akılsız

/a.kɯɫˈsɯz/
adj
C2 seviye
TR → EN
"akılsız" kelimesinin İngilizcesi: misguided, headless, injudicious, irrational, mindless. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmisguidedadj
Genelheadless
Genelinjudicious
Genelirrational
Genelmindless
Genelsenseless
Genelsilly
Genelunintelligent
Genelunwise
Genelweak
Genelwitless
Genelcrackpot
Genelfoolish
Genelfoolish

Çekim Tablosu

Çoğul (-ler)akılsızlar

Tanım

•aklı, gerçeği görüp ona göre davranmayan, anlayışı kıt
•aklı, gerçeği görüp ona göre davranmayan, anlayışı kıt kimse
•Zekâ düzeyi gelişmemiş kimse, anlayışı kıt olan, kavrayışsız

Atasözü & Deyim

“Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır”
“Akılsız başın cezasını (zahmetini) ayak çeker”
“Tatsız aşa su neylesin, akılsız başa söz neylesin”
“Akıllı oğlan neyler ata malını, akılsız oğlan neyler ata malını”

Diğer Dillerde

goofy, silly, childish (inappropriately funny)
çekim: karşılaştırma alberner · üstünlük am albernsten
köken: From Middle High German alwære, from Old High German alawāri (“friendly, good-natured”), from a compound of Proto-Germanic *allaz (“all”) + *wēraz (“true; friendly”). The final -n is an original case ending that was added to the stem in German Low German territory (compare schüchtern). Close cognate with Gothic 𐌰𐌻𐌻𐌰𐍅𐌴𐍂𐌴𐌹 (allawērei, “sincerity, simplicity”); for a similar semantic association…
aile: Albernheit
Aber fünf unter ihnen waren töricht, und fünf waren klug. — Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
FransızcaIdiot, sot, stupide, stupide /sty.pid/
stupid
köken: Borrowed from Latin stupidus (“struck senseless, amazed”), from stupeō (“be amazed or confounded, be struck senseless”).
aile: stupidement, stupidité
Mais pourquoi es-tu si irrationnelle ? — Öyleysen, neden bu kadar akılsızsın?
silly, clownlike
köken: From a- + payaso + -ado, or from apayasar.
Cinco de ellas eran insensatas, y cinco prudentes — Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
Demasiado sentimental y apayasado para mi gusto: me recordaba a un viejo Peter Ustinov .
İtalyancadebole, sciocco /ˈde.bo.le/
weak, dim, faint
çekim: üstünlük debolissimo
eş: atrofico, atono, fiacco, flaccido, floscio, fragile
zıt: forte
köken: From Latin debilis.
aile: debolezza, debolissimo, debolmente, deboluccio, elettrodebole, indebolire, interazione debole, interazione nucleare debole
Sono stato così pazzo da credergli. — Ona inanacak kadar akılsızdım.
Rusçaглупый, неумный; бестолковый
Иногда доходило до абсурда. — Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.
Arapçaسَخِيف, ضَعِيف
كيف لم تتعلمي شيأ من هذا؟ — Öyleysen, neden bu kadar akılsızsın?
Farsçaضعیف, نزار /za.ˈʔiːf/
weak, feeble · thin, weakly · poor (of low quality), defective
çekim: karşılaştırma ضعیفتَر · üstünlük ضعیفتَرین
zıt: قوی
köken: Etymology tree Arabic ضَعُفَ (ḍaʕufa) Arabic ضَعِيف (ḍaʕīf)bor. Persian ضَعِیف Borrowed from Arabic ضَعِيف (ḍaʕīf), from ضَعُفَ (ḍaʕufa).
چون همه اوصاف و اجزا شد نحیف / خویشتنداری و صبرت شد ضعیف
foolish, stupid
çekim: karşılaştırma daha ağılsız · üstünlük ən ağılsız
köken: From ağıl + -sız.
weak, powerless
köken: әл (äl) + -сіз (-sız).
aile: әлсіздеу, әлсіздік
Özbekçekuchsiz, zaif
weak
çekim: karşılaştırma zaifroq · üstünlük eng zaif
köken: Borrowed from Arabic ضَعِيف (ḍaʕīf).
aile: zaiflik, zaiflashmoq
Tatarcaкөчсез
Felemenkçeonwijs, onverstandig
"De dwaze mens bouwde zijn huis op het zand/ — "Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/
aerial
köken: Learned borrowing from Latin āerius, from Ancient Greek ἀέριος (aérios).
Normalmente fazemos coisas loucas. — Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.
weak, feeble (bodily, politically, economically, etc) · weak, pale (colour)
eş: αδύνατος
köken: From Ancient Greek ἀδύναμος (adúnamos), from ἀ- (a-) + δύναμις (dúnamis).
Πως γίνεται να μην έμαθες κάτι από όλο αυτό; — Öyleysen, neden bu kadar akılsızsın?
野暮ったい。田舎くさい。洗練されていない。
気が強いがそそっかしい。 — Güçlüdür ama akılsızdır.
Korece약하다, 어리석다 /ja̠kʰa̠da̠/
to be weak
çekim: geçmiş 약했다
zıt: 세다, 굳세다, 강(強)하다
köken: First attested in the Hunmong jahoe (訓蒙字會 / 훈몽자회), 1527, as Middle Korean ᅀᅣᆨ〮ᄒᆞ다〮 (Yale: zyák-hòtá). 약(弱) (yak, “weakness”) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving adjectives).
그 중에 다섯은 미련하고 다섯은 슬기 있는지라 — Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
İsveççedum, dumbom, fnittrig, lekfull, vek /ˈdɵmː/
stupid, dumb · causing trouble or annoyance · mean, cruel, misbehaving, naughty
çekim: karşılaştırma dummare · üstünlük dummast
köken: From Old Swedish dumber, from Old Norse dumbr, from Proto-Germanic *dumbaz, from Proto-Indo-European *dʰewbʰ-. Compare Norwegian dumb, Danish dum, Icelandic dumbur, English dumb, Dutch dom and German dumm.
aile: dum i huvudet, dum i skallen, dumbom, dumdristig, dumdryg, dumhet, dumhuvud, dumskalle, är huvudet dumt får kroppen lida
Men fem av dem voro oförståndiga, och fem voro förståndiga. — Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
Du är inte så dum som du ser ut
Dumt att den inte levereras förrän imorgon. Det kommer ställa till med problem.
En kopp kaffe vore inte dumt
Lehçegłupi, słaby /ˈɡwu.pi/
stupid, dumb; silly (not knowing or understanding much) · stupid, dumb; silly (indicative of such a person or thing) · stupid, dumb; silly (inable to deal with one's affairs and allowing oneself to be exploited; naive)
çekim: karşılaştırma głupszy · üstünlük najgłupszy
eş: tępy, durny, niemądry, zidiociały, gw. (Górny Śląsk) gupi
zıt: mądry, poważny
köken: Etymology tree Proto-Slavic *glũpъ Old Polish głupi Polish głupi Inherited from Old Polish głupi.
aile: głupawy, z głupia frant, nie ma głupich, głupek, głupi jaś, głupiec, głupota, głupstwo, każdy głupi, robota głupiego
A było z nich pięć mądrych, a pięć głupich. — Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
głupie szczęście
Ukraynacaдурни́й, сла́бий, слабки́й, тупи́й
Дуже сильний, але дурний. — Güçlüdür ama akılsızdır.
weak, incapable · powerless, ineffective
köken: Borrowed from Sanskrit अशक्त (aśakta).
unthinking, inconsiderate · ill-advised
çekim: karşılaştırma ajattelemattomampi · üstünlük ajattelemattomin
köken: ajatella + -maton
aile: ajattelemattomasti, ajattelemattomuus
Mutta viisi heistä oli tyhmää ja viisi ymmärtäväistä. — Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
foolish, silly
çekim: karşılaştırma bláhovější · üstünlük nejbláhovější
eş: nerozumný, naivní, pošetilý, zpozdilý, nemoudrý, pomalý
Je silný, ale nemotorný. — Güçlüdür ama akılsızdır.
stupid
köken: Borrowed from French débile, from Latin debilis.
Pentru noi însă, acțiunile lor par deseori cel puțin absurde. — Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.
Macarcabuta, csacsi, együgyű, gyenge, gyér, gyönge /ˈbutɒ/
stupid, silly, foolish, dumb
çekim: karşılaştırma butább · üstünlük legbutább
zıt: okos, eszes, értelmes, intelligens
köken: Of unknown origin. Perhaps ultimately from Proto-West Germanic *butt, from Proto-Germanic *buttaz (“end, butt”).
aile: butaság, butácska, bután, butáskodik, butít, butul, butus
Akkor meg miért ilyen ostoba? — Öyleysen, neden bu kadar akılsızsın?
İbraniceחַלָּשׁ, טיפשי, מטופש
חמש מהן היו חכמות וחמש כסילות׃ — Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
weak, frail, feeble · lame, disabled, crippled, infirm, debilitated
çekim: karşılaştırma dēbilior · üstünlük dēbilissimus
zıt: praevalēns, fortis, potis, potēns, validus, strēnuus
köken: Disputed. By surface analysis, the term is an adjective formed according to the model of terms such as inermis. It has been proposed that the term may derive from dēbeō (“to owe”) in the manner as habilis (“able to have”), from habeō (“to have, hold”). However, according to De Vaan, the form dēbilis is isolated within Latin and therefore likely archaic, in which case it may preserve an older…
aile: dēbilitās
Ita est utraque rēs sine alterā dēbilis.
silly, frivolous
çekim: karşılaştırma mere fjollet · üstünlük mest fjollet
köken: From Old Danish fol, from Old French fol, from Medieval Latin follis (“fool”). Cognate to fjols, and to English fool.
Stærk men dum. — Güçlüdür ama akılsızdır.
Norveççedummenikk, dumming, fjollete, svak, teit, tullete
Men fem av dem var dårlige og fem kloke; — Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.

Etimoloji

akıl + -sız

Örnek Cümleler

O kıskanç ve akılsız.
He's jealous and irrational.
O çok akılsız olurdu.
That would be very unwise.
Tom akılsız, değil mi?
Tom is unintelligent, isn't he?
Ona inanacak kadar akılsızdım.
I was foolish enough to believe him.
Bu sadece akılsızca yapılan eğlence.
It's just mindless entertainment.
Öyleysen, neden bu kadar akılsızsın?
So then, why are you being so irrational?
Bunların beşi akıllı, beşi akılsızdı.
Five of them were foolish, and five were wise.
Bir kişi akılsız ama bilgili olabilir.
A person can be unintelligent, yet knowledgeable.
Akılsız başın cezasını ayaklar çekermiş.
Use your head to save your heels.
İnternet, akılsız eğlence için harikadır.
The internet is great for mindless entertainment.
"Akılsız adam evini kumun üstüne inşa etti/
"The foolish man built his house upon the sand /
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.
The fool folds his hands together and ruins himself.
akılsız ile daha fazla örnek cümle →