Ana içeriğe geç
Sözlük

ittifakla ile cümle

ittifakla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Diplomatik seçenekler ittifaklar, antlaşmalar ve kaynakların ve teknolojilerin ticaretini içerir.Diplomatic options include alliances, treaties, and trades of resources and technologies.
Kutsal olanın tanrıların ittifakla anlaştıkları şey olduğunu ileri sürer.It appears that Guðhere wishes to take the gold that Waldere has with him.
Ancak taraflar arasında ittifaklar ve zlenecek siyasi hat ile ilgil sayısız anlaşmazlık yaşanır.There are three main areas of disagreement between the New Side and the Old Side.
Amerika, dünyanın dört bir yanındaki güçlü ittifakların merkezinde olmaya devam edecek.America will remain the anchor of strong alliances in every corner of the globe.
Malcolm da dünyanın bir çok yerindeki devrim liderleriyle ittifaklar kuruyordu.Malcolm developed alliances with revolutionary leaders from around the world.
Uzmanlar, AEI'nin yerel koneylerde hızla ittifaklar kurması gerektiğini belirtiyor.Experts say the AEI has to quickly create alliances in local councils.
Ayrıca oyunda ülkelerin bir araya gelip oluşturdukları ittifaklar da bulunmaktadır.Also, game has an alliance mechanic which allows countries to get together and create one.
Güncel ittifaklarCurrent alliances
Seçim ittifaklarıFusion tickets and electoral alliances
Demokrat Parti gibi partilerle ittifaklar aradı.[1]It sought alliances with parties like the Democratic Party.[20]
Hiung-nu, Han Hanedanı memurları ve yetkilileri ile evlilik ittifakları uyguladı.The Xiongnu practiced marriage alliances with Han dynasty officers and officials.
1934'te Merdam Bey, zamanını ittifaklar kurmaya ve Suriye'nin davasını yurtdışında tanıtmaya adadı.In 1934 Mardam Bey devoted his time to building up alliances and promoting Syria's cause abroad.
Eşcinsel-hetero ittifaklar (GSA'lar) ilk kez 1980'lerde okullarda görünmeye başladı.Gay–straight alliances (GSAs) started to appear in schools the 1980s.
Pedro yine de komşu hükümdarlarıyla stratejik ittifaklar kurmaya başlamıştı.Peter nevertheless had begun making strategic alliances with his neighbouring monarchs.
Tüm bu ittifaklara rağmen Peter, Fransa Krallığı ile olan kötü ilişkisini sürdürdü.Despite all these alliances, Peter kept his bad relationship with the Kingdom of France.
İlirya isyanı için ittifaklarAlliances for the Illyrian revolt
Yehoşafat'ın yerine geçen Yehoram da aynı şekilde ittifaklar kurdu.Auch andere altgläubige Geistliche nahmen an der Disputation teil.
Çin kaynakları, ittifakla Göktürklerin Hunlardan geldiğini ifade etmektedir.Die Aschina führten chinesischen Quellen zufolge ihre Herkunft auf eine Wölfin zurück.
Diplomasiyle ittifaklar veya vasal ülkeler kurulabilir, diğer devletlerle ilişkiler geliştirilebilir.Mit anderen Ländern kann Handel betrieben werden, wodurch sich Beziehungen verbessern können.
Baskınlar, tüm isyan ittifaklarının bağlantıları yok edildiğinden bir başarı olarak mütalaa edildi.Schlacht Man hat gewonnen, wenn alle gegnerischen Einheiten vernichtet sind.
Bunu, Fransa (1904) ve Rusya (1907) ile yapılan ittifaklar takip etti.Mit Frankreich (1900), Japan (1903) und mit Indien und Hongkong (1904) wurden Postverträge abgeschlossen.
Onlar oğlunu bulursa Jabba'nın güçlü ittifakları Cumhuriyete katılacaktı.Ungeachtet ihrer Wünsche tritt ihr gemeinsamer Sohn Zeb ebenfalls der Armee der Union bei.
Bu iki büyük devlette bölgede ittifaklar kurmuştu.Les deux provinces avaient un Parti conservateur faible.
İktidardaki kısa süreli ittifakları Sezar'ın 15 Mart MÖ 44 tarihinde suikaste uğramasıyla sona erdi.Poco después del asesinato de César, el 15 de marzo del 44 a.
Bu iki büyük devlette bölgede ittifaklar kurmuştu.Ambos lados utilizaron fuerzas asimétricas locales en la región.
"Orta Doğu'da vekalet savaşları ve çıkar ittifakları".«La Cuenca de Libres-Oriental y las disputas por el agua».
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Essi tentarono tutti i mezzi diplomatici per assicurarsi alleati e dividere i nemici.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Они пробовали всеми дипломатическими средствами найти союзников и разделить врагов.
Bu yarışmaya katılan ittifaklar diyardaki sarayları fethetmeye çalışırdı.Можно сказать, что фальшивомонетчики на равных конкурировали с монетными дворами ордена.
Aileler kan bağı (veya evlatlık) üzerine dayalıydı ancak aynı zamanda siyasi ve ekonomik ittifaklardı.وتقوم العشائر على روابط الدم أو التبني، ولكن أيضا التحالفات السياسية والاقتصادية.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Eles tentaram por todos os meios diplomáticos assegurar aliados e dividir seus inimigos.
NATO ve Varşova Paktı gibi askeri ittifaklar ise nüfuz gösterilmesine vasıta olan diğer alanlardan biridir.As alianças militares como a OTAN e o Pacto de Varsóvia são fóruns através do qual a influência é exercida.
Bu iki büyük devlette bölgede ittifaklar kurmuştu.Zo werden die twee nederzettingen sterker op militair vlak.
Bunu, Fransa (1904) ve Rusya (1907) ile yapılan ittifaklar takip etti.Odbył podróże do Niemiec (1906) i Rosji (1910).
İstikrarsızlık sürekli yeni ittifaklar ve ihanetler yaratıyordu.Plemiona celtyckie często wywoływały bunty i powstania.
Geçici ittifaklar oluşturmak için kartlar da mevcuttur.Då skulle man vara redo att göra temporära allianser.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Вони пробували всіма дипломатичними засобами знайти союзників і розділити ворогів.
Bu ,Almanya'nın ittifaklarını yenileyememesine neden oldu.Aceasta n-a împiedicat-o să devină Miss Germany.
42) Vercingetorix'in Alesia savaşında yenilmesi üzerine eski ittifaklarına geri dönmeyi tercih etmişlerdir.Siker helyett azonban Vercingetorix vereségében kellett osztozniuk Alesia csatamezején.
Baskınlar, tüm isyan ittifaklarının bağlantıları yok edildiğinden bir başarı olarak mütalaa edildi.A felkelők teljes egészében visszautasították, hogy bármi közük is lenne a támadásokhoz.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Igyekeztek diplomáciai úton elszigetelni ellenségüket minden lehetséges módon.
Katolik Krallar, Avrupa'nın diğer Katolik aileleriyle evlilik ittifakları yaptı.Hänen jälkeläisiään päätyi avioliittojen kautta Euroopan eri kuningasperheisiin.
İstikrarsızlık sürekli yeni ittifaklar ve ihanetler yaratıyordu.Vähitellen kehitys johti nykyaikaisten uunien ja takkojen syntymiseen.
Bu iki büyük devlette bölgede ittifaklar kurmuştu.Σε αυτές τις δύο κύριες χερσονήσους υπάρχουν δευτερεύουσες χερσόνησοι.
İktidardaki kısa süreli ittifakları Sezar'ın 15 Mart MÖ 44 tarihinde suikaste uğramasıyla sona erdi.Cicero blev yderst overrasket, da de sammensvorne dræbte Cæsar 15. marts 44 f.Kr.
Aileler kan bağı (veya evlatlık) üzerine dayalıydı ancak aynı zamanda siyasi ve ekonomik ittifaklardı.Familiene var basert på blodsbånd eller adopsjon, men de var også politiske og økonomiske allianser.
İsrailoğulları Kudüs, Hevron, Yarmut, Lakiş ve Eglon'un Amorit krallarından oluşan ittifakla yüzleşti.Israelittene møtte en allianse av amorittiske konger fra Jerusalem, Hebron, Jarmut, Lakisj, og Eglon.
Bu iki büyük devlette bölgede ittifaklar kurmuştu.Det var opprinnelig egne politistyrker i de to grevskapene.
Katolik Krallar, Avrupa'nın diğer Katolik aileleriyle evlilik ittifakları yaptı.Akkurat som kongeslektene giftet de seg bare med mennesker fra andre bøddelslekter.
Mütevâtir: Yalan söylemek üzere ittifakları âdete nazaran düşünülmeyen bir topluluğun verdiği haberdir.Misalnya, ajarannya dianggap obrolan bohong (dusta), bahkan seringkali dianggap sebagai tipu daya (sihir).
NATO ve Varşova Paktı gibi askeri ittifaklar ise nüfuz gösterilmesine vasıta olan diğer alanlardan biridir.Aliansi militer semacam NATO dan Pakta Warsawa adalah forum lain yang menjadi sumber pengaruh.
Ancak taraflar arasında ittifaklar ve zlenecek siyasi hat ile ilgil sayısız anlaşmazlık yaşanır.Còn nhiều điểm bất đồng giữa chính sách quốc gia và chính sách của tỉnh.
NATO ve Varşova Paktı gibi askeri ittifaklar ise nüfuz gösterilmesine vasıta olan diğer alanlardan biridir.Các liên minh quân sự như NATO và Hiệp ước Warsaw là một cách khác thông qua đó ảnh hưởng được thực hiện.
Diplomatik seçenekler ittifaklar, antlaşmalar ve kaynakların ve teknolojilerin ticaretini içerir.外交選項包括聯盟、條約和資源和技術交易。
Yehoşafat'ın yerine geçen Yehoram da aynı şekilde ittifaklar kurdu.造偶像的人必定會像它們一樣遭受毁滅。
Aileler kan bağı (veya evlatlık) üzerine dayalıydı ancak aynı zamanda siyasi ve ekonomik ittifaklardı.가족은 혈통이나 양자 입적으로 구성되었으나 정치적ㆍ경제적 연대이기도 했다.
Yehoşafat'ın yerine geçen Yehoram da aynı şekilde ittifaklar kurdu.또한 그는 좌파정당들을 창설하였으나, 의회에서의 근무를 거부하였다.
Geçici ittifaklar oluşturmak için kartlar da mevcuttur.또한 근대적 우편제도를 도입하기 위한 우체사가 설립되었다.
İktidardaki kısa süreli ittifakları Sezar'ın 15 Mart MÖ 44 tarihinde suikaste uğramasıyla sona erdi.Техният съюз приключва внезапно, когато Цезар е убит на 15 март 44 пр.н.е. (мартенските Иди).
Madalyalar sadece etki ile kazanan ittifaklara verilir.Len tie prostredníctvom adhézie vyvodzujú ťažnú silu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod