yürekli
adj
C1 seviye
TR → EN
"yürekli" kelimesinin İngilizcesi: audacious, brave, courageous, brave, valiant. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelaudaciousadj
Genelbraveadj
Genelcourageousadj
Genelbrave
Genelvaliant
Genelgaiiant
Genelstalwart
Çekim Tablosu
Çoğul (-ler)yürekliler
Tanım
•(mecaz) tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr
•Balıkesir ili İvrindi ilçesine bağlı bir köy.
•Elazığ ili Baskil ilçesine bağlı bir köy.
•Erzincan ili Çayırlı ilçesine bağlı bir köy.
•Erzurum ili Şenkaya ilçesine bağlı bir köy.
•Hakkari ili Yüksekova ilçesine bağlı bir köy.
•Muş ili Korkut ilçesine bağlı bir köy.
•Sivas ili Suşehri ilçesine bağlı bir köy.
Diğer Dillerde
Almancacouragiert, Krieger, mutig, tapfer, trotzen /kuraˈʒiːrt/
determined, showing initiative and courage
çekim: karşılaştırma couragierter · üstünlük am couragiertesten
eş: beherzt, mutig, tapfer, unerschrocken
köken: 18th-century derivation from Courage, from Middle French.
Du bist edel und gut. — Sen asil ve iyi yüreklisin.
Fransızcacourageux /ku.ʁa.ʒø/
courageous, brave, daring
eş: brave, hardi, preux, vaillant, valeureux
köken: From Old French corageus, corresponding to courage + -eux.
aile: courageusement
Tu es noble et bon. — Sen asil ve iyi yüreklisin.
courageux mais pas téméraire
İspanyolcabravo, corajoso, corajudo /ˈbɾabo/
angry, furious · bold, courageous · skilful, capable, clever, fine
çekim: üstünlük bravísimo
eş: aguerrido, audaz, bizarro, corajudo, gallardo, valiente
köken: Inherited from Old Spanish bravo, possibly from Vulgar Latin *bravus or *brabus, from a fusion of Latin prāvus and barbarus (or from metathesis of an intermediate form *babru-).
aile: a la brava, barra brava, bravamente, Bravos de Atlanta, encino bravo, ganso bravo, lino bravo, palma brava, patatas bravas, picha brava
Eres noble y bueno. — Sen asil ve iyi yüreklisin.
İtalyancaardito, audace, baldo, coraggioso, impavido, valoroso /arˈdi.to/
brave, doughty · daring · forward, bold
çekim: üstünlük arditissimo
köken: From ardire.
aile: arditamente
Sei nobile e buono. — Sen asil ve iyi yüreklisin.
Rusça(мужское имя)
Какие гордые, мужественные лица! — İnançlı ve yürekli insanlardır.
Arapçaجَرِيء, جَسُور, شجاع, شُجَاع /ʃu.d͡ʒaːʕ/
brave, courageous, plucky, bold
zıt: جَبَان
نور قد زرع للصديق وفرح للمستقيمي القلب. — Doğrulara ışık, Temiz yüreklilere sevinç saçar.
brave, courageous · bold
çekim: karşılaştırma دلیرتَر · üstünlük دلیرتَرین
köken: From Middle Persian [script needed] (dlyl /dilēr/, “brave”). Related to دلاور (dilâwar, “brave”).
bold, brave
çekim: karşılaştırma daha cəsur · üstünlük ən cəsur
köken: From Arabic جَسُور (jasūr).
brave, courageous
köken: Borrowed from Arabic بَطَل (baṭal, “hero”).
Özbekçebotir, dovyurak, jasur, mard
a male given name from Arabic
çekim: karşılaştırma jasurroq · üstünlük eng jasur
köken: Borrowed from Arabic جَسُور (jasūr, “bold, courageous”).
aile: jasurlanmoq, jasurlik, jasurona
Felemenkçemoedig
brave
çekim: karşılaştırma moediger · üstünlük moedigst
eş: dapper, koen, onbevreesd
köken: From Middle Dutch moedich, from Old Dutch *muodag, from Proto-Germanic *mōdagaz; equivalent to moed + -ig.
aile: aanmoedigen, stoutmoedig
Gods volgelingen mogen in het licht leven en Hij geeft vreugde in het hart van allen die Hem oprecht volgen. — Doğrulara ışık, Temiz yüreklilere sevinç saçar.
Portekizcebravo, corajoso, ousado /ˈbɾa.vu/
angry; furious, annoyed · brave; valiant, courageous · coarse; uneducated, uncivilized
çekim: karşılaştırma mais bravo · üstünlük o mais bravo
eş: brabo, corajoso, destemido
köken: Inherited from Old Galician-Portuguese bravo, possibly from Vulgar Latin *bravus or *brabus, from a fusion of Latin prāvus and barbarus.
aile: bravamente, braveza, bravio, bravura, coelho-bravo, embravecer, mandioca-brava
Tu és nobre e bom. — Sen asil ve iyi yüreklisin.
Fico bravo quando você entra sem bater.
Yunancaγενναίος, θαρραλέος /ʝeˈneos/
brave, gallant · generous, lavish
çekim: karşılaştırma γενναιότερος · üstünlük γενναιότερος
eş: θαρραλέος
köken: From Ancient Greek γενναῖος (gennaîos, “high-born, generous”) with semantic loan from French généreux.
aile: γενναιόδωρος
Πρέπει να έχεις πάθος. [μουσική] — Yürekli olmalısınız ♫♫♪♫♪
Japonca勇敢な, 勇気ある, 勇猛な, 雄々しい /o̞ːɕiː/
manful, brave
zıt: 女々しい
彼らは栄誉あるしもべ。 — "Bunlar geniş yürekli insanlardır.
Korece용감하다 /ˈjo(ː)ŋɡa̠mɦa̠da̠/
brave, courageous
köken: 용감(勇敢) (yonggam) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving adjectives).
의인을 위하여 빛을 뿌리고 마음이 정직한 자를 위하여 기쁨을 뿌렸도다 — Doğrulara ışık, Temiz yüreklilere sevinç saçar.
brave, valiant
çekim: karşılaştırma bardziej chrobry · üstünlük najbardziej chrobry
eş: dzielny, mężny, odważny, śmiały, waleczny, bohaterski
köken: Etymology tree Proto-Slavic *xorbrъ Polish chrobry Inherited from Proto-Slavic *xorbrъ.
aile: chrobrość
Musisz mieć serce. — Yürekli olmalısınız ♫♫♪♫♪
Ukraynacaвідва́жний, сміли́вий, хоро́брий
Йому хочеться, щоб про нього піклувалися, сам про себе він піклуватися не любить. — İyi yürekli olduğunu bilirdi fakat onu sevecek kadar ilgi duymazdı.
brave, valiant
çekim: çoğul बहादुरों
köken: Borrowed from Classical Persian بهادر (bahādur). Compare Turkish bahadır. Compare Punjabi ਬਹਾਦਰ (bahādar) / بہادَر (bhādar), Gujarati બહાદુર (bahādur), Marathi बहाद्दर (bahāddar), Bengali বাহাদুর (bahadur), Turkish bahadır, Russian богаты́рь (bogatýrʹ).
aile: बहादुरी
fearless, daring, intrepid
çekim: karşılaştırma pelottomampi · üstünlük pelottomin
köken: pelko + -ton
aile: pelottomasti, pelottomuus
(Minä olen hyvä ja puhdassydäminen. — Saf ve temiz yüreklidir.
Çekçečelit, odvážně čelit, odvážný, postavit se, statečný, stavět se čelem /ˈt͡ʃɛlɪt/
to brave, confront, face something
çekim: geçmiş čelila · ortaç čelila · şimdiki čelí
eş: být konfrontován, odolávat
köken: From čelo + -it.
Jsi vznešený a dobrý. — Sen asil ve iyi yüreklisin.
brave, courageous
köken: Borrowed from French brave, from Italian bravo.
Eşti bun şi nobil. — Sen asil ve iyi yüreklisin.
courageous, brave, valiant
çekim: karşılaştırma bátrabb · üstünlük legbátrabb
zıt: gyáva
köken: Borrowed from a Turkic language before the times of the Hungarian conquest of the Carpathian Basin (at the turn of the 9th and 10th centuries). Compare Bashkir батыр (batır), Turkish bahadır, batur (“brave, hero”). The sense although was split from the original sense, perhaps shortened from its inflected forms bátoron or bátran. First it probably had a permissive meaning: Bátoron (hadd) jöjjön!…
aile: bátorít, bátorkodik, bátorság, bátortalan, bátran, bátraké a szerencse
Jó vagy, és nemes. — Sen asil ve iyi yüreklisin.
İbraniceאַמִּיץ, אמיצה
בבסיסו הוא אדם טוב אך חסר מזל וכושל. — İyi yürekli, yardımsever ama talihsiz adam.
Latinceanimosus, fortis, magnanimus
courageous/full of courage, brave, bold, undaunted · adamant, determined, wilful · aggressive, ardent, fervent, vehement
çekim: karşılaştırma animōsior · üstünlük animōsissimus
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂enh₁- Proto-Indo-European *-mos Proto-Indo-European *h₂enh₁mos Proto-Italic *anamos Latin animus Latin -ōsus Latin animōsus From animus (“mind, soul; courage, will”) + -ōsus.
aile: animōsē, animōsitās
Dancamodig /moːdi/
brave, courageous
çekim: karşılaştırma modigere · üstünlük modigst
köken: From mod (“courage”) + -ig, from Old Norse móðugr.
Mine soldater er dygtige. — Askerlerimin yürekli olduğunu gördüm.
Endonezceberani, menerjang /bəˈrani/
brave
çekim: karşılaştırma lebih berani · üstünlük paling berani
köken: Inherited from Malay berani (“brave”), from Proto-Malayic *bArani, from Proto-Malayo-Polynesian *baʀani (“brave, bold; dare to do”).
aile: berani-berani, berberani-berani, keberanian, memberanikan, pemberani, terberanikan, berani candang, berani lalat
Kamu mulia dan terpuja. — Sen asil ve iyi yüreklisin.
Vietnamcadũng cảm, gan dạ, gan góc, mạnh bạo, mạnh dạn, quả cảm /zʊwŋ͡m˦ˀ˥ kaːm˧˩/
brave; courageous
zıt: hèn, hèn nhát, nhát
köken: Sino-Vietnamese word from 勇敢.
Con rất tốt và cao quý. — Sen asil ve iyi yüreklisin.
lòng dũng cảm
Bulgarcaиндиански воин, осмеля се, осмелявам се, посмея, посмявам, предизвиквам /prɛdiˈzvikvɐm/
to challenge, to provoke
çekim: geçmiş none · ortaç предизви́кван · şimdiki предизви́ква · ulaç предизви́кващ
köken: пред- (pred-, “pre-”) + извиквам (izvikvam, “to shout”).
Ти си благороден и добър. — Sen asil ve iyi yüreklisin.
Etimoloji
From yürek (“heart”) + -li.
Deyimler
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleleryürekli ile daha fazla örnek cümle →
Yürekli misin?
Are you courageous?
Yürekli değilim.
I'm not courageous.
Tom altın yüreklidir.
Tom has a heart of gold.
Tom yürekli biri değil.
Tom is lacking in courage.
Tom çok açık yürekliydi.
Tom was very frank.
Tom oldukça açık yürekli.
Tom is quite frank.
Tom inanılmaz yürekliydi.
Tom was amazingly courageous.
Hiç açık yürekli olmadım.
I've never been outgoing.
Yürekli olmalısınız ♫♫♪♫♪
You gotta have heart. ♪ ♪ [ inspirational music ]
Sen asil ve iyi yüreklisin.
You are noble and good.
Tom son derece açık yürekli.
Tom is extremely outgoing.
Senin yürekliliğine hayranım.
I admire your pluck.