scrape

/skɹeɪp/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"scrape" kelimesinin Türkçesi: kazıma, kazımak, sıyırtmak, varta, sürtme. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkazıma
Genelkazımak
Genelsıyırtmak
Genelvarta
Genelsürtme
Genelkazımak
Genelçok tutumlu olmak
Genelkazıma veya sürtme sesi
Genelselâm verirken ayağını sürterek geri çekmek
Genelsürterek gıcırdatmak
Genelkazıyıp toplamak
Genelçıkmazı scrape acquaintance tanışmaya gayret etmek. scrape along az para ile geçinmek. scrape away
Genelscrape off kazıyarak silmek. scrape through güçbelâ atlatmak. scrape up zorla toplamak. get into a scrape belâya çatmak. get out of a scrape beladan kurtulmak
Genelyakayı kurtarmak We're in a pretty scrape. Ayıkla şimdi pirincin taşını.
Genelkazıyarak temizlemek

Görsel

Tarihi El Sanatları: Kazıma Motifli Antik Sekizgen Gümüş KaplarBakır Kazıma Tekniğiyle İşlenmiş Pastoral Nehir ve Kırsal Manzara Gravürü

Tanım

•an indication of damage
•bruise, cut, or injure the skin or the surface of

Diğer Dillerde

Rusçaдра́ка, затрудне́ние, неприя́тность, отскобли́ть, отскреба́ть, отскрести́
Arapçaخَمَشَ
Azericeqaşımaq
Kazakçaқыру, тарау
Özbekçetashlamoq, tozalamoq
Felemenkçeschram, schrapen
Yunancaξύνω
Japonca削る, 擦る
Korece긁다
Ukraynacaскребти́
Çekçeškrábat
Rumencezgâria
Macarcakapar, vakar
Latincerādō
Dancahudafskrabning, skrabe
Norveççeskrape
Endonezcekikis, mengikis

Kelime Ailesi

bescrape
bow and scrape
bread and scrape
outscrape
pick scrape
rake and scrape
scrape acquaintance
scrape along
scrape and bow
scrape at the bottom of the barrel
scrape by
scrape down
scrape off
scrape past
scrape someone off the ceiling
scrape the barrel
scrape the bottom of the barrel
scrape through

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Boku yedik!
We are in a pretty scrape!
Su toplamış.
Oh, it's scraped.
Şimdi sıçtık!
We are in a pretty scrape!
Güçlükle topladık.
We got scraped up.
Ben dizimi kazıdım.
I scraped my knee.
Evlere gelebilirim.
[knives scrape off each other] So this is what we came up with.
Tom düştü ve dizini sürttü.
Tom fell and scraped his knee.
Çocuk düştü ve dizi sıyrıldı.
The boy fell and scraped his knee.
Tom botlarından çamuru kazıdı.
Tom scraped the mud off his boots.
And he earned what he deserved.
He scraped towards it with his nails, he worked day and night for years.
Kamyon dar yolda duvar boyunca sıyırdı.
The truck scraped along the wall in the narrow road.
O, çamuru botlarından kazıyarak temizledi.
He scraped the mud off his boots.