Ana içeriğe geç
Sözlük
/
alevlendirmek

alevlendirmek

TR → EN
"alevlendirmek" kelimesinin İngilizcesi: blaze, emblaze, enkindle, fire, flame. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelblaze
Genelemblaze
Genelenkindle
Genelfire
Genelflame
Genelinflame

Tanım

•Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak
•mecaz: Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak; harlatmak

Diğer Dillerde

Almancaabfeuern, anmachen, auslösen, Brand, brennen, Feia /ˈʔapfɔɪ̯ɐn/
to fire off, to fire (a weapon)
çekim: geçmiş feuerte ab · ortaç abgefeuert · şimdiki feuert ab · ulaç abfeuernd
köken: ab- + feuern
aile: Abfeuerung
Wie die Kohlen eine Glut und Holz ein Feuer, also facht ein zänkischer Mann Hader an. — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
Fransızcaagacer, Agacer, irriter, irriter /a.ɡa.se/
to irritate · to tease
çekim: geçmiş agacé · ortaç agacé · şimdiki agace · ulaç agaçant
köken: Inherited from Old French aacier, from Vulgar Latin *adacidare, from Latin acidare, influenced by Old French agu (“needle”) (modern aigu).
Le charbon produit un brasier, et le bois du feu; Ainsi un homme querelleur échauffe une dispute. — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
İspanyolcacesantear, chamarada, cocer, correr, descargar, descharchar
to fire, to dismiss, to sack
çekim: geçmiş cesanteé · ortaç cesanteado · şimdiki cesantea
köken: From cesante + -ear.
El carbón es para las brasas, la leña para el fuego, y el hombre rencilloso para provocar peleas — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
heat · ardour, passion, fire · fervour, eagerness, glow
çekim: çoğul ardori
eş: calore, calorosità, eccitazione, ebbrezza, veemenza, slancio
köken: Borrowed from Latin ardōrem.
Durante l'inverno Aristagora continuò a fomentare la ribellione. — Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.
Rusçaвы́стрелить, клёвый, костёр, обже́чь, обжига́ть, ого́нь /ˈklʲɵvɨj/
cool, excellent, awesome
çekim: karşılaştırma (по)клёвее · üstünlük са́мый клёвый
köken: First recorded in 1820 by A. A. Uspensky in the Fenya argot of Vladimir with the meaning 'noble' (provided клювый (kljuvyj) in the "Suzdal dialect" by Pallas in 1787 is a misprint or typo instead of *кліовый). From the second half of the 19th century, it also appears in thieves' argot. According to Preobrazhensky's suggestion, supported by Vasmer, it comes from the verb клевать (klevatʹ) (further…
Зима — Цезарь пытается усмирить мятежи. — Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.
Клёвый у тебя́ прики́д, чува́к!
Ты о́чень клёвый мужи́к.
Чува́к, ты клёвый!
Arapçaحريجة, حريق, حَرِيق, حريقة, شُعْلَة, طَرَدَ (eril) /ħa.riːq/
burnt
çekim: çoğul حَرَائِق · tamlayan حَرِيقٍ
فحم للجمر وحطب للنار هكذا الرجل المخاصم لتهييج النزاع. — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
أُصِيبَ سَبْعَةُ عُمَّالٍ عَلَى ٱلْأَقَلِّ فِي ٱلْحَرِيقِ
Farsçaآتَش, آتَشْسوزی, آذَر, بُخاری, حَریق, شعله /ʃuʔ.ˈla/
flame, blaze
çekim: çoğul شعلهها
köken: Borrowed from Arabic شُعْلَة (šuʕla).
هر شب همی درخشد در گلستان چون شعلههای آذر گلهای نار
Azericealov, atǝş, atəş, çıxarmaq, işdən çıxarmaq, od /ɑˈɫov/
flame
çekim: çoğul alovlar · tamlayan alovun
köken: From Old Anatolian Turkish [script needed] (alav), a derivation from Proto-Turkic *yal- (“to burn, blaze; flame”). Cognate with Turkish alev, Uzbek olov, Kazakh алау (alau).
aile: alovlu, alovlandırmaq, alovlanmaq
Kazakçaжалын, от, өрт /wot/
fire · hearth · ardour, passion
köken: From Proto-Turkic *ōt (“fire”).
Özbekçealanga, oʻt, oʻt tushish, olov, otash, yongʻin /ot/
fire
çekim: çoğul oʻtlar
köken: Inherited from Chagatai اوت (ōt, “fire”), from Proto-Turkic *ōt (“fire”). Cognate with Turkish and Azerbaijani od, Turkmen ōt, and Kazakh от (ot).
Tatarcaут, ялкын, янгын
fire
köken: From Proto-Turkic *ōt (“fire”).
to go off · to go down · to lose face
çekim: geçmiş gingen af · ortaç afgegaan · şimdiki gaat af · ulaç afgaand
köken: From Middle Dutch afgaen. Equivalent to af + gaan.
En Ik heb het daar laten liggen, openlijk, zodat het mijn toorn en wraakzucht opwekt. — Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.
Portekizceatirar, chama, cozer, cozinhar, demitir, fogão /a.t͡ʃiˈɾa(ʁ)/
to throw · to fire (shoot a gun)
çekim: geçmiş atirei · ortaç atirado · şimdiki atira
köken: From a- + tiro + -ar.
aile: atirador, atirado
Raisman continuou trinando por todo o inverno. — Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.
feeling
çekim: çoğul αισθήματα · tamlayan αισθήματος
Οι ανθρακες δια την ανθρακιαν και τα ξυλα δια το πυρ, και ο φιλερις ανθρωπος δια να εξαπτη εριδας. — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
heater; stove · camp stove
köken: Borrowed from English stove.
Korece련인, 발사(發射)하다, 발포(發砲)하다, 불길, 불꽃, 애인 /ˈɾjɘ(ː)nin/
North Korea standard form of 연인 (yeonin, “one's love; lover; boyfriend or girlfriend”)
köken: Sino-Korean word from 戀人 (“lover, sweetheart”).
숯불 위에 숯을 더하는 것과 타는 불에 나무를 더하는 것 같이 다툼을 좋아하는 자는 시비를 일으키느니라 — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
to fire (a gun, a bullet, a piece of fireworks, a rocket, etc.) · to discharge · to launch (a torpedo, etc.)
çekim: geçmiş avfyrade · ortaç avfyrad · ulaç avfyrande
köken: av + fyra
Såsom glöd kommer av kol, och eld av ved, så upptändes kiv av en trätgirig man. — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
avfyra en pistol
avfyra tio skott
avfyra en fyrverkeripjäs
to beat (to strike or hit multiple times to cause pain) · to beat (to strike, e.g. a surface multiple times) · to beat (to whip eggs or cream quickly and repeatedly and turn them into a stiff mass using a special tool)
çekim: geçmiş bito · şimdiki bije
eş: uderzać, tłuc, reg. śl. ciulać, tykać, machać, emitować
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰeyh₂- Proto-Balto-Slavic *bī́ˀtei Proto-Slavic *bìti Old Polish bić Polish bić Inherited from Old Polish bić.
aile: biobójczy, bitny, bity, i do bitki, i do wypitki, nie w ciemię bity, z bijącym sercem, niech kule biją kogoś, bicie, bijatyka, bijnik
Jako węgiel martwy służy do rozniecenia, i drwa do ognia; tak człowiek swarliwy do rozniecenia zwady. — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
bić kijem
bić po twarzy/w twarz
bić w bęben
Ukraynacaва́тра, вого́нь, звільни́ти, звільня́ти, піч, пі́чка /pʲit͡ʃ/
oven
çekim: çoğul пе́чі · tamlayan пе́чі
köken: From Middle Ukrainian пѣчъ (pič), from Old East Slavic печь (pečĭ), from Proto-Slavic *peťь, from Proto-Balto-Slavic *pektís, from Proto-Indo-European *pékʷtis, from *pekʷ-.
aile: мікрохвильова́ піч
Hintçeअगन, अगनी, अग्नि, आग, आगि, आतिश (eril) /əɡ.niː/
Agni · Agni (missile)
çekim: çoğul अग्नियाँ
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁engʷ- Proto-Indo-European *h₁n̥gʷnís Proto-Indo-Iranian *Hagníš Proto-Indo-Aryan *Hagníṣ Sanskrit अग्नि (agní)lbor. Hindi अग्नि Learned borrowing from Sanskrit अग्नि (agní). Doublet of आग (āg). First attested as Old Hindi अग्नि (agni).
to activate, to enable (to put something into action)
çekim: geçmiş aktivoinut · şimdiki aktivoi · ulaç aktivoiva
köken: From Latin activus + -oida.
aile: aktivoiminen, aktivointi, aktivoitua, inaktivoida
Hehkuksi hiilet, tuleksi halot, riidan lietsomiseksi toraisa mies. — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
Çekçehoření, kamna, milenec, milenka, oheň, palba (nötr) /ˈɦor̝ɛɲiː/
verbal noun of hořet · burning
çekim: çoğul hořením
eş: spalování, kombusce
köken: From hořet + -ní.
Amursana využil nastávající zimy k reorganizaci sil. — Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.
flame
çekim: çoğul flăcări · tamlayan flăcări
köken: Inherited from Vulgar Latin root *flacula, from Latin facula (“little torch”), from fax (“torch”), or possibly influenced by Latin flamma. Probably a doublet of fachie. Compare Italian fiaccola. Compare also Albanian flakë, Gallo-Italic of Sicily ciàccara (“torch”)
aile: înflăcăra
După cum cărbunele face jăratic, şi lemnul foc, tot aşa şi omul gîlcevitor aprinde cearta. — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
Macarcaelsüt, kályha, kiéget, kirúg, láng, lángvörös /ˈkaːjhɒ/
stove, heater · starting point, square one, beginning
çekim: çoğul kályhák
köken: Borrowed from German Kachel.
aile: kályhai, kályhájú, kályhás, cserépkályha, gázkályha, kályhacsempe, kályhacső, kályhaellenző, kályhalyuk, vaskályha
A tél folyamán Arisztagorasz folytatta a felkelés terjesztését. — Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.
Kezdjük a kályhától.
Vissza a kályhához.
İbraniceאֵשׁ, הדליק, ירה, לֶהָבָה, מְדוּרָה, פיטר
To light, light up, ignite (a fire, lamp, or the like). · To fire, to heat (pottery or the like).
çekim: geçmiş הִדְלַקְתָּ
פחם לגחלים ועצים לאש ואיש מדונים לחרחר ריב׃ — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
Latinceflamma, focus, ignis, incendium /ˈfɫam.ma/
flame, fire · a fire or flame (of love or passion), love, passion, desire, heat, fury
çekim: çoğul flammae · tamlayan flammae
köken: From Proto-Italic *flagmā, from Proto-Indo-European *bʰl̥-g-mh₂, from Proto-Indo-European *bʰl̥g- (“to shimmer, gleam, shine”). Compare flagrō (“to blaze”) and fulgō (“to flash, shine”) from the same root, as well as Ancient Greek φλογμός (phlogmós, “flame”).
Urbi ferrō flammāque minitatus est.
“‘ […] animumque explēsse iuvābit
Dancaaffyre, afskedige, aftrækker, antænde, bål, beskydning
to fire; sack
çekim: geçmiş afskedigede · ortaç afskediget · ulaç afskedigende
zıt: ansætte
aile: afskedigelse
Trækul til Gløder og Brænde til Ild og trættekær Mand til at optænde Kiv. — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
Norveççeavfyre, avskjedige, brann, brenne, fyr, gi sparken
Som kull blir til glør, og som ved nærer ild, slik voldes kiv av en trettekjær mann. — Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.

Örnek Cümleler

Sami, Leyla ile ilişkisini yeniden alevlendirmek istedi.
Sami wanted to rekindle his relationship with Layla.
Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.
Over the winter, Aristagoras continued to foment rebellion.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
As coals are to hot embers, and wood to fire, so is a contentious man to kindling strife.
alevlendirmek ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod