kabadayı

noun
C2 seviye
TR → EN
"kabadayı" kelimesinin İngilizcesi: rowdy, bully, hector. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelrowdynoun
Genelbully
Genelhector

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kabadayıyı
Çoğul (-ler)kabadayılar

Tanım

•(halk ağzı) Bir şeyin en iyisi, başta geleni.
•(mecaz) yürekli olan.
•Kendine özgü namus kurallarını esas alıp toplum kurallarının dışına çıkarak zorbalık yapan, etrafa meydan okuyan kimse; bıçkın, dayı, efe.
•Kendilerine özgü giyiniş ve konuşma biçimleri olan, argo kullanan, başıboş, haylaz delikanlı
•Bir şeyin en iyisi, başta geleni
•Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan

Diğer Dillerde

bully, bully-off (method of starting or restarting a game)
çekim: çoğul Bullys · tamlayan Bullys
köken: Unadapted borrowing from English bully.
Der Schlundkopf des Menschen. — Jason: İnsan kabadayı.
Andere klein halten, um sich selbst groß zu fühlen. So war das auch bei den Pausenhof-Bullys.
bully (person who bullies)
çekim: çoğul brimeurs
köken: From brimer + -eur.
- Des voyous. — - Biz kabadayıyız.
İspanyolcaabusador, abusón, acosar, bravo, bravucón, buleador (eril) /abusaˈdoɾ/
abuser
çekim: çoğul abusadores
eş: abusivo, abusón, atrevido, pasado
köken: From abusar + -dor.
- Somos matones. — - Biz kabadayıyız.
present participle of arrogare
eş: altero, altezzoso, borioso, impertinente, impudente, insolente
köken: Borrowed from Latin arrogantem, form of arrogāns, present active participle of arrogō (“to claim as one's own”).
aile: arrogantemente
Virgilio "Bullo" Squalowsky uno squalo toro che si crede il bullo della scuola. — Virgil "Bull" Sharkowski - Bir köpekbalığıdır ve okulun kabadayısıdır.
Rusçaсмельчак, сорвиголова; головорез
смельчак, сорвиголова; головорез
- Мы хулиганы. — - Biz kabadayıyız.
Arapçaمُتَنَمِّر, مُسْتَأْسِد, هِكْتُور, هِكْطُور
- من أنتم ؟ - نحن أشرار — - Siz de kimsiniz? - Biz kabadayıyız.
AzericeHektor
to dominate
çekim: geçmiş domineerden · ortaç gedomineerd · şimdiki domineert · ulaç dominerend
köken: From Middle Dutch domineren, from Old French dominer, from Latin dominor.
- Wij zijn gangsters. — - Biz kabadayıyız.
to terrorise (to fill with terror)
çekim: geçmiş aterrorizei · ortaç aterrorizado · şimdiki aterroriza
köken: From a- + terror + -izar.
É o melhor atleta e o pior aluno da escola. — Okulun kabadayısı ve de en aptal öğrencisidir.
YunancaΈκτορας, νταής (eril) /ˈek.toras/
Hector · a male given name, Ektoras, equivalent to English Hector
köken: Derived from Ancient Greek Ἕκτωρ (Héktōr).
Caxinguelê (Κασιγκελέ)= Μικρό παιδί που κάνει capoeira. — Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.
Japoncaヘクター, 苛め, 苛めっ子, 苛める /iʑime̞/
bullying (persistent acts intended to make life unpleasant for another person)
朽木 稙綱(くつき たねつな)は、朽木氏の人物。 — Külhan­beyi: Halepli bir kabadayıdır.
Korece괴롭히는 사람, 괴롭히다, 깡패, 헥토르 /kwe̞ɾo̞pʰida̠/
to harass; to bully; to torment
çekim: geçmiş 괴롭혔다
köken: 괴롭- (goerop-, “to be distressing”) + -히- (-hi-, causative suffix) + -다 (-da, suffix conventionally given for citation forms).
브루스 종류에 상관없이 친구가 되기를 원하는 백상어. — Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.
İsveççemobba, mobbare
to bully
çekim: geçmiş mobbade · ortaç mobbad · ulaç mobbande
köken: Borrowed from English mob. Attested since 1969.
aile: mobbare, mobbning
- Vi är ligister. — - Biz kabadayıyız.
bli mobbad i skolan
Lehçedręczyciel, znęcać się (eril) /drɛnˈt͡ʂɘ.t͡ɕɛl/
tormentor (person who torments)
çekim: çoğul dręczyciele · tamlayan dręczyciela
eş: gnębiciel, ciemiężca, ciemiężyciel
köken: Etymology tree Proto-Slavic *drǫkъ Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *-éyeti Proto-Balto-Slavic *-éitei Proto-Slavic *-iti Proto-Slavic *drǫčiti Polish dręczyć Proto-Indo-European *-tḗr? Proto-Slavic *-jь? Proto-Slavic *-teľь Polish -ciel Polish dręczyciel From dręczyć + -ciel.
- Kami penjahat. — - Biz kabadayıyız.
Ukraynacaзабія́ка, хуліган, хуліга́н (eril) /xʊlʲiˈɦan/
hooligan
çekim: çoğul хуліга́ни · tamlayan хуліга́на
köken: Borrowed from English hooligan. Compare Russian хулига́н (xuligán).
aile: хуліга́нистий, хуліга́нити, хуліга́нство, хуліга́нський
У багатьох країнах є кримінальним злочином. — Pek çok gelişmiş ülkede kabadayılık suçtur.
Hintçeक्रूर, दबंग, दबंगी, धौँसना, धौंसना, धौंसबाज /kɾuːɾ/
cruel, brutal, inhumane · harsh, severe, ruthless
köken: Borrowed from Sanskrit क्रूर (krūra).
aile: क्रूरता
Finceahdistaa, ärsyttää, kiusaaja, kiusata, palkattu pahoinpitelijä /ˈɑhdistɑːˣ/
to distress, bother, make anxious, cause anxiety to · to push, pressure, put pressure on, (op)press, heckle · to harass, pester, badger, annoy
çekim: geçmiş ahdistanut · şimdiki ahdistaisi · ulaç ahdistava
köken: From Proto-Finnic *ahtistadak, equivalent to ahd- (“tight, cramped”) + -istaa (factitive verb)
aile: ahdistava, ahdistaja, ahdistaminen, ahdistus, ahdistella, ahdistua
Claricen käden sijaan Lecter kuitenkin katkaisee oman kätensä lihaveitsellä. — Lecter kabadayının eline çatal saplar.
minua ahdistaa
ahdistaa kysymyksillään
Koira kyllä puree, jos ahdistat sen nurkkaan.
ÇekçeHektór, násilník, prvotřídní, šikanovat, skvělý, super (eril) /ˈnaːsɪlɲiːk/
rapist
çekim: çoğul násilníci · tamlayan násilníka
eş: surovec, útočník, neurvalec, sexuální násilník
köken: Inherited from Proto-Slavic *nasilьnikъ. By surface analysis, násilí + -ník.
- Jsme gangsteři. — - Biz kabadayıyız.
Rumenceintimida, tiran /in.ti.miˈda/
to intimidate
çekim: geçmiş intimidat · ortaç intimidat · şimdiki intimidează
köken: Borrowed from French intimider.
aile: intimidare
Ce este lumea asta? — - Meriba, meriba! - Siz de kimsiniz? - Biz kabadayıyız.
Macarcamegfélemlít /ˈmɛkfeːlɛmliːt/
to intimidate, terrify, terrorize
çekim: geçmiş megfélemlítettek
köken: From meg- + félemlít (archaic without a prefix), from the verb fél (“to be afraid”).
aile: megfélemlítés
Az emberi butaság. — Jason: İnsan kabadayı.
İbraniceבִּרְיוֹן
זין על בית ספר. — Okulun kabadayısıdır.
Latincegrassātor
Dancabølle, fin, fint, herse med, mobbe, tyrannisere
bog bilberry (bush)
çekim: çoğul bøller · tamlayan bølles
köken: From Proto-Germanic *bulljō, from Proto-Indo-European *bhljā (“testicle”), probably because of the similarity of the berry to testicles.
Hvad er verden kommer til? — - Meriba, meriba! - Siz de kimsiniz? - Biz kabadayıyız.
Vietnamcabắt nạt, đầu gấu /ʔɓat̚˧˦ naːt̚˧˨ʔ/
to bully
köken: bắt + nạt.
- Mấy thằng lưu manh. — - Biz kabadayıyız.
Bulgarcaглаворе́з, заплашвам, побо́йник, първокласен, тероризирам, тиранизирам /zɐˈpɫaʃvɐm/
to threaten, to intimidate (to make a threat against someone) · to menace, to threaten (to be dangerous)
çekim: geçmiş none · ortaç запла́шван · şimdiki запла́шва · ulaç запла́шващ
eş: сплашвам
- Ние сме хулигани. — - Biz kabadayıyız.
Той ме заплаши с нож.
Разлив на петрол заплашва дивия живот.
LitvancaHektoras
Gali būti ir savaiminis apsidulkinimas. — Kabadayılık geleneksel de olabilir.
LetoncaHektors
Estoncakiusaja, kiusama, riiukukk, terroriseerima, türann, türanniseerima

Etimoloji

Osmanlı Türkçesi قبادای (kaba + dayı).

Örnek Cümleler

O bir kabadayı.
He is a ruffian.
Bu adam kabadayı.
This guy's tough.
Tom bir kabadayı.
Tom is a bully.
Kabadayı değilim.
I'm not tough.
- Biz kabadayıyız.
- We're hoodlums.
Kabadayılığı bırak.
Stop bullying.
O adam bir kabadayı.
That guy is a bully.
Okulun kabadayısıdır.
Schule Kloten.
Bana kabadayılık etme.
Don't bully me.
Tom bir kabadayı değil.
I'm not a bully.
Git ve o kabadayıyı döv.
Go and beat up that bully.
Okulda bir kabadayı var.
There's a bully at school.
kabadayı ile daha fazla örnek cümle →