Ana içeriğe geç
Sözlük
/
istihkam

istihkam

/is.tihˈcam/
noun
TR → EN
"istihkam" kelimesinin İngilizcesi: fortification, fortress, fortification, rampart, bulwark. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfortificationnoun
Genelfortressnoun
Genelfortification
Genelrampart
Genelbulwark
Genelfastness

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)istihkâmı

Tanım

•isim, askerlik: Düşman saldırısını durdurmak, düşmana karşı savunma yapmak amacıyla düzenlenmiş yer
•İstihkâm işleriyle uğraşma; istihkâmcılık

Diğer Dillerde

AlmancaBefestigungswall, Bollwerk, Festung, Festungswall, Schutzwall, Verteidigungswall (nötr)
bulwark, rampart, stronghold, fortress, bastion
çekim: çoğul Bollwerke · tamlayan Bollwerks
köken: From Middle Low German and Middle Dutch bolwerk.
Möglichkeit zur Öffnung der Schule. — İstihkam okulu açılmıştır.
Fransızcaforteresse, rempart (dişil) /fɔʁ.tə.ʁɛs/
fortress
çekim: çoğul forteresses
köken: Inherited from Old French forteresce, from Medieval Latin. Morphologically, from fort (“strong”) + -eresse (“-ess”).
Preuve via un plongement. — “Bir istihkam zapt edeceğiz.
bastion
çekim: çoğul baluartes
eş: bastión, bestión
köken: From Old Occitan or Old French balouart, from Middle Dutch bolwerc, from Middle High German bolwerc, from bole (“plank, beam”) (from Proto-Germanic *bullǭ) + werc (“work”). Related to English bulwark. Doublet of boulevard.
"Permítannos un suspiro. — “Bir istihkam zapt edeceğiz.
La mejor arma es la oración y el más terrible baluarte las virtudes y el buen ejemplo.
İtalyancabaluardo, cinta, cinto, fortezza, recinto, rocca (eril) /ba.luˈar.do/
bulwark, rampart
çekim: çoğul baluardi
eş: barriera, bastia, bastione, casamatta, forte, fortezza
In quell'occasione vennero distrutti anche gli affreschi del Pinturicchio. — Yine bu esnada Gelibolu istihkâmları da yıkıldı.
Rusçaбастио́н, вал, защи́та, крепость, кре́пость, круто́й бе́рег /vaɫ/
billow, roller, large wave (also figuratively) · rampart, dyke, wall (an earthen embankment, possibly faced with stone, used as a defensive fortification) · barrage fire
çekim: çoğul валы́ · tamlayan ва́ла
eş: насыпь, волна, шпиндель
köken: Inherited from Old East Slavic валъ (valŭ), from Proto-Slavic *valъ.
Им на Западе, конечно, многое виднее, чем нам. — Daha çok batı tarafı istihkamı idi.
вы́полнить план по валу
Arapçaحِصْن, قَلْعَة, مِتْرَاس
الآنسة المدرسة صبيحة سلقيني . — Astsubay İstihkâm Okulu'nu bitirdi.
Azericeqala
castle · tower
çekim: çoğul qalalar · tamlayan qalanın
köken: Ultimately from Arabic قَلْعَة (qalʕa).
fortress · castle
çekim: çoğul бекіністер · tamlayan бекіністің
eş: қамал, қорған
Özbekçeqalʻa
Tatarcaкальга
Felemenkçebolwerk, fort, vesting, wal (nötr) /ˈbɔl.ʋɛrk/
bastion, bulwark (fortification, small fort)
çekim: çoğul bolwerken
köken: From Middle Dutch bolwerc, equivalent to bol + werk.
aile: bebolwerken
En dat heeft de narcoticabrigade nu weer eens gemist. — Yine bu esnada Gelibolu istihkâmları da yıkıldı.
Portekizcemuralha de terra, muro/baluarte/parapeito de terra
Geralmente, é feito na mesma ordem posta abaixo. — İstihkam taburları genelde aşağıdaki gibi teşkillenmiştir.
Yunancaφρούριο (nötr) /ˈfɾu.ɾi.o/
fortress, stronghold (a fortified place; a place built to withstand attack)
çekim: çoğul φρούρια · tamlayan φρουρίου
eş: κάστρο, οχυρό
köken: Learned borrowing from Ancient Greek φρούριον (phroúrion).
Το στράτευμα συνίστατο σε πεζικό, ιππικό, πυροβολικό. — Muhafızlar piyade, süvari, topçu, istihkâm ve denizci sınıflarından oluşurdu.
Near-synonyms: οχυρό n (ochyró), κάστρο n (kástro)
Japoncaランパート, 城塞, 要塞 /d͡ʑo̞ːsa̠i/
citadel, fortress
今後注意すべきは西である。 — Daha çok batı tarafı istihkamı idi.
Korece성새, 요새 /ˈsʰɘ(ː)ŋsʰɛ/
citadel; fortress; stronghold
köken: Sino-Korean word from 城塞.
순창군립도서관은 전라북도 순창군 순창읍 소재의 군립 도서관이다. — Bağımsız İstihkam Tank Alay'ıdır.
İsveççefästning
a strong, permanent defensive structure; a fortress, a stronghold, a fort · a prison (housed in a similar structure) · a prison sentence (served in the above)
çekim: çoğul fästningar · tamlayan fästnings
köken: From Middle Low German vesteninge (“fortress”), from vesten (“to fasten, to secure”), from Old Saxon fast (“firm, secure”).
Deras förmodade funktion är reglering av motorisk inlärning. — İstihkâm çalışanları motorlu testere kullanma eğitimi alırlar.
bastion, stronghold (place built to withstand attack) · bastion, stronghold (place of domination by, or refuge or survival of, a particular group or idea) · bastion (person, group, or thing, that strongly defends some principle)
çekim: çoğul bastiony · tamlayan bastionu
eş: beluarda, bulwar
köken: Borrowed from French bastion, from Old French bastille.
aile: bastionowy
Do podłoża przyrastają uczepem. — “Bir istihkam zapt edeceğiz.
Ukraynacaкрі́пость, тверди́ня, форте́ця
Зовнішній корпус складався з 12-мм листів. — Dış istihkam, 12 kaleyle güçlendirilmişti.
fort, citadel
çekim: çoğul क़िले
köken: Borrowed from Classical Persian قلعه (qal'a), from Arabic قَلْعَة (qalʕa). Compare with Bengali কেল্লা (kella), Marathi किल्ला (killā), Punjabi ਕਿਲ੍ਹਾ (kilhā).
यह क़िला क्या है भूलभुलैयाँ है।
a bluff; a bank, cliff, precipice, rampart (any steep earth or rock formation)
çekim: çoğul jyrkänteet · tamlayan jyrkänteen
köken: jyrkkä (“steep”) + -nne
aile: kalliojyrkänne, äkkijyrkänne
Juuritäytteen päälle laitetaan paikka. — “Bir istihkam zapt edeceğiz.
Çekçepevnost, val (dişil) /ˈpɛvnost/
a fort, fortress, fastness or citadel · strength, firmness, steadiness, stability · Strength
çekim: çoğul pevnosti · tamlayan pevnosti
eş: odolnost, nezlomnost, tvrdost, tuhost, odolnost, tvrz
köken: From pevný + -ost.
Protože znaky hradu nejsou moc patrné, je velmi pravděpodobné, že hrad byl postaven ze dřeva. — Bu kalenin istihkamları çok sağlam olduğundan, kalenin fethi uzadı.
Rumencecetate, fortăreață (dişil) /t͡ʃeˈta.te/
citadel, fortress · city
çekim: çoğul cetăți · tamlayan cetăți
eş: citadelă, fortăreață
köken: Inherited from Late Latin cīvitātem (“city”).
aile: cetățean, cetățuie
A fost deschisă școala primară. — İstihkam okulu açılmıştır.
Macarcaerőd, erődítmény, vár /ˈɛrøːd/
fort (any permanent army post)
çekim: çoğul erődök
köken: From the clipping of erőde, from erő (“strength, force”) + -de (noun-forming suffix) Created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries.
Parancsnoki jármű utász alakulatokhoz (Pionierzug). — İstihkam Takımı (Pionierzug) Komuta Aracı.
İbraniceמִבְצָר, מְצוּדָה, מִשְׂגָּב
בשנת 1935 הוקמה במקום פנימייה. — Yerine 1952'de İstihkam Okulu inşa edilmiştir.
earthwork, particularly defensive ramparts or bulwarks, dykes, dams, causeways, and piers · rubble or earth used or intended for such earthwork · any rampart or defensive wall
çekim: çoğul aggerēs · tamlayan aggeris
köken: If not directly from aggerō (“carry towards”), from its root.
aile: aggerō
Eruptionibus … aggeri ignem inferebant
Dancabolværk, fæstning, vold /bɔlvɛrk/
retaining wall (especially one along a waterfront) · wharf · bulwark, safeguard
çekim: çoğul bolværker · tamlayan bolværks
köken: From Old Danish bulwærk, from Middle Low German bolwerk, from bole (“plank”) and werk (“work, works”). Compare Dutch bolwerk, German Bollwerk, Norwegian bolverk, Old Norse bolvirki and Swedish bålverk. Doublet of boulevard.
Sassaniderne byggede talrige fæstningsværker i Kaukasus for at bremse disse angreb. — Sasaniler bu saldırıları sona erdirmek için Kafkasya bölgesinde pek çok istihkam kurdular.
Norveççebolverk, festning, festningsvoll, forsvarsverk
De resterende er Royal Tank Regiment. — Bağımsız İstihkam Tank Alay'ıdır.
Vietnamcapháo đài /faːw˧˦ ʔɗaːj˨˩/
fort; fortress
köken: Sino-Vietnamese word from 炮臺 (“fort; battery”).
Đối với phương Tây đây là một tin kinh ngạc. — Daha çok batı tarafı istihkamı idi.

Etimoloji

From Ottoman Turkish استحكام (istihkâm), from Arabic اِسْتِحْكَام (istiḥkām).

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

İstihkam okulu açılmıştır.
Central School opens.
“Bir istihkam zapt edeceğiz.
"Rangitaamo Tiahuia Takarangi".
Ayrıca 50 istihkamcı da yaralandı.
Additionally, 50 sappers have been injured.
Kazılar istihkamı ve soylu kabristanını da ortaya çıkarmıştır.
The excavations have uncovered remains of the fortifications and a princely necropolis.
Mart ayında bir hafta içinde altı istihkamcı yaşamını kaybetti.
During one week in March, six sappers lost their lives.
1440'ta Murad, Macaristan'ın ana sınır istihkâmı Belgrad'ı kuşattı.
In 1440, Murad besieged Hungary's main border fortress, Belgrade.
Bu şekilde kendilerine ateş koruması sağlanan istihkamcılar ileri çıktı.
They are pursued by more Guardians, who fire at them.
İstila güzergahı üzerindeki muazzam istihkam çalışmaları da önceden planlanmıştır.
At least we know that traditional offshore asset protection trust planning works as anticipated.
Bu kışlanın bir bölümünde istihkamcı, diğer bir kısmında ise humbaracı yetiştiriliyordu.
One was weregild, and the other was the creation of peace-weaver.
Ertesi gün Sprecani yakınlarındaki bir mayın tarlasında iki istihkamcı öldü ve biri de yaralandı.
The following day, two were killed and one suffered injuries in a field near Sprecani.
Altyapı onarım çalışmaları askeri istihkam birliklerinin de yardımıyla Cumartesi günü başlatıldı.
Efforts to repair the infrastructure began Saturday with the help of military engineering troops.
Irak'ta, askerlerimiz ABD deniz piyadelerine bağlı bir istihkam taburunun emrinde hizmet verecekler.
While in Iraq, our troops will be subordinated to a US Marine engineering battalion.
istihkam ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelgabion
Birleşik Kelimeler
istihkâm sınıfı
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod