Git ve o kabadayıyı döv.Go and beat up that bully.
Erkek kardeşim son zamanlarda çok kabadayı oldu.My brother has been much too rowdy lately.
Çocuk parkının kendi kabadayısı vardır.Every playground has its bully.
Bana kabadayılık etme.Don't bully me.
Bu adam kabadayı.This guy's tough.
Tom bir kabadayı.Tom is a bully.
Tom bir kabadayı, tam John'un olduğu gibi.Tom's a bully, just like John is.
Kabadayılığı bırak.Stop bullying.
Kendi bedeninde birine sataş, sen kabadayı.Pick on somebody your own size, you bully.
Tom bir kabadayı değil.I'm not a bully.
Neden böyle bir kabadayı gibi davranıyorsun?Why are you being such a bully?
O adam bir kabadayı.That guy is a bully.
O çocuk büyük bir kabadayıdır.That boy's a big bully.
O bir kabadayı.He is a ruffian.
Kabadayı değilim.I'm not tough.
Her okulun bir okul bahçesi kabadayısı vardır.Every school has a schoolyard bully.
Tom'un sana kabadayılık etmesine izin verme.Don't let Tom push you around.
Okulda bir kabadayı var.There's a bully at school.
Dylan Minnette rolü Kenny, Owen'a işkence eden kabadayı.Dylan Minnette as Kenny, the bully who torments Owen.
Bölümde Bart'ın kabadayı Nelson Muntz ile yaşadığı sorun anlatılmaktadır.The episode deals with Bart's troubles with the bully Nelson Muntz.
Eğer kabadayılık eden taraf bir grup ise eylem mobbing olarak adlandırılır.If bullying is done by a group, it is called mobbing.
Lecter kabadayının eline çatal saplar.Lecter then breaks Mason's neck with his bare hands.
Okulun kabadayısıdır.Schule Kloten.
Çocukken kabadayılık kurbanı olanların yaptığı kabadayılıklar bu tipte olabilir.(For example, killing infants who will become homosexual would obviously be wrong.
Kabadayılık cinsel tacizden ve sözlü tacizden çok daha geneldir.It is more carnal desire than genteel lovemaking.
Christian Slater'ı takip eden ve ona rahat vermeyen küçük bir sokak kabadayısıydım.I was a little street tough that followed Christian Slater around and badgered him.
Ve ben de bir lastiğin içinden atladım ve kampın kabadayısı beni ayak bileklerimden yakaladı.So I dove through the inner tube, and the bully of the camp grabbed my ankles.
- Millete kabadayılık mı taslıyorsun ?You must be a bully in life!
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.From age 15 to 18, I hated myself for becoming the thing that I loathed: a bully.
- Biz kabadayıyız.- We're hoodlums.
Nasıl oluyor da her karşılaştığın kişi kabadayı çıkıyor?How come everyone you meet is a bully?
Onlar yerel kabadayılardırThey are the local bullies,
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,My friend was also heavily bullied and he dropped out of school...
Zivanoviç, "Müfettiş bana işimi verdikten sonra kabadayılık başladı."After the inspectorate assigned me to my job, the bullying started.
Viktor, Joseph Stalin'in kişisel suikastçisinin oğlu olan Rus bir kabadayıdır.Viktor is a Russian brute who is the son of Joseph Stalin's personal assassin.
Ayer ilk kez Eton'da karakteristik kabadayılığı ve erken gelişmişliğiyle tanındı.It was at Eton that Ayer first became known for his characteristic bravado and precocity.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Franz - Der Junge, der ein Murmeltier sein wollte.
Vinnie Nasta Vinnie okulun kabadayısıdır.Elmer Gantry ist das enfant terrible seiner Schule.
Kabadayının ve kurbanın aileleri bilgilendirilmelidir.Der Täter und die Opfer müssen sich gekannt haben.
Jason: İnsan kabadayı.Der Schlundkopf des Menschen.
Pek çok gelişmiş ülkede kabadayılık suçtur.Le terrorisme est un crime dans la plupart des pays.
Yine de kabadayılığın sadece eğlence için yapıldığı örnekler vardır.Mientras tanto, hay que felicitar por motivos de único placer.
Kemal kabadayı olarak nam salmıştır.Kim Pul Su como Camarero.
Lisa, Bart'a en kabadayı Simpson üyesine, Büyükbaba Simpson, gitmesini önerir.Esta vez, consulta al miembro más rudo de familia Simpson, el abuelo Simpson.
"Derste tespih çeker kabadayı gibi davranırdı".Pero me evidencie como una puta derecha."
Kabadayılık suç veya fiziksel şiddet içermeyebilir.El uso o no de la violencia física.
Kabadayılık cinsel tacizden ve sözlü tacizden çok daha geneldir.En el fondo, las brujas son más dignas de lástima y de atención que de castigo.
Sahte Kabadayı, 1976 yapımı Türk filmi.Şahin, película turca de 1976.
Virgil "Bull" Sharkowski - Bir köpekbalığıdır ve okulun kabadayısıdır.Virgilio "Bullo" Squalowsky uno squalo toro che si crede il bullo della scuola.
Çabuk öfkelenip hemen silahına davranır, bir kabadayı gibi davranır fakat sıkıyı görünce kaçar.Sembra sicuro di sé, ma si comporta come uno sciocco quando perde.
Bir okul takımı üyelerinin bir sorumluluğu da kabadayı kurbanlarına yardımdır.Una delle attività del Comitato di sciopero è aiutare i condannati.
Saltanat Süleyman: Eskilerin kabadayılarından.Его жители являются потомками древнего рода шижинүүд.
Bölümde Bart'ın kabadayı Nelson Muntz ile yaşadığı sorun anlatılmaktadır.Эпизод повествует о конфликте Барта со школьным хулиганом Нельсоном Манцом.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Мерзкий Крыс — злодей, желает стать главарём злодеев.
Mütareke dönemi İstanbul'unda vatanperver bir kabadayının maceralarını konu alır.Интрига основывается на сатирических приключениях глупого провинциала в Париже.
Kabadayılık suç veya fiziksel şiddet içermeyebilir.ليس من الضروري أن ينطوي التنمر على الإجرام أو العنف الجسدي.
"Derste tespih çeker kabadayı gibi davranırdı".أقرأُ خطَبه كما لو كانت نبيذا مُسكِرا".
Komşulararası kabadayılık birbirlerinin gözünü korkutma şeklinde gerçekleşmektedir.ويحمي أيضا الازواج المجاورة من التشويش على بعضها البعض .
Afacan ve kabadayı.Yarasa olabilir.Tabutta uyur.Menfaatçidir.يِنُوْم : بكسر الياء وضم النون وتسكين الواو - ينام.
Filmde Şener Şen, "nesli tükenen bir kabadayıyı" canlandırıyor.Globo Teatro «Peça 'Cachorro Enterrado Vivo'».