Ana içeriğe geç
Sözlük
/
katip

katip

/caːˈtip/
noun
TR → EN
↔ ters çevir
"katip" kelimesinin İngilizcesi: clerk, clerk, scribe, amanuensis, secretary. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelclerknoun
Genelclerk
Genelscribe
Genelamanuensis
Genelsecretary

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kâtibi
Yönelme (-e)kâtibe
Bulunma (-de)kâtipte
Çıkma (-den)kâtipten
Tamlayan (-in)kâtibin
Çoğul (-ler)kâtipler

Tanım

isim: sekreter

Diğer Dillerde

female equivalent of Angestellter: female employee/worker/clerk/servant/staffer/staff member
çekim: çoğul die Angestellten · tamlayan Angestellter
köken: From angestellt.
aile: Bahnangestellte, Bankangestellte, Bundesangestellte, Büroangestellte, Bürofachangestellte, Eisenbahnangestellte, Fabrikangestellte, Fachangestellte, Festangestellte, Gemeindeangestellte
Nun, die Beamten sind die Computer.Katipler artık bilgisayarlar.
clerk of the court; registrar of the court, or similar role · cat, malkin
çekim: çoğul greffiers
köken: Borrowed from Medieval Latin graphiārius (“scribe, secretary”), from graphium (“stylus”). Compare greffe (“clerk's office”).
Eh bien, les employés sont les ordinateurs.Katipler artık bilgisayarlar.
İspanyolcaauxiliar administrativo, clérigo, encargado, escribanía, secretaria, secretario (eril) /auɡsiˌljaɾ administɾaˈtibo/
clerk (administrative assistant)
çekim: çoğul auxiliares administrativos
Quedó 3ª finalista.Burada 3. katip idi.
female equivalent of impiegato
çekim: çoğul impiegate
Beh, gli impiegati sono i computer.Katipler artık bilgisayarlar.
Rusçaсекретарь (eril) /sʲɪkrʲɪˈtarʲ/
secretary
çekim: çoğul секретари́ · tamlayan секретаря́
köken: Borrowed from Polish sekretarz.
Ну, офисные работники и компьютеры.Katipler artık bilgisayarlar.
المحررين هم الحواسيب.Katipler artık bilgisayarlar.
Azericekatib, katibə, münşi /cɑːˈtib/
secretary
çekim: çoğul katiblər · tamlayan katibin
köken: From Arabic كَاتِب (kātib, “clerk”).
employee
çekim: çoğul қызметкерлер · tamlayan қызметкердің
köken: қызмет (qyzmet) + -кер (-ker).
қызметкерлерді іріктеу
scribe · secretary
çekim: çoğul kotiblar
köken: Borrowed from Arabic كَاتِب (kātib).
Tatarcaсекретар
Felemenkçebediende, klerk, secretaresse, secretaris (eril) /bəˈdin.də/
servant, low-ranking employee (any gender) · employee · service industry worker (as opposed to manual labourers)
çekim: çoğul bedienden
zıt: arbeider
köken: Inflected form of bediend, calque of German Bedienter.
aile: kantoorbediende, loketbediende, tafelbediende
Hij was daar wel vierde official.Burada 3. katip idi.
clerk (office worker) · amanuensis (one employed to take dictation or copy manuscripts)
çekim: çoğul escreventes
Bem, os escriturários são os computadores.Katipler artık bilgisayarlar.
secretary (a person who keeps records, takes notes and handles general clerical work) · secretary (a managerial or leading position in certain non-profit organizations, such as political parties, trade unions, international organizations)
çekim: çoğul γραμματείς · tamlayan γραμματέα
köken: Learned borrowing from Ancient Greek γραμματεύς (grammateús).
aile: αρχιγραμματέας, γενικός γραμματέας
Ε, λοιπόν οι γραφιάδες είναι οι υπολογιστές.Katipler artık bilgisayarlar.
γενικός γραμματέας
clerk (one working with records etc.)
köken: 事(じ)務(む) (jimu) + 員(いん) (in).
どの職場にも 山ほど置いてありますKatipler artık bilgisayarlar.
事務員を募集しております。
substitution, replacement (with 에 (e), it is often translated as "instead of", "in place of", etc.)
köken: Sino-Korean word from 代身, from 代 (“replacement”) + 身 (“body”)
aile: 대신하다
세 번째 연구로는 면접조사였다.Burada 3. katip idi.
가는 대신에 집에서 있었어요.
a secretary desk, an escritoire (with a fold-down desktop surface (klaff) with small drawers behind it)
çekim: çoğul sekretärer · tamlayan sekretärs
köken: Borrowed from French secrétaire. First attested in 1792.
Andra dagen rids uthållighetsprovet.II.Dönem Divanı Riyaset Katipliği yapmıştır.
Lehçesekretarka, sekretarz, urzędniczka, urzędnik (dişil) /sɛ.krɛˈtar.ka/
secretary (a woman keeping records and handling clerical work) · answering machine
çekim: çoğul sekretarki · tamlayan sekretarki
eş: asystentka
köken: From sekretarz + -ka. Sense #2 is a clipping of automatyczna sekretarka.
Zając będzie podczaszym.Ahkam Katipliği yaptı.
Та був заарештований втретє.Burada 3. katip idi.
clerk
çekim: çoğul क्लर्कों
köken: Borrowed from English clerk.
desk, writing desk, bureau
çekim: çoğul kirjoituspöydät · tamlayan kirjoituspöydän
köken: kirjoitus (“writing”) + pöytä (“table”)
aile: kirjoituspöytävalaisin
No, virkailijat ovat tietokoneita.Katipler artık bilgisayarlar.
minister (head of a government department)
çekim: çoğul ministři · tamlayan ministra
köken: Internationalism; possibly borrowed from German Minister or French ministre, ultimately from Latin minister.
aile: stínový ministr
Nakonec byl třetí Peták.Burada 3. katip idi.
bureaucrat
çekim: çoğul birocrați · tamlayan birocratului
köken: Borrowed from French bureaucrate.
Funcționarii sunt calculatoarele.Katipler artık bilgisayarlar.
administrator, secretary, clerk
çekim: çoğul adminisztrátorok
köken: From Latin administrator. With -átor ending.
Ez volt a harmadik profi klubja.Burada 3. katip idi.
הרי הפקידים הם המחשבים בעצם.Katipler artık bilgisayarlar.
copyist, transcriber · scribe, secretary
çekim: çoğul librāriolī · tamlayan librāriolī
köken: Etymology tree Latin librarius Proto-Indo-European *-lós Proto-Indo-European *-elós Proto-Italic *-elos Latin -ulus Latin -olus Latin librāriolus From librarius (“of books”) + -olus.
shopkeeper
çekim: çoğul ekspedienter · tamlayan ekspedients
Han blev student 1894 og fik som ung kontorplads hos en sagfører og tog her præliminæreksamen.1894 yılında hukuk doktorasını aldı ve bir avukat olmadan önce bir adli katip olarak çalıştı.
clerk
çekim: çoğul kerani-kerani
köken: Inherited from Malay kerani (“clerk”), from Sanskrit करण (karaṇa, “scribe”). Doublet of karena.
aile: kerani panen
Juru tulis sekarang adalah komputer-komputer.Katipler artık bilgisayarlar.

Etimoloji

Arapça كاتب, o da Arapça كَاتِب (kātib).

Örnek Cümleler

Katiplerin ellerinde.
In the hands of scribes
Katiplerin ellerindedir,
In the hands of scribes
Katip aşırı çalışmaktan öldü.
The clerk died from overwork.
Katipler artık bilgisayarlar.
Well, the clerks are the computers.
Katip hatayı silmeye çalıştı.
The typist tried to erase the error.
O bir katip olarak işe girdi.
She got a job as a typist.
Değerli ve güvenilir katiplerin.
Noble and pious.
Katip bana hatasını itiraf etti.
The clerk admitted his mistake to me.
Belki katip size yardımcı olabilir.
Maybe the clerk can help you.
Katip bana doğru değişiklik vermedi.
The clerk didn't give me the correct change.
Aniden, katip öfkeden kendini kaybetti.
All of a sudden, the clerk lost his temper.
Bir katip onu aranızda adaletle yazsın.
Let a scribe write it down in justice between you.
katip ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
kâtibiadilbaşkâtipumumi kâtipmirî kâtibiocak kâtibisır kâtibitahrirat kâtibizabıt kâtibi
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod