continual, constant (done or extending without interruption) · continuous, adjacent (extending from one to another without interruption) · steady, persevering (continuing with one's task without interruption)
Essi tentarono tutti i mezzi diplomatici per assicurarsi alleati e dividere i nemici. — Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.
Можно сказать, что фальшивомонетчики на равных конкурировали с монетными дворами ордена. — Bu yarışmaya katılan ittifaklar diyardaki sarayları fethetmeye çalışırdı.
وتقوم العشائر على روابط الدم أو التبني، ولكن أيضا التحالفات السياسية والاقتصادية. — Aileler kan bağı (veya evlatlık) üzerine dayalıydı ancak aynı zamanda siyasi ve ekonomik ittifaklardı.
hard, firm · violent (involving extreme force or motion) · fast
çekim: karşılaştırma daha bərk · üstünlük ən bərk
köken: From Proto-Turkic *berk (“mighty”). Cognate with Turkmen and Turkish berk, Chuvash парка (park̬a, “hard, healthy”), Yakut бэрт (bert, “great, excellent”), etc.
köken: Learned borrowing from Latin continuus. Doublet of continuum.
aile: corrente-contínua
Eles tentaram por todos os meios diplomáticos assegurar aliados e dividir seus inimigos. — Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.
Вони пробували всіма дипломатичними засобами знайти союзників і розділити ворогів. — Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.
A felkelők teljes egészében visszautasították, hogy bármi közük is lenne a támadásokhoz. — Baskınlar, tüm isyan ittifaklarının bağlantıları yok edildiğinden bir başarı olarak mütalaa edildi.
köken: Internationalism. Through European languages, from Latin atomus (“smallest particle”), from Ancient Greek ἄτομος (átomos, “indivisible”), from ἀ- (a-, “not”) + τέμνω (témnō, “to cut”).
çekim: karşılaştırma grundigere · üstünlük grundigst
köken: From grund + -ig
Cicero blev yderst overrasket, da de sammensvorne dræbte Cæsar 15. marts 44 f.Kr. — İktidardaki kısa süreli ittifakları Sezar'ın 15 Mart MÖ 44 tarihinde suikaste uğramasıyla sona erdi.
çekim: karşılaştırma lebih kokoh · üstünlük paling kokoh
köken: From Malay kukuh, from Proto-Malayo-Polynesian *kukuq (“stick to, adhere firmly”). Doublet of kukuh.
aile: memperkokoh, mengokohkan
Misalnya, ajarannya dianggap obrolan bohong (dusta), bahkan seringkali dianggap sebagai tipu daya (sihir). — Mütevâtir: Yalan söylemek üzere ittifakları âdete nazaran düşünülmeyen bir topluluğun verdiği haberdir.
Còn nhiều điểm bất đồng giữa chính sách quốc gia và chính sách của tỉnh. — Ancak taraflar arasında ittifaklar ve zlenecek siyasi hat ile ilgil sayısız anlaşmazlık yaşanır.