Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sağgörülü

sağgörülü

TR → EN
"sağgörülü" kelimesinin İngilizcesi: judicious, levelheaded, prudent, prudential. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneljudicious
Genellevelheaded
Genelprudent
Genelprudential

Tanım

•sağgörüsü olan, basiretli
•Gerçeği görebilen, uzağı görebilen

Diğer Dillerde

past participle of besinnen
çekim: karşılaştırma besonnener · üstünlük am besonnensten
eş: vernünftig
aile: Besonnenheit
daß du bewahrest guten Rat und dein Mund wisse Unterschied zu halten. — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
Fransızcajudicieux
judicious (having good judgment)
köken: A scholarly, and adjectival, derivation ultimately based upon Latin iudicō.
Afin que tu conserves la réflexion, Et que tes lèvres gardent la connaissance. — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
İspanyolcacauto, criterioso, juicioso, prudente /ˈkauto/
cautious
eş: cauteloso, precavido
köken: From Latin cautus. Doublet of coto.
para que guardes la sana iniciativa, y tus labios conserven el conocimiento — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
Rusçaпроницательный, прозорливый
чтобы соблюсти рассудительность, и чтобы уста твои сохранили знание. — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
Arapçaحَرِيص, حَكِيم, ذِهْنِيّ
لحفظ التدابير ولتحفظ شفتاك معرفة. — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
past participle of beredeneren
Dan leer je bedachtzaam te leven en kun je mijn wijsheid met anderen delen. — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
Portekizcejudicioso
sensato
para que observes a discrição, e os teus lábios guardem o conhecimento. — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
Japonca判断力のある, 慎重, 賢明な /ɕĩɲ̟t͡ɕo̞ː/
the way in which one is careful, thoughtful; prudent, discreet
sensible, reasonable, wise
çekim: karşılaştırma förståndigare · üstünlük förståndigast
köken: From Middle Low German vorstandich, vorstendich, equivalent to förstånd + -ig. Cognate of Danish forstandig, German verständig, Dutch verstandig.
så att du bevarar eftertänksamhet och låter dina läppar taga kunskap i akt. — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
frugal, sparing, thrifty
çekim: karşılaştırma oszczędniejszy · üstünlük najoszczędniejszy
eş: skrzętny, nierozrzutny, gw. (Górny Śląsk) szporobliwy, gw. (Śląsk Cieszyński) szanobliwy, ekonomiczny, oszczędnościowy
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₃ebʰi Proto-Balto-Slavic *ab Proto-Slavic *o(b) Proto-Slavic *o(b)- Old Polish o- Polish o- Proto-Slavic *ščęditi Polish szczędzić Polish oszczędzić Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish oszczędny From oszczędzić + -ny.
aile: oszczędność
Abyś strzegł ostrożności, a umiejętność aby wargi twoje zachowała. — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
judicious, discerning
çekim: karşılaştırma arvostelukykyisempi · üstünlük arvostelukykyisin
köken: arvostelukyky + -inen
aile: arvostelukykyisesti
ottaaksesi vaarin taidollisuudesta, ja huulesi säilyttäkööt tiedon. — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
Çekçerozvážný, uvážlivý /ˈrozvaːʒniː/
judicious, prudent
çekim: karşılaştırma rozvážnější · üstünlük nejrozvážnější
köken: From rozvážit + -ný.
aile: rozvážně, rozvážnost
Abys ostříhal prozřetelnosti, a rtové tvoji šetřili umění. — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
Latincecordātus, prūdens, sapiens /ˈsa.pi.ẽːs/
discerning, wise, judicious · discrete · a wise man, sage, philosopher
zıt: īnsipiēns, stupidus, fatuus, stultus, āmēns, dēmēns
köken: Present active participle of sapiō (“to discern”).
aile: barbā tenus sapiēns
Sapiens nihil affirmat quod non probat ― a wise man asserts nothing which he does not (ap)prove
Dancafornuftig, tilrådelig /fʌˈnɔfd̥i/
reasonable, sensible
çekim: karşılaştırma fornuftigere · üstünlük fornuftigst
köken: From fornuft + -ig.
aile: fornuftighed, ufornuftig
at Kløgt må våge øver dig, Læbernes kundskab vare på dig. — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
Norveççeaktsom
så du kan gjemme kloke råd og dine leber bevare kunnskap! — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
Bulgarcaблагоразумен, здравомислещ, пестелив, предпазлив, пресметлив, разсъдлив /bɫɐɡorɐˈzumɛn/
reasonable, prudent, sensible, well-advised, wise, circumspect
çekim: karşılaştırma по́-благоразу́мни · üstünlük на́й-благоразу́мни
zıt: неразумен, неблагоразумен, неразсъдителен, неразсъдлив
За да опазиш разсъдливост, И устните ти да пазят знание. — Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
Galiçyacaasisado, axuizado, cordo, sensato
past participle of axuizar
Galcedoeth, synhwyrgall /doːɨ̯θ/
wise
çekim: karşılaştırma doethach · üstünlük doethaf
köken: From Middle Welsh doeth, from Proto-Brythonic *doɨθ, from Latin doctus.
aile: doethair, doethineb
İrlandacastuama, tuisceanach
sensible, prudent
çekim: karşılaştırma níos stuama · üstünlük is stuama
köken: From Middle Irish stúamda.
aile: místuama, stuamacht
Gürcüceგონებადამჯდარი, გონიერი, გონივრული, დამზოგველი, მომჭირნე, ყაირათიანი /ɡ̊o̞nie̞ɾi/
prudent, rational, clever
çekim: karşılaştırma უფრო გონიერი · üstünlük ყველაზე გონიერი
köken: From Old Georgian გონიერი (gonieri), equivalent to გონი (goni) + -იერი (-ieri).
Esperantoprudenta /pruˈdenta/
sane, prudent
köken: From English and French prudent, Italian prudente, all from Latin prūdēns.
aile: prudento
Makedoncaблагора́зумен, и́тар, пре́сметлив, пре́тпазлив, ра́судлив, шкрт /ʃkr̩t/
stingy, miserly, niggardly
çekim: karşılaştırma пошкрт · üstünlük најшкрт
köken: Cognate with Serbo-Croatian шкрт.
Sanskritçeकवि (eril) /kɐ.ʋí/
wise man, sage, seer, prophet · a singer, bard, poet · thinker, intelligent man, man of understanding, leader
çekim: çoğul क॒वयः॑ · tamlayan क॒वेः
köken: From Proto-Indo-Iranian *káwHiš (“seer, saint, poet”), from Proto-Indo-European *(s)kowh₁-i-s, from *(s)kewh₁- (“to observe, to perceive”). Cognate with Avestan 𐬐𐬀𐬎𐬎𐬌 (kauui), Ancient Greek κῦδος (kûdos), Latin caveō, Old Armenian ցուցանեմ (cʻucʻanem, “to show”) and English show.
aile: काव्य
स मा॒तरा॒ सूर्ये॑णा कवी॒नाम्अवा॑सयद्रु॒जदद्रिं॑ गृणा॒नः। स्वा॒धीभि॒ॠक्व॑भिर्वावशा॒न उदु॒स्रिया॑णामसृजन्नि॒दान॑म्॥

Örnek Cümleler

Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.
that you may maintain discretion, that your lips may preserve knowledge.
Saf kişiyi ihtiyatlı, Genç adamı bilgili ve sağgörülü kılmak içindir.
to give prudence to the simple, knowledge and discretion to the young man:
sağgörülü ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod