Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tatlılıkla

tatlılıkla

"tatlılıkla" kelimesinin İngilizcesi: gentle. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgentle

Tanım

Tatlı dille, anlayışla, hoşgörü göstererek, iyilikle
Okşayıcı söz veya davranışla

Diğer Dillerde

sensitive, perceptive, empathic, compassionate
çekim: karşılaştırma einfühlsamer · üstünlük am einfühlsamsten
eş: empathisch, feinfühlig, mitfühlend, taktvoll, zartfühlend
köken: einfühlen + -sam
aile: Einfühlsamkeit
Sie konnte nicht verstehen, wie solch ein mürrischer Mann könnte eine solche schmeichelnden Klang.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
Fransızcadocile, doux /dɔ.sil/
docile
köken: Learned borrowing from Latin docilis.
aile: docilement, docilité
Elle ne pouvait pas comprendre comment un tel hargneux l'homme pouvait faire une telle sonores câline.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
Near-synonym: obéissant
İspanyolcaapacible, gentil, manso /apaˈθible/
peaceful, serene, calm
eş: grato, manso, plácido, calmado, plácido, quieto
köken: From aplacible, placible.
aile: apacibilidad, apaciblemente
No podía entender cómo un hosco el hombre puede hacer un sonido tan persuasión.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
İtalyancagentile /d͡ʒenˈti.le/
kind, courteous · gentle · lovely
çekim: üstünlük gentilissimo
köken: Borrowed from Latin gentīlis.
aile: gent.le, gentildonna, gentilezza, gentilissimo, gentilmente, gentiluomo, gentilesco
Non riusciva a capire come un burbero l'uomo possa fare un suono suadente.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
ласково, любезно, вежливо; по-хорошему
Она не могла понять, как такой угрюмый человек мог сделать такое уговоров звука.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
Arapçaمُؤَدَّب
انه يعامل الامير لي سول بقفازات من حرير بذل قفازات من حديدPrenses Lee Seol meselesiyle, zor kullanarak değil de tatlılıkla ilgileniyor.
Azericezərif
gentle, tender · pleasant to touch · fragile, brittle, delicate
çekim: karşılaştırma daha zərif · üstünlük ən zərif
köken: Ultimately from Arabic ظَرِيف (ẓarīf).
aile: zərifləşdirilmək, zərifləşdirmək, zərifləşmək, zəriflik
Felemenkçegeleidelijk, lieflijk
gradual
çekim: karşılaştırma geleidelijker · üstünlük geleidelijkst
köken: From geleiden (“to guide”) + -lijk.
Ze kon niet begrijpen hoe zo'n nors man kan leiden dat die een vleiend geluid.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
Japonca丁寧, 優しい /te̞ːne̞ː/
polite, civil, courteous · careful
köken: From Middle Chinese 叮嚀 (MC teng neng). Originally meant a musical instrument used in the ancient Chinese military to signal vigilance or caution.
男はそのような説得の音を作ることができます。 ほぼ次の瞬間に素晴らしいことが起こった。O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
丁寧な言葉遣いで話す
Korece공손하다 /ko̞ŋsʰo̞nɦa̠da̠/
polite, courteous, well-mannered
eş: 손공하다
köken: 공손(恭遜) (gongson) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving adjectives).
휘파람. 그녀는 이해하지 못했습니다 어떻게 같은 기분이 언짢아하는 남자는 감언 이설 소리를 만들 수 있습니다.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
Lehçedelikatny, łagodny, miły, uprzejmy /dɛ.liˈkat.nɘ/
gentle, delicate
çekim: karşılaştırma delikatniejszy · üstünlük najdelikatniejszy
eş: subtelny, słaby, łagodny, smukły, kruchy, lekki
köken: Etymology tree Latin dēlicātusbor. Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish delikatny From Latin dēlicātus + Polish -ny.
Nie mogła zrozumieć, jak taki gburowaty człowiek mógł złożyć takie namawianie dźwięku.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
Вона не могла зрозуміти, як такий похмурий людина могла зробити таке умовлянь звуку.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
Hintçeसज्जन (eril) /səd̪.d͡ʒən/
gentleman, sir
çekim: çoğul सज्जनों
köken: Borrowed from Sanskrit सज्जन (sajjana).
gentle, delicate (that treats something gently or delicately)
çekim: karşılaştırma hellävaraisempi · üstünlük hellävaraisin
köken: hellä + -varainen
aile: hellävaraisesti, hellävaraisuus
Hän ei voinut ymmärtää, miten tällainen äreä mies saattaa tulla coaxing ääni.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
kind
çekim: karşılaştırma laskavější · üstünlük nejlaskavější
eş: vlídný, přátelský, milý
zıt: nevrlý
köken: Inherited from Old Czech laskavý, from Proto-Slavic *laskavъ.
Nemohla pochopit, jak takové nevlídné člověk by mohla učinit tyto přemlouvání zvuk.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
To by od vás bylo velmi laskavé.
Vietnamcanhẹ nhàng /ɲɛ˧˨ʔ ɲaːŋ˨˩/
light; gentle; soft
köken: -ang reduplication of nhẹ. See also Muong nhẽl nhàng.
Cô không thể hiểu làm thế nào một cáu kỉnh như vậy người đàn ông có thể làm cho một âm thanh dỗ dành.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
nhẹ nhàng đặt cuốn sách xuống
soft · mild · mellow, tender
çekim: karşılaştırma по́-ме́ки · üstünlük на́й-ме́ки
köken: Inherited from Proto-Slavic *mękъkъ. By surface analysis, ме́ча (méča, “to knead, to press”) + -ък (-ǎk) (the base verb has been lost, but secondary derivatives are still attested in dialects).
aile: помекча, помекчавам, смекча, смекчавам, меки́ца, меко́ба, ме́кост, мекота́, мекя́ва, възме́к
Тя не можеше да разбере как такова едно невъзпитан човек би могъл да направи такова увещаване звук.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
kind · amiable · nice
çekim: karşılaştırma láskavejší · üstünlük najláskavejší
köken: Etymology tree Proto-Slavic *laskavъ Slovak láskavý Inherited from Proto-Slavic *laskavъ.
Nemohla pochopiť, ako také nevľúdne človek by mohla urobiť tieto prehovárania zvuk.O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
Galiçyacaxentil
Galcetyner /ˈtənɛr/
tender, gentle
çekim: karşılaştırma mwy tyner · üstünlük mwyaf tyner
köken: From Middle Welsh tyner, from Proto-Brythonic *tɨner (whence Breton tener), from Latin tener.
aile: maip tyner, tynerder, tyneru
Mi glywaf dyner lais […]
İrlandacamín, séimh /mʲiːnʲ/
smooth · soft, dainty, tender · fine (of a comb, sieve, etc.)
çekim: karşılaştırma míne · üstünlük is míne
köken: From Old Irish mín (“smooth”), from Proto-Celtic *mīnis (“soft, tender”), which is related to *meitos, from Proto-Indo-European *meyh₁- (“mild, soft”).
aile: abhras mín, aiteann mín, bairneach mín, chomh mín le síoda, cíor mhín, craiceann bog mín, feochadán mín, greabhán mín, leathóg mhín, lus mín
genial, good-natured, kind-hearted
çekim: karşılaştırma უფრო გულკეთილი · üstünlük ყველაზე გულკეთილი
köken: From გულ- (gul-) + კეთილი (ḳetili).
Malaycalandai
gentle, gradual (not too steep)
çekim: karşılaştırma lebih landai · üstünlük paling landai
zıt: curam
aile: melandai, terlandai
Esperantomilda /ˈmilda/
mild, gentle
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *melh₂-der. Proto-Germanic *mildijaz Old High German miltider. Middle High German milteder. German mildbor. ▲ Proto-Germanic *mildijaz Old English mildeder. Middle English mildeder. English mildbor. ▲ Proto-Germanic *mildijaz Old Norse mildr Icelandic mildurbor. Esperanto milda Borrowed from German mild, English mild, Icelandic mildur. First attested in 1907.
aile: malmilda
Mi esperas, ke kiam vi venos, la vetero estos milda.
Makedoncaнежен, учтив /ˈnɛʒɛn/
gentle, affectionate, loving · sensitive, delicate
çekim: karşılaştırma понежен · üstünlük најнежен
köken: Inherited from Proto-Slavic *něžьnъ.

Örnek Cümleler

Öyleyse müsamaha ile tatlılıkla davran onlara.
The Hour (of the great change) is certain to come.
Onlar ki melekler canlarını tatlılıkla alırlar: “Selâm size!
When the angels receive the souls of those who are blameless they will say: "Peace on you.
Prenses Lee Seol meselesiyle, zor kullanarak değil de tatlılıkla ilgileniyor.
As he is organizing your situation, I know he will have a hard time and suffer doing this.
Öyleyse müsamaha ile tatlılıkla davran onlara. [23,115-116; 38,27; 53,31; 43,89]
Surely the Hour is coming; so pardon thou, with a gracious pardoning.
O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
She could not understand how such a surly man could make such a coaxing sound.
tatlılıkla ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod