stub

/stʌb/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"stub" kelimesinin Türkçesi: küt, kütük, bodur, tıknaz, kütük. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelküt
Genelkütük
Genelbodur
Geneltıknaz
Genelkütük
Genelküt uçlu şey
Genelkökünden sökmek
Genelkökünü çıkarmak
Genel(ayağı) taşa çarpmak. stubby güdük
Genel(A.B.D.) dip koçanı
Genelkısa ve sert kıllı
Genelkısa ve kalın
Genelkurşun kalemin kullanıldıktan sonra kalan parçası
Genelsigara izmariti
Genelağaç kütükleri çok.
Genelmum dibi

Görsel

Kısa Küt Saçlı Kadın: Pastel Tonlarda Minimalist Dijital Portre ÇalışmasıYumuşak pastel tonlarda anime tarzı küt saçlı kadın dijital portre çizimiSaklama Kutusu ve Pratik Ev Düzenleme: Tekerlekli Turuncu Kutu ile Depolama Çözümleriağaç kütüğünün içindeki büyülü kütüphane: sıcak ışıklı gizemli atmosfer

Tanım

•strike (one's toe) accidentally against an object
•the small unused part of something (especially the end of a cigarette that is left after smoking)

Diğer Dillerde

AlmancaAbreißzettel, Abriss, ausreißen, ausreißen (vt.), ausroden, kürzen (kurz über dem Grund)
Rusçaболва́нка, корешо́к, обло́мок, огры́зок
Arapçaبذرَة
Yunancaλήμμα προς επέκταση
İsveççeslå i
Lehçezalążek artykułu
Ukraynacaкоріне́ць
Macarcacsonk, csonka
İbraniceגֶּדֶם
Dancastump
Bulgarcaизкореня, изкоренявам, мъниче, остатък, отрежа, отрязвам
Slovenceškrbina
Estoncajuurima
Katalancaesborrany
Galiçyacabosquexo, cachopa, cañota, carnoca, pedomeiro, reigoto
Galceeginyn
İrlandacasnab, snabóg
Ermeniceկճատ, կոճղ

Kelime Ailesi

candlestub
pay stub
pencil stub
stub axle
stub end
stub mortise
stub nail
stub out
stub twist
stub-tailed morpho
stubber
stubbie
stubbify
stubby
stubify
stubless
stublike
stubtail

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
butt
nub
sidehead

Örnek Cümleler

v t e
This Kazakhstan-related article is a stub. You can help Wikipedia by expanding it. v t e
O inatçıdır.
She is stubborn.
Ben inatçıyım.
I'm stubborn.
Biz inatçıyız.
We're stubborn.
Çok inatçısın.
You're so stubborn.
Tom çok inatçı
Tom is quite stubborn.
Tom inatçıydı.
Tom was stubborn.
Çok inatçısın!
You're so stubborn!
Tom çok inatçı.
Tom is very stubborn.
Mary inatçıydı.
Mary was stubborn.
İnatçılık etme.
Stop being stubborn.
O inatçı bir kız.
She's a stubborn girl.