küfür

/cy.fyɾ/
noun
C1 seviye
TR → EN
"küfür" kelimesinin İngilizcesi: blasphemy, abuse, invective, expletive, blasphemy. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelblasphemynoun
Genelabuse
Genelinvective
Genelexpletive
Genelblasphemy
Genelblasphemy
Genelswear word
Genelswear word

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)küfrü
Yönelme (-e)küfre
Bulunma (-de)küfürde
Çıkma (-den)küfürden
Tamlayan (-in)küfrün
Çoğul (-ler)küfürler

Tanım

•mısır ın sapına denir.
•Sövmek için söylenen söz; kalay, sövgü.
•Tanrı'nın varlığı ve birliği gibi dinin temellerinden sayılan inançları inkâr etme.
•Olumlu işleri kötü gösterme, varlıkları inkâr etme
•Tanrı'nın varlığı ve birliği gibi dinin temellerinden sayılan inançları inkâr etme ve bu yolda söylenen söz
•Sövmek için söylenen söz

Diğer Dillerde

Almancaschimpfwort (nötr) /ˈʃɪmpfˌvɔʁt/
swear word
çekim: çoğul Schimpfwörter · tamlayan Schimpfwortes
eş: Scheltwort
köken: schimpf- + Wort
Holly beschimpft mich nie. — Holly asla bana küfür etmez.
abuse (improper usage)
köken: Inherited from Old French abus.
aile: abus d'autorité, abus de confiance, abus de langage, abus de pouvoir, abus sexuel, abuser
Les chants sont souvent gutturaux. — Şarkılar çoğu zaman küfürlüdür.
to abuse, to betray · to misuse · to get clever, to get smart, to wise up
çekim: geçmiş abusé · ortaç abusado · şimdiki abusa
eş: aprovecharse, atropellar, caribear, forzar, maltratar, violar
köken: From abuso + -ar.
aile: abusador, abusar de
¿Cúal es tu grosería favorita? — Gözde küfürün nedir?
İtalyancaabusare, abuso sessuale, bestemmia, ingannare, insultare, violentare /a.buˈza.re/
to abuse, to misuse, to take advantage of · to rape
çekim: geçmiş abusàto · ortaç abusàto · şimdiki abùsa · ulaç abusànte
eş: fare cattivo uso, sfruttare, usare illegalmente usare male, approfittare, eccedere, esagerare
köken: From abuso + -are.
E molti altri insulti dicevano contro di lui — Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.
Rusçaбогохульство, хула (бога, религии и т. п.), ругательство, ругань, брань
богохульство, хула (бога, религии и т. п.)
У сама пишу такие песни. — Küfürlü sözleri ben ekliyorum!
Arapçaآذَى, أَسَاءَ اِسْتِعْمَالَ, أَهَانَ, إِيذَاء جَسَدِيّ, اِسَاءَة اِسْتِخْدَام, اِغْتَصَبَ
كاد الفقر أن يكون كفرا. — Fakirlik neredeyse küfür olacaktı.
Farsçaدشنام, کفرگویی /duʃ.ˈnaːm/
insult; verbal abuse
çekim: çoğul دشنامها
köken: From Middle Persian [Book Pahlavi needed] (dwšnʾm /⁠dušnām⁠/), from Proto-Iranian *dušHnā́ma (“insult”), from Proto-Indo-European *dus- (“bad”) + *h₁nómn̥ (“name”). Within Persian, compare دشمن (došman, “enemy”), نام (nâm, “name”).
aile: دشنام دادن, دشنام گفتن, دشنامگویی
اگر دشنام فرمایی و گر نفرین دعا گویم جواب تلخ میزیبد لب لعل شکرخا را
Azericeküfr, sui-istifadə /suiːstifaːˈdæ/
abuse (improper usage)
çekim: çoğul sui-istifadələr · tamlayan sui-istifadənin
köken: From sui- + istifadə.
Kazakçaасылық
to taunt · to abuse
çekim: geçmiş beschimpten · ortaç beschimpt · şimdiki beschimpt · ulaç beschimpend
köken: From Middle Dutch beschimpen. Equivalent to be- + schimpen.
aile: beschimping
Er komt ook veel jaloezie in het stuk voor. — Ayrıca oyunda bolca küfür bulunmaktadır.
abuse (to insult) · to confront · to face
çekim: geçmiş afrontei · ortaç afrontado · şimdiki afronta
köken: From Old Galician-Portuguese [Term?], from a Vulgar Latin *affrontāre, from Latin ad frontem. By surface analysis, a- + fronte + -ar.
E, blasfemando, diziam muitas outras coisas contra ele. — Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.
blasphemy
çekim: çoğul βλασφημίες · tamlayan βλασφημίας
köken: From the roots *blas-, *mlas- from Proto-Indo-European *mel- (“to deceive”) + φημί (phēmí, “I say”).
Τον βλασφήμησα. — Ona küfür ettim.
Japonca不敬, 侮辱, 侮辱する, 冒涜, 性的虐待する, 濫用 /ɸɯ̟̊ke̞ː/
disrespectful
eş: 無礼, 冒瀆
へんてこな歌をよく口ずさんでいる。 — Şarkılar çoğu zaman küfürlüdür.
Korece강간하다, 남용, 람용, 모욕, 모욕하다, 성폭행하다 /ˈka̠(ː)ŋɡa̠nɦa̠da̠/
to rape
çekim: geçmiş 강간했다
köken: 강간(强姦) (ganggan) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving active verbs).
사람들은 거짓말을 자주 한다. — Şarkılar çoğu zaman küfürlüdür.
blasphemy
çekim: çoğul hädelser · tamlayan hädelses
köken: From Old Swedish hädhilse, equivalent to häda + -else.
Många andra smädliga ord talade de ock mot honom. — Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.
Straffa denne man och hans här, och låt dem falla för svärdet! Kom ihåg deras hädelser!
Hädelse innebär att använda Guds, Jesu Kristi, jungfru Marias och helgonens namn på ett kränkande sätt.
blasphemy, desecration, profanation, sacrilege (desecration, profanation, misuse, or violation of a sacred place or object) · blasphemy, desecration, profanation, sacrilege (desecration, profanation, misuse, or violation of values that are considered sacred) · curse word, cuss
çekim: çoğul bluźnierstwa · tamlayan bluźnierstwa
eş: blasfemia, świętokradztwo
köken: Etymology tree Old Polish bluźnić Old Polish -erz Old Polish bluźnierz Middle Polish bluźnierz Proto-Indo-European *-tusder. Proto-Slavic *-ьstvo Old Polish -stwo Polish -stwo Polish bluźnierstwo From Middle Polish bluźnierz + Polish -stwo. First attested in the 16th century.
I wiele innych rzeczy bluźniąc mówili przeciwko niemu. — Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.
nieświadome bluźnierstwo
bluźnierstwa niewiernych
bluźnierstwo względem Boga
Ukraynacaблюзні́рство, гвалтува́ти, ґвалтува́ти, жорсто́ке пово́дження, згвалтува́ти, зґвалтува́ти
І иншого багато, хуливши, казали на Него. — Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.
Hintçeअपशब्द, ईशनिंदा, ईश्वरनिंदा, कुफ़्र, गाली, गाली देना (eril) /əp.ʃəbd̪/
abuse
çekim: çoğul अपशब्दों
köken: Borrowed from Sanskrit अपशब्द (apaśabda). From अप- (ap-, “bad”) + शब्द (śabd, “word”).
to revile, rail against, abuse, blaspheme · to defame; to slander; to libel · to give an error, error out
çekim: geçmiş herjannut · şimdiki herjaa · ulaç herjaava
köken: herja + -ta
aile: herjaaja, herjaaminen, herjaus
Luettelo kirosanoista — Küfürlerin listesi
Çekçerouhání, urážka, zneužití (nötr) /ˈrou̯ɦaːɲiː/
verbal noun of rouhat · blasphemy
çekim: çoğul rouháním
köken: From rouhat + -ání.
Poslední písně jsou často dosti lascivní. — Şarkılar çoğu zaman küfürlüdür.
Rumenceabuz, abuz fizic, abuz sexual, abuz verbal, abuza, jignire verbală (nötr) /aˈbuz/
abuse
çekim: çoğul abuzuri · tamlayan abuzului
köken: Borrowed from French abus.
Şi rosteau împotriva Lui multe alte batjocori. — Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.
Macarcaistenkáromlás, visszaél, visszaélés /ˈiʃtɛŋkaːromlaːʃ/
blasphemy (irreverence toward something sacred)
çekim: çoğul istenkáromlások
köken: From isten + káromlás, the latter from the károml- stem of káromol + -ás (noun-forming suffix).
Tom azt mondja, hogy túl sokat káromkodok. — Tom çok küfür ettiğimi söylüyor.
to disparage, excoriate, tongue-lash · to spread flames · to be sent
çekim: geçmiş הִשְׁתַּלַּחְתָּ
לקלל אותי, ואז נסוג. — Bana küfür ve sonra geri çekildiler.
Latinceabūsiō, abūtor, blasphēmia, contumēlia, obloquor, probrum /ˈɔb.ɫɔ.kʷɔr/
to speak against someone or something; interrupt a speaker, interject · to gainsay, contradict · to sing to, accompany or join in singing
çekim: ortaç oblocūtus · şimdiki obloquitur · ulaç obloquēns
zıt: benedīcō
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁ep-der. Proto-Indo-European *h₁épsder. Proto-Indo-European *h₁óp(i) Proto-Italic *op Latin ob Latin ob- Latin loquor Latin obloquor From ob- + loquor (“say, speak”).
aile: oblocūtiō, oblocūtor, obloquium
Dancablasfemi, misbrug, misbruge, mishandle, mishandling, seksuelt misbrug /blasfəmiː/
blasphemy
köken: From Ancient Greek βλασφημία (blasphēmía, “profanity”).
aile: blasfemisk
Og mange andre Ting sagde de spottende til ham. — Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.
Norveççemisbruk, misbruke, skjelle ut, utskjelling, voldta, voldtekt
Og mange andre spottord talte de til ham. — Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.
hasil menghujat:
Banyak lagi kata-kata penghinaan yang mereka lontarkan kepada-Nya — Kendisine daha bir sürü küfür yağdırdılar.
Vietnamcabạo hành, lạm dụng, sự báng bổ tôn giáo /laːm˧˨ʔ zʊwŋ͡m˧˨ʔ/
to overuse or to abuse (to use improperly) · to abuse (to hurt)
köken: Sino-Vietnamese word from 濫用, composed of 濫 (“excessively”) and 用 (“use”).
Thường được hát đệm bằng Khèn khui. — Şarkılar çoğu zaman küfürlüdür.
lạm dụng tình dục

Etimoloji

Osmanlı Türkçesi كفر, Arapça كُفْرْ (küfr).

Kelime Ailesi

kantarlı küfür
küfretmek
sunturlu küfür
kandilli küfür
sinkaflı küfür

Örnek Cümleler

Küfür etme!
Don't cuss!
Küfür etmeyin.
Don't swear.
Tom küfürlüydü.
Tom was abusive.
Tom küfür etti.
Tom cursed.
Ben küfür etmem.
I don't swear.
Sami küfür etti.
Sami cursed.
Tom küfür ediyor.
Tom is swearing.
Tom küfürlü oldu.
Tom became abusive.
Küfürden hoşlanmam.
I don't like profanity.
Gözde küfürün nedir?
What's your favorite swear word?
Küfür etmeye başladı.
He started swearing.
Tom çok küfür ediyor.
Tom swears a lot.
küfür ile daha fazla örnek cümle →