break
/bɹeɪk/1 hece
noun
A1 seviye
EN → TR
"break" kelimesinin Türkçesi: kırık, çatlak, aralık, açıklık, fasıla. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkırık
Genelçatlak
Genelaralık
Genelaçıklık
Genelfasıla
Genelatılma
Genelkaçış
Genelkaçmak
Genelfırlamak
Genelyıkmak
Genelparça
Genelkısım
Genelbozmak
Genelşans
Genelparçalamak
Genelpot
Genelkırmak
Genelyaralamak
Genelparçalanmak
Geneldağıtmak
Genelbozuşmak
Genelkırılmak
Genelbitirmek
Genelaranoun
Genelkırılmakverb
Genelbozmakverb
Genelbozulmakverb
Genelkırmakverb
Genelkırılmak
Genelkırılmak
Genelkırmak
Genelkırmak
Genelkırılmak
Genelkırmak
Genelilişiğini kesmek. break open kırmak
Genelzorla açmak. break out zuhur etmek
Genelpatlak vermek
Genel(tıb.) dökmek (sivilce
Genelkızamık v.b.)
Genel(argo) kendini tutamayıp gülmek. break a will (huk.) vasiyetnameyi bozmak. break wind yellenmek
Genelosurmak. break with ilgisini kesmek.
Genelani kesiş
Genelani düşüş
Genelaz bir miktar
Genel(k.dili.) fırsat
Genel(k.dili.) gaf
Genel(elek.) devrenin bozulması
Geneldevrenin kapanması
Genelcazda solo bölüm
Genelborsada ani fiyat düşüşü
Genel(matb.) paragraflar arasındaki fasıla
Genel(çoğ.) bir metinden bazı kısımların atlandığını gösteren noktalar(...) a bad break fena bir pot
Genelşanssızlık. the break of day günün ağarması.
Geneltop atmak
Genelihlâl etmek
Genelriayet etmemek
Geneluymamak (kanuna)
Genelbir yerini kırmak
Genelaraya girmek
Genelsona erdirmek
Genelnüfuz etmek
Geneliçine girmek
Geneliflâs ettirmek
Genelbozdurmak (para)
Genelfirar etmek
Genel(elek.) devreyi bozmak
Geneldevreyi kapatmak
Genelkopmak (fırtına): kesilmek
Genelbirdenbire yön değştirmek
Genelilgisi kesilmek
Genelsudan fırlamak (balık)
Geneliflâs etmek. break bread yemek yemek
Genelyiyeceği birlikte paylaşmak. break down işlemez hale gelmek
Genelruhen yıkılmak
Genelkendinden geçmek
Genelitiraf etmek
Genelteslim olmak
Geneltahlil etmek
Genelkısımlara ayırmak
Genelkısımlara ayrılmak. break a fall düşüşü hafifletmek. break ground inşaatın ilk kazısını yapmak
Görsel




Tanım
•an escape from jail
•put an end to a state or an activity
Diğer Dillerde
Rusçaброса́ть, бро́сить, де́лать переры́в, доводить, испо́ртить, ломать
Arapçaاِسْتِرَاحَة, اِنْكَسَرَ, كَسَرَ
Kazakçaсындыру, сыну, уақтау
Lehçełamać, łamać się, połamać się, przełamanie, przerwa, psuć
Latincecōnfringō, frangō, rumpō
Norveççeåpning, avbrekk, brudd, gjenvinning, hull
Endonezcemematahkan, memutuskan, patah
Bulgarcaмеждуча́сие, нарушавам, па́уза, прекъсвам, прибо́й, про́бив
Slovakçakrotiť, lámať sa, lom, medzera, narušiť, odpojiť
Litvancapauzė, pertrauka, sulaužyti
Etimoloji
Clipping of breakdown (the percussion break of songs chosen by a DJ for use in hip-hop music) and see also breakdancing.
Kelime Ailesi
ad break
autumn break
bathroom break
beach break
beambreak
big break
bio break
bio-break
break and entry
break clause
break dance
break dancer
break dancing
break figure
break junction
break movie
Break O'Day
break of dawn
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Ara Ver
Break
Onu kırma.
Don't break it.
Sayfa Sonu
Page Break
Mola bitti.
The break is over.
Tom molada.
Tom is on break.
Kesin şunu!
Break it!
Ara verdim.
I took a break.
Flaş haber.
Breaking News.
Vay canına.
Is that a Jersey accent? I'm trying to do this, give me a break.
Acil kaçış!
Emergency break away!
Etkin Kesme
Active Breakpoint
OUP Oxford.
"Breaking the waves".