separate
3 hece
adj
B1 seviye
EN → TR
"separate" kelimesinin Türkçesi: ayrılmak, ayrı, ayırmak, ayırma, bölmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelayrılmak
Genelayrı
Genelayırmak
Genelayırma
Genelbölmek
Genelayrılma
Genelayrılmış
Genelayrı
Genelayrı
Genelayrı bir cisim teşkil etmek
Geneltefrik olunmak
Genelaradaki bağlantıyı kesmek
Genelmüstakil. be separated (huk.) ayrı yaşamak
Genelayrılmak. separately ayrı ayrı
Genelbaşka başka
Genelbağlantısız olarak. separateness ayrılık. separation ayrılık
Genelarasında bulunmak
Geneltefrik etmek
Genel(huk.) ayrı yaşama. separatist asıl kiliseden veya siyasi partiden ayrılma taraftarı
Genelbağımsızlık yanlısı. separator ayırıcı
Genelayırma cihazı
Genelkrema makinası.
Genel-den ayrıadj
Tanım
•a garment that can be purchased separately and worn in combinations with other garments
•divide into two or more branches so as to form a fork
•have the connection undone; having become separate
Diğer Dillerde
Fransızcase séparer, séparé, séparée, séparer
İspanyolcaapartar, cisionar, disatraer, disgregar, separado, separar
Rusçaобосо́бленный, отдели́ть, отде́льный, отделя́ть, разде́льный, разделя́ть
Arapçaفَصَلَ, مُنْفَصِل
Farsçaجدایدن
Felemenkçeafgezonderd, afgezonderde, afzonderen, afzonderlijk, gescheiden, gescheiden van
Portekizceseparar-se
Korece개개의, 별개의, 분리(分離)되다, 분리(分離)하다
Ukraynacaвідділи́ти, відділя́ти, відділя́тися, відокре́мити, відокре́млювати, відокре́млюватися
Macarcaelkülönít, elkülönül, elválaszt, külön, különálló, szeparál
İbraniceהפריד
Latincedistinctus, dīvidō, sēcrētus, sēiungō
Dancaadskille, afsondre
Norveççeavsondre, skille
Endonezcememisahkan
Bulgarcaотде́лен, отделям, разглобявам, разделен, разделям, разлагам
Letoncasadalīties
Etimoloji
From a substantivization of the above adjective, see -ate (“noun-forming suffix”) and Etymology 1 for more.
Kelime Ailesi
electroseparate
enantioseparate
go their separate ways
inseparate
lift and separate
nonseparate
reseparate
semiseparate
separable
separase
separatability
separatable
separate but equal
separate cover
separate estate
separate maintenance
separate opinion
separate out
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
branch
break
classify
discriminate
disjoined
distinguish
divide
freestanding
offprint
allocate
appropriate
assign
Örnek Cümleler
Yolu & Ayır
Separate Path
Yolları ayır
Separate paths
Biz ayrıldık.
We got separated.
Ayrılma zamanı.
It's time to separate.
Onlar ayrılmış.
They're separated.
O ayrı bir şey.
It's a separate thing.
O ayrı bir soru.
That's a separate question.
Onların hepsi ayrı.
They are all separate.
Fakat çift ayrıldı.
The couple separated.
tabulator delimiter
The character used to separate one field from another in the output.
1968'de ayrıldılar.
They separated in 1968.
Birlikte ya da ayrı?
Together or separately?