Katip hatayı silmeye çalıştı.The typist tried to erase the error.
O bir katip olarak işe girdi.She got a job as a typist.
Katip aşırı çalışmaktan öldü.The clerk died from overwork.
"Onu adliye binasında alabilirsin, " katip ekledi."You can get it at the courthouse," the clerk added.
Katip bana hatasını itiraf etti.The clerk admitted his mistake to me.
Katip "Sizin için ne yapabilirim, efendim?" dedi.The clerk said, "What can I do for you, sir?"
Aniden, katip öfkeden kendini kaybetti.All of a sudden, the clerk lost his temper.
Belki katip size yardımcı olabilir.Maybe the clerk can help you.
Katip bana doğru değişiklik vermedi.The clerk didn't give me the correct change.
Tom eski Mısırlı bir katip olarak giyinmiş.Tom dressed as an ancient Egyptian scribe.
Bundan sonra, 31 Aralık 1982'de Bad Mergentheim'de ölene kadar Württemberg'de katiplik yaptı.Thereafter, he was a clerk in Württemberg until he died in Bad Mergentheim on 31 December 1982.
1902-1908 yılları Feldkirch ve Viyana'da katip oldu.From 1902 to 1908 he was articled clerk in Feldkirch and Vienna.
Satın alamadığı kitapları katiplerine yazdırıyordu.Rare books and manuscripts that he could not purchase he copied.
MÖ 2500 : Sümer dönemi boyunca Katip okulları geliştirildi.2500 per month, if they continue their studies in mathematics.
Baş katip kurum uyeleri tarafından yapılan oylama sonucunda seçilmiştir.The victim of the day was chosen by drawing lots.
Hapisten tanıştığı arkadaşı olan Katip onun kız kardeşi olan Zeynep'i Bilal'e emanet etmiştir.The only person whom he told of his encounter was Abu Jahl, who reproached him for his cowardice.
Katip Çelebi de bu konuda beyanat vermiştir.Admiral Burke supported him on this.
Ve polis memurları, yardımcı savcılar, katipler içeriye giriyorlardı.And police officers were coming in and assistant prosecutors and clerk workers.
Katipler artık bilgisayarlar.Well, the clerks are the computers.
Metin, Hunefer adında katip olan birinin mezarında bulundu. Bu katip, din adamı statüsündeydi.This text was found in the tomb of someone named Hunefer, a scribe. >>:
Katiplerin ellerinde.In the hands of scribes
Katiplerin ellerindedir,In the hands of scribes
Değerli ve güvenilir katiplerin.Noble and pious.
Eğer yolculukta iseniz ve katip bulamazsanız, bu durumda alınan rehin (yeter).And if you are upon a journey, and you do not find a writer, then a pledge in hand.
Eğer yolculukta olup katip bulamazsanız alınan rehin yeter.And if you are upon a journey, and you do not find a writer, then a pledge in hand.
Eğer bir yolculuktaysanız, katip de bulamadınızsa alınan rehin de kafi.And if you are upon a journey, and you do not find a writer, then a pledge in hand.
Bir katip onu aranızda adaletle yazsın.Let a scribe write it down in justice between you.
1922'ye kadar Hukuk Cemiyeti tüm katipler için zorunlu bir akademik yıl istedi.By 1922 The Law Society required a compulsory academic year for all clerks.
Léon Dupuis, Emma'yı şiirle tanıştıran ve ona aşık olan bir katiptir.Léon Dupuis is a clerk who introduces Emma to poetry and who falls in love with her.
1960 yılında, 17 yaşında, Alcala Birleşik Devletler Ordusu'na katıldı ve katip olarak görev yaptı.In 1960, at age 17, Alcala joined the United States Army and served as a clerk.
1880'lerin başında DC ve Maryland civarına taşındıktan sonra, katip olarak çalıştı.After moving to the D.C. and Maryland area in the early 1880s, she worked as a stenographer.
Bir süre gece kulübü striptizcisi, garson ve katiplik yaptı.For some time she was a nightclub stripper, waitress and clerk.
Kur'anı kopyalamanın, katip ve sahibine bereket getireceğine inanılıyordu. [2]It was believed that copying the Quran would bring blessings on the scribe and the owner.[76]
Tevrat sözleri geleneksel olarak, tomar üzerine bir katip (sofer) tarafından İbrani dilinde yazılır.Traditionally, the words of the Torah are written on a scroll by a scribe (sofer) in Hebrew.
Aileyi desteklemek için katip olarak çalışmaya başladı.She began working as a typist to help support the family.
Henry'nin bir katip olan babası, Henry henüz beş aylıkken şeker hastalığından öldü.Henry's father, a clerk, died of diabetes when Henry was only five months old.
Bu mecliste katiplik ve başkan vekilliği yaptı.He served as a Court Clerk and Deputy chairman in this Assembly.
İmparatoraluk saray dairesindeki katiplik kariyerinde hızla ilerledi.Am kaiserlichen Hof machte er rasche Karriere.
Dediler: - Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.Ils dirent : « N’aie pas peur, nous sommes envoyés au peuple de Lot ».
Kısa zaman sonra Katipoğlu türküsü ağızdan ağza yayılır.Un lotus blanc émane soudainement de sa bouche.
Dediler: - Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.Por eso se dijeron: "No la rompamos; sino echemos a suertes a ver a quién le toca".
Burada 3. katip idi.Quedó 3ª finalista.
Vahiy katipleri değişik din ve milliyetlere sahip insanlardan oluşmaktaydı.Su corte era internacional comprendía gentes de varias lenguas y etnias.
Cihannüma, Katip Çelebi'nin eseri.La maestra que no se olvida, en el papel de Fito Zabala.
Günümüzde de İzmir'de bir Katipzade İş Merkezi bulunmaktadır.Oggi ospita il Consolato Generale d'Islanda.
1515) 1657 - Katip Çelebi, Osmanlı bilgini (d.515a-523b - Sulla curiosità (Περὶ πολυπραγμοσύνης - De curiositate) VII.
Fakat Avam Kamarası katipleri, bu rakamın 1,9 milyondan daha az olduğunu söyledi.L'esercito di guarnigione aumenta la cifra ad almeno 1,4 milioni.
Katip Çelebi de Cihannüma adlı eserinde Japonya’dan bahsetmektedir.Per metonimia, la parola indica anche il Gabinetto del Giappone.
Huy'da doğdu, eğitimini Hannut'ta bir papaz rahibesi olan amcasından aldı ve bir katip oldu.Первоначальное образование получил от своего дяди, который был священником в Анню, и стал клерком.
Dediler: - Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.فقال: إن عمر أعطانا فأغنانا وأخشانا فأتقانا.
Bonifacio yönetimindeki Katipunan, 1896'da, Filipin Devrimi'ni başlatmıştır.بدأ كل من بونيفاسيو وكاتيبونان ثورة الفلبين في عام 1896.
Burada 3. katip idi.Hij was daar wel vierde official.
26. dönemde Meclis Katip Üyesi olmuş Şubat 2017'de görevinden istifa etmiştir.Toen ze staatssecretaris werd, werd haar mandaat van Kamerlid vanaf februari 2017 onderbroken.
Ahkam Katipliği yaptı.De eretreffer maakte Taufaiua.
Askerlik dönüşü Batı Dairesinde 3. Katip olarak göreve başladı.Służbę rozpoczął jako szeregowiec w 3.
Ölümünden sonra ihtiyarların sır katipliğini yaptığı ortaya çıkmıştır.Po przeprowadzonym przez nich przesłuchaniu stary profesor umiera.
Fakat Avam Kamarası katipleri, bu rakamın 1,9 milyondan daha az olduğunu söyledi.Oznacza to, że Sunday przemawiał do mniejszej liczby ludzi niż 911 tysięcy.
Ahkam Katipliği yaptı.Zając będzie podczaszym.
Vahiy katipleri değişik din ve milliyetlere sahip insanlardan oluşmaktaydı.Korzystali z niego chorzy o różnych wyznaniach i narodowości.
Burada katiplik görevinde bulundu ve medrese hocalığı yaptı.Objął mandat radnego powiatu i został wicestarostą.