proto-Balto-Slavic *degtéi, from Proto-Indo-European *dʰégʷʰeti (“to burn”). Regarding the different conjugation of transitive/intransitive, Carrasquer Vidal summarizes the situation as follows: "considering that transitives such as ja-presents make ē-preterits, while intransitives, such as n-infix verbs and sta-verbs, mostly make ā-preterits, a solution focusing on transitivity ~…
degt lēni, strauji
degt ar spožu liesmu
degt bez dūmiem
to burn
çekim: geçmiş olla põlenud · ortaç põlenud · şimdiki põleb · ulaç põlev
köken: Probably a back-formation from põletama, since the vocalism appears to preclude a direct derivation from Proto-Finnic *paladak; this development is shared with Votic põllõa. Ultimately akin to Proto-Finnic *paladak, from Proto-Uralic *pala-.
to say goodbye · to fire, to dismiss
çekim: geçmiş acomiadí · ortaç acomiadat · şimdiki acomiada
köken: From a- + comiat + -ar.
aile: acomiadament
Galiçyacaaburar, chimpar, esturruxar, lume, queima, queimazón /abuˈɾaɾ/
to burn · to hurt, pain · to pressure, to urge; to annoy
çekim: geçmiş aburei · ortaç aburado · şimdiki abura
köken: From Vulgar Latin burō, from Latin urō. Cognate with dialectal Leonese or Spanish aburar, Asturian amburar.

Etimoloji

Causative form of tutuşmak

Örnek Cümleler

Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız.
You kindle therewith.
Tutuşturmak içinde Geven Toplanmaktadır.
Cast - gather the stock into a group.
Söyleyin şimdi bana, tutuşturmakta olduğunuz ateşi,
Consider the fire that you strike (and get by friction).
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.
We need to understand software as well as just giving someone hardware.
Size o yeşil ağaçtan bir ateş yapan O'dur. Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız.
Who gave you fire from a green tree, with which you ignite the flame."
tutuşturmak ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod