Ana içeriğe geç
Sözlük
/
cüretkar

cüretkar

/dʒy.ɾet.caːɾ/
adj
C2 seviye
TR → EN
"cüretkar" kelimesinin İngilizcesi: daring, bold, brassy, defiant, forward. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldaringadj
Genelboldadj
Genelbrassy
Geneldefiant
Genelforward
Genelfresh
Genelhardy
Genelrash
Geneltemerarious
Geneldare
Genelaudacious

Görsel

Gecenin Koyu Tonlarında Cüretkar Yıldırım ve Şimşekli Fırtına BulutlarıKarla Kaplı Modern Yapıda Cüretkar Renkler ve Geometrik Havuz TasarımıZırhlı Süvari ve Cüretkâr Beyaz Atın Parçalanan Işık Efektiyle Dramatik GörseliAltın Kraliyet Tacı ve Cüretkar Mavi Göz Makyajı ile Stüdyo Portresi

Çekim Tablosu

Çoğul (-ler)cüretkârız

Tanım

•yürekli
•yürekli olan kimse
•Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmayan, bu duygusu olmayan
•Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan

Diğer Dillerde

Almancaab, ab diesem Tag, ab jetzt, absenden, befördern, begierig /ap/
beginning at that time or location; from
eş: von, von … an, seit
köken: From Middle High German abe, ab, from Old High German ab, from Proto-West Germanic *ab, from Proto-Germanic *ab.
aile: ab und zu
Alle zusammen,die Braut ist sehr mutig! — Bayanlar baylar, gelin ne kadar da curetkar !
Ab heute verfügbar.
Fransızcaà partir d'aujourd'hui, à partir de, affronter, aller en avant, attaquant, attaquante /a paʁ.tiʁ də/
starting at, beginning in, from […] onward · Starting from (there), supposing (that)
aile: à partir de dorénavant
Tout le monde, la mariée est vraiment audacieuse ! — Bayanlar baylar, gelin ne kadar da curetkar !
À partir du règne de Louis le Gros, les communes ont commencé à être affranchies de la féodalité.
À partir d’aujourd’hui, soyez plus exact.
À partir du troisième acte, l’intérêt de cette pièce va en s’affaiblissant.
from, as of, starting from, beginning, starting in, beginning in (time-related) · based on, from, on the basis of
Algún imbécil atrevido. — Cüretkar aptallar, ha?
a partir de hoy
En este estado se puede manejar a partir de los 16 años.
Estas empresas crean sus pautas a partir de su interpretación de las investigaciones actuales.
İtalyancaaffrontare, ardire, arrischiarsi a, attaccante, avanti, azzardarsi a /af.fronˈta.re/
to face or confront · to cope with · to deal with, broach or handle
çekim: geçmiş affrontàto · ortaç affrontàto · şimdiki affrónta · ulaç affrontànte
eş: abbordare, far fronte, farsi incontro, fronteggiare, sostenere, aggredire
köken: From Vulgar Latin *affrontāre, from Latin ad + frons + -āre.
aile: affrontabile, affrontamento, affrontarsi, affrontato, affrontatore, affrontatura, affronto
Degli idioti temerari, eh? — Cüretkar aptallar, ha?
Rusçaгорячий, несдержанный, неблагоразумный, смелый, отважный
горячий, несдержанный, неблагоразумный
Какие-то отчаянные придурки? — Cüretkar aptallar, ha?
Arapçaتَحَدَّى, جَرُؤَ, صَاعِدًا, فِي الْمُقَدِّمَة, مُهَاجِم, وَاجَهَ
الجميع ,العروس حقا جريئه — Bayanlar baylar, gelin ne kadar da curetkar !
Farsçaجرأت داشتن, جرأت کردن, جلو /d͡ʒi.ˈlaw/
front · rein, bridle, bridle-rein
zıt: عقب, پشت
köken: Perhaps borrowed from Mongolian жолоо (žoloo, “rein”).
aile: جلو افتادن, جلو انداختن, جلو بردن, جلو رفتن, جلوخان, جلودار, جلوگیری, شیشهی جلو, پول جلو
to dare, venture, have the courage
çekim: geçmiş cəsarət etmiş · ortaç cəsarət etmiş · şimdiki cəsarət edir
Ona yaxınlaşmağa cəsarət etmədim.
Kazakçaалға
forward, onward, towards a destination
köken: From *ал (*al, “front”) + -ға (-ğa, “to”). Compare to Bashkir алға (alğa, “forward”), Karachay-Balkar алгъа (alğa, “forward”), Kyrgyz алга (alga, “forward”), Uzbek olgʻa (“forward”), Uyghur ئالغا (algha, “forward”).
Алға, Қазақстан!
Tatarcaалга
to send onwards, to forward
çekim: geçmiş stuurden door · ortaç doorgestuurd · şimdiki stuurt door · ulaç doorsturend
köken: From door + sturen.
Dames en heren, de bruid is echt dapper. — Bayanlar baylar, gelin ne kadar da curetkar !
Portekizceadiante, atacante, atrever-se a, atrevido, avançado, desafiar /a.d͡ʒiˈɐ̃.t͡ʃi/
ahead, forward (toward the front of something) · ahead (in the future)
köken: Inherited from Old Galician-Portuguese adeante. By surface analysis, a- + diante.
aile: adiantar
Idiotas temerários? — Cüretkar aptallar, ha?
insolent, saucy, cheeky, impudent
eş: αναιδής, αυθάδικος, ιταμός
Κάποιοι τολμηροί ανόητοι; — Cüretkar aptallar, ha?
Japoncaフォワード, 冒す, 前に, 前の, 前方, 回送する
forward · attacking player/players in many sports
köken: From English forward.
ざまぁみろ ベーッ — Bayanlar baylar, gelin ne kadar da curetkar !
Korece공격수 /ˈko̞(ː)ŋɡjʌ̹ks͈u/
forward
köken: Sino-Korean word from 攻擊 (“attack”) + 手.
이러한 아이디어가 무모하다고 생각하실 수도 있습니다. — Bunun cüretkar olduğunu düşünüyorsunuz, size katılıyorum.
attacker, forward, striker
çekim: çoğul anfallares · tamlayan anfallares
köken: anfalla + -are. Attested since 1947.
Några våghalsiga dumbommar. — Cüretkar aptallar, ha?
Lehçedo przodu, napastnik, naprzód, odważać się, odważyć się, ośmielać się /dɔ‿ˈpʂɔ.du/
forward, onward (towards the front or from the front)
eş: ku przodowi, naprzód, przed siebie, dalej, ku przodowi, naprzód
zıt: do tyłu, wstecz, w tył, za siebie
köken: Literally, “to the front”.
Jacyś tępi śmiałkowie? — Cüretkar aptallar, ha?
Ukraynacaдерза́ти, нава́житися, нава́жуватися, напере́д, смі́ти, упере́д
Він мав повністю готичний стиль. — Cüretkar bir stile sahipti.
Hintçeअगला, अग्रसरित करना, अग्रस्थ, आगे, आगे की ओर, आगे को चलता करना /əɡ.lɑː/
next · coming, in the future · front, chief
köken: Inherited from Prakrit 𑀅𑀕𑁆𑀕𑀮 (aggala) + Middle Indo-Aryan -𑀮- (-la-), from Sanskrit अग्र (ágra, “front; top”).
तुम्हारा अगला काम क्या है?
अगला साल
अगला ज़माना
past passive participle of ennustaa
Hölmöjä huimapäitä. — Cüretkar aptallar, ha?
Çekçedopředu, odvážit se, odvažovat se, přední, přeposlat, riskovat /ˈdopr̝̊ɛdu/
forward
eş: kupředu, vpřed, předem
zıt: zpátky
köken: From do + před.
aile: přihrávka dopředu
To je celkem odvážné, říkáte si. Souhlasím s vámi. — Bunun cüretkar olduğunu düşünüyorsunuz, size katılıyorum.
to dare
çekim: geçmiş cutezat · ortaç cutezat · şimdiki cutează
köken: Inherited from Vulgar Latin cottizāre or cottidiāre (compare Aromanian cutedz, cutidzari, Megleno-Romanian and Istro-Romanian cutez, Venetan scotezàr, Istriot cutisà, Aquileian scuttia, compare also Albanian kuxoj), from Ancient Greek κοττίζω (kottízō, “to play craps, shoot dice”).
aile: cutezător
Are o atitudine de snoabă. — Cüretkar bir stile sahipti.
Macarcaarcátlan, átküld, csatár, dacol, előbbre, elöl lévő /ˈɒrt͡saːtlɒn/
impudent, insolent, impertinent, bold-faced, brazen, audacious (shameless and insulting in manner or words)
çekim: karşılaştırma arcátlanabb · üstünlük legarcátlanabb
köken: From arc (“face”) + -tlan (“-less, without”, privative adjective-forming suffix).
aile: arcátlankodik, arcátlanság
Ez vakmerő, mondják maguk. Egyetértek. — Bunun cüretkar olduğunu düşünüyorsunuz, size katılıyorum.
İbraniceהלאה, הֵעֵז, חָלוּץ, קדימה /ˈhɔl.ʔɔ/ [ˈhɔːl.ʔɔː/
along, forward, onward, next · farther, further, beyond · away, off, hence
köken: Possibly from הָלָא (halá', “to push away”) + ־ָה (-a, “to, toward, in the direction of, -ward”); compare לְהַלָּן (l'halan) with the same meaning. Compare Jewish Babylonian Aramaic הַלָּא (hallāʾ, “farther, further, beyond”), Classical Syriac ܠܗܰܠ (ləhal), ܘܰܠܗܰܠ (waləhal, “farther, further, beyond”), Arabic هَلَا (halā, “forward! on!”).
אם תגידו שזה נועז - אסכים איתכם. — Bunun cüretkar olduğunu düşünüyorsunuz, size katılıyorum.
נַמְשִׁיךְ הָלְאָה
קְבוּרַת חֲמוֹר יִקָּבֵר סָחוֹב וְהַשְׁלֵךְ מֵהָלְאָה לְשַׁעֲרֵי יְרוּשָׁלִָם׃
Latinceaudeo, audeō, prōrsum, prōsum /ˈau̯.de.oː/
to dare, venture, risk · to be eager for battle
çekim: ortaç ausus · şimdiki audet · ulaç audēns
köken: From avidus (“greedy”) + -eō (stative suffix), hence originally meaning “to be greedy”, as also evidenced by the form sōdēs (“if you please”) < *sī audēs (literally “if you want very much”). For the supine ausum compare also ārdeō : ārsum and gaudeō : gavīsum, in which the i was retained.
aile: audāx, audēns, ausō, ausum, ausus, sapere audē, sodes
Sapere audē.
Dancaangriber, befordre, direkte, forlæns, forrest, forward /anɡriːbər/
attacker (someone who attacks, offensive soccer player)
çekim: çoğul angribere · tamlayan angribers
köken: From angribe (“to attack”) + -er.
Et par modige fjolser. — Cüretkar aptallar, ha?
Norveççeangriper, baug, framover, framtidig, fremre, heretter
Endonezcejurit malam, maju /ˈd͡ʒurɪt̚ ˈmalam/
test of courage; dare
çekim: çoğul jurit-jurit malam
köken: Compound of jurit (“war”) + malam (“night”).
Semuanya, pengantin benar-benar berani! — Bayanlar baylar, gelin ne kadar da curetkar !

Etimoloji

cüret + -kâr

Kelime Ailesi

cüretkârca
cüretkârcı
cüretkârlık
cüretkârcık
cüretkârsa
cüretkârsız
cüretkârken
cüretkârla
cüretkârlı

Örnek Cümleler

Cüretkâr bir adamsın!
You're a daring man!
Bayanlar baylar, gelin ne kadar da curetkar !
Everyone, the bride is really bold!
Sıçrama o kadar cüretkar ki kafa karıştırıcı."[2]
The leap is so audacious it's disorienting."[15]
Bunun cüretkar olduğunu düşünüyorsunuz, size katılıyorum.
So that is audacious, you say. I agree.
Ama asıl cüretkar olan tarihte daha önce defalarca yaşandı.
But audacious is what has happened many times before in history.
Çoğu yaşlı adamlar olmak üzere birkaç kişiyse oldukça cüretkardı.
A few -- mostly older men -- were defiant.
Yerel bir gazete haberi "Dünya cüretkar bir kişilikten mahrum kaldı" başlığı ile verdi.
The local newspaper headlined the story with "The world has been robbed of a daring personality."
Filmde muhteţem ve cüretkar bir orijinallikle, isyancýlar asla fikir birliđine varamazlar.
The thing is: there's more.
Limanı modernize edecek 17 milyon euroluk cüretkar projeyi Avrupa Yatırım Bankası finanse ediyor.
The European Investment Bank is funding an ambitious, 17m-euro programme to overhaul the port.
cüretkar ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod